Oca 31 2018

'Kürtlersiz Suriye'nin konuşulduğu Soçi başarısızlığa mahkum'

Rusya'nın Soçi kasabasında başlayan Suriye'nin geleceği görüşmelerine Suriyeli Kürtler katılmadı.

Gerekçe ise Türkiye'nin Afrin'de yürüttüğü 'Zeytin Dalı' operasyonu, Rusya'nın bölgeyi askerlerden arındırarak onay vermesi.

Kürtlerin bu görüşmelerde yer almaması Türkiye'deki Kürt siyasi unsurlarda da tepki yarattı. Kalıcı bir barışın ve çözümün ancık ve ancak Kürtlerin de masada yerini aldığı bir atmosferde mümkün olduğu belirtiliyor.

Evrensel Gazetesi'nden Serpil Berk'in haberine göre,  Soçi'de dün başlayan Suriye Ulusal Diyalog Kongresi, Suriye’den yüzde 94’ün Araplardan oluşan 1600 delegenin katılımıyla dün başladı.

Diyarbakır'daki Kürt siyasiler ise bu duruma tepkili. Kürtlerin olmadığı bir masadan çözüm çıkmayacağına dikkat çeken ve bölgeye hitap eden belli başlı siyasi temsilciliğini yapan isimlerden biri de Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Genel Başkanı Mesud Tek.

Tek'e göre başarıszlık kaçınılmaz:

"İlk toplantıda bir sonuç çıkarsa bu sonuç tüm  Suriye toplumunu oluşturan toplumsam kesimleri özelliklede Kürtlerin içinde olmadığı herhangi bir toplumsal uzlaşının başarı şansı yok. Alanda pratiğe geçirme şansı yok.

Bugüne kadar bölgede yaşanan iç savaş, çatışmalar,  mezhep savaşları  ya da toplumsal çatışmaların tüm nedeni bölgede ki siyasi yapının bu halkların siyasi iradesini dikkate almadan onların hilafına çizilmesi, ulusal grupların haklarının göz ardı edilmesine neden olmuştur. Bu toplantıda öyle olacak. Daha önce bu anlamda yapılan anlaşmalar, sözleşmeler sorunu çözmediyse bölgeye huzur güven getirmediyse bu şartlarda toplanan Soçi’de ne Suriye’ye barış getirebilir ne de Ortadoğu da huzur ve güvenin sağlanmasına katkı sunar."

Meseleye eleştirel yaklaşan bir diğer siyasetçi ise, Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP) Genel Başkan Yardımcısı Nusrettin Maçin. 

Maçin'e göre, IŞİD’in Suriye’de ve diğer bölgelerde etkisizleştirildiği bir dönemde Rusya’nın desteğiyle Türkiye ordusunun Afrin’e girmesinin Suriye’de yeni bir sürecin başlatıldığı anlamına geliyor. 

Afrin harekatının kaos ve istikrarsızlığı körükleyeceğini düşünün Maçin sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu anlamda Soçi’yi organize eden Rusya bu istikrarsızlığın  ve kaosun mimarı olarak  bazı Kürt partileri davetli olmalarına rağmen özellikle orada irade olan, yıllardan beri IŞİD’e karşı savaşan güçleri devre dışı bırakarak bir sonuç elde edemeyecek. Bazı Kürt partileri gitmeme kararı aldı  bu tavır olumlu bir tavır. Soçi ve Cenevre’yle bir sonuca varılamayacak.

İstikrarı, barışı halkları temsil eden bütün kesimlerin yönetimde kendilerini temsil edecekleri bir anlaşmaya varılmadan bu tür toplantılardan sonuç alınamaz. Eğer gerçekten Soçi’de bu yönlü bir çözüm bekliyor olsalardı Rusya açıkça ya Kürtlere rejim gelsin yerleşsin Afrin’e ya da Türk ordusuna izin veririm demezdi. Herkes kendi ulusal çıkarları doğrultusunda Kürtlerin insani, etnik haklarını görmemezlikten geliyor.  Kan ve göz yaşı dinmiyor ."

Emek Partisi(EMEP) Bölge Örgütü Yöneticisi Umut Yeğin de, Afrin operasyonu gölgesinde gerçekleşen zirveden umutlu değil. 

Yeğin şöyle devam etti:

“Delegelerinin yüzde 94’ünün Rojava dışında kalan Suriyeli Arapları temsil ettiği bu kongre aslında Suriye hükümeti ile çeşitli “muhalif” grupların temsilcilerinin bir araya getirilmesi ile yapılmış olacak. Bu kongrenin planlayıcılarından Rusya aslında “olur” verdiği TSK ve ÖSO’nun Afrin operasyonu ile Suriye Kürtlerini sıkıştırarak himayesi altına almayı ve kendi isteği doğrultusunda bir çözüme razı etmeyi düşünüyor. Y

ine bölge gericilikleri de Kürtlerin statü sahibi olmasını bir tehdit olarak görüyorlar. Aynı zamanda bu kongrede de baştan Kürtler saf dışı bırakılıyor. Dolayısıyla çatışmalı ve eşit koşullarda olmayan, aynı zamanda çözüm için önemli bir güç olan Kürtlerin saf dışı bırakıldığı Suriye Ulusal Diyalog Kongresi işlevsiz hale gelmiştir. Suriye’de çözümün yolu başta ABD ve Rusya olmak üzere emperyalistler arasındaki çelişkiler üzerinden şekillenen bir “çözüm” dayatması değildir. Eğer bu kongrede çözüme yönelik bir adım atılacaksa kongrenin tüm tarafların eşit koşullarda ve en önemlisi çatışmasız bir zeminde yapılması için karar alınması olur”