Türkiye’nin eğittiği özel kuvvetler Somali'yi iç savaş günlerine geri götürüyor - The Arab Weekly

Somali’nin başkenti Mogadişu’da protestocular ve halk, Türkiye’nin eğittiği Gorgor Özel Birliği’ne bağlı özel kuvvetlerin sivillere saldırdığını ve göstericileri öldürerek Somali'yi iç savaş günlerine geri götüren ve muhtemelen militan güçlere, özellikle de El Kaide bağlantılı El Şebab aşırılık yanlılarına fayda sağlayacak bir güvenlik kaosuna sebebiyet verdiğini söylüyor.

Göstericilerden biri, “Bize birçok kuvvetle ağır bir şekilde saldırdılar. Bu bir katliamdır" diyor. Gorgor birliğinin protestoculara yönelik saldırıya katıldığını da sözlerine ekliyor.

Gorgor güçleri, Mogadişu'daki (TÜRKSOM) Türk üssünde üst düzey eğitim alan Somali güçlerinin mensuplarıdır. Türkiye'den silah ve mühimmat tedarik edilen bu güçlerin sayısı 4 bin 500 ile 5 bin arasında değişiyor.

Üsleri TÜRSKOM olan bu güçler Mogadişu, Tosmurib ve Beled Hawo'da konuşlu durumda. Emirlerini doğrudan Cumhurbaşkanı Mohamed Abdullah Farmajo'dan alan bu kuvvetler Türk subayların komutası altında hareket ediyor.

Geçen Aralık ayında Somali muhalefeti, Türkiye'yi eğittiği özel birimlere silah sevkiyatı yapmasının tehlikeleri konusunda uyarıda bulundu.

Bir görgü tanığı, Somali başkentinin sokaklarına Türk zırhlı araçlarının konuşlandırıldığını belirtti.

Somali’nin ABD eğitimli Danab biriminin komutanı olarak 2019 yılına kadar üç yıl boyunca görev yapan Albay Ahmed Abdullahi Şeyh, "Ordu çözülüyor ve görünüşte pek çok birlik klan sadakatine dönüyor. Bu bir karmaşa. Artık herhangi bir komuta kademesi yok" diyor.

Siyasi rekabetin çatışmaya dönüşmesi Somali'nin müttefiklerini korkutacak ve Şeriat yasasının kendi versiyonunu empoze etmek amacıyla Doğu Afrika'daki sivillere saldırılar düzenleyen El Kaide bağlantılı El Şebab isyancılarının ekmeğine yağ sürecek.

Cuma günkü gösteriden saatler önce, eski cumhurbaşkanı Şeyh Şerif Şeyh Ahmed, hükümet birliklerini başka bir eski liderle birlikte kaldığı bir otele saldırmakla suçladı.

Güvenlik Bakanı Hassan Hundubey Jimale ise, muhalefeti çatışmayı başlatmakla suçladı: “Silahlı milisler hükümet güçlerine saldırdı. Milisleri püskürttük ve onları alt ettik.”

Herhangi bir arabuluculuğun devreye girmemesi durumunda, savaşın hızla yayılması muhtemel. Somali 1991'den beri devam eden iç savaştan dolayı parçalanmış durumda. Hem hükümet ve hem de muhalefet ağır silahlı destekçilerine güveniyor.

Başkan Farmajo güçlü Darood kabilesine mensupken, Mogadişu ve çevresindeki ordu birimlerinin çoğu muhalefet koalisyonuyla yakından bağlantılı Hawiyyah kabilesine ait.

Somali parlamentosunun 8 Şubat'ta yeni bir cumhurbaşkanını seçmesi bekleniyordu. Ancak muhalefetin hükümeti genel ve yerel seçim konseylerine destekçi yerleştirmekle suçlaması sonrasında süreç aksadı.

Muhalefet koalisyonu, Başkan Farmajo’nun görev süresinin bittiğini ve artık başkan olmadığını söylüyor.

Muhalefet adaylarından oluşan bir koalisyon, Farmajo'yu artık cumhurbaşkanı olarak tanımama ve Cuma gününden itibaren istifa edene kadar kitlesel gösteriler düzenleme kararı aldı.

Olayın ardından bir basın toplantısı düzenleyen muhalefet liderleri silahlı saldırı ile liderlerine suikast girişiminde bulunulduğunu ve roketlerin ateşlendiğini iddia ettiler.

Eski Başbakan Hassan Ali Khairi, "Bizi hedef alan bir saldırıdan bir dizi aday, milletvekili ve sivil protestocu sağ çıktık" dedi.

Khairi, "Farmajo'nun benimsediği diktatörce siyasi ideolojiden şüphe duyan varsa, (bugün) meydana gelen çatışmalardan bir fikir edinebilir" ifadelerini de kullandı.

Muhalefetin bir diğer lideri Abdurrahman Abdul Şakur ise, "Bizi hedef alan füzeler havaalanında çok fazla yıkıma neden oldu" diyor.

Somali'deki Birleşmiş Milletler Misyonu, Mogadişu'da gece ve cuma sabahı meydana gelen silahlı çatışmalardan duyduğu derin endişeyi dile getirdi ve tüm ilgili tarafları durumu tırmandırmamaya çağırdı.

Misyon, federal hükümet ve eyaletlerin seçimlerle ilgili "siyasi bir anlaşmaya" varmaları gerektiğini de vurguladı.