Şub 21 2018

Soyağacı gerçekleri: Alevi Sünni çıktı, muhafazakar Gagavuz Ortodoksu!

E-devlet tarafından kişinin soy geçmişini öğrenmesi için uygulamaya konulan alt-üst soyağacı sorgulaması, kişilerin aile kökenlerine dair birbirinden ilginç bulguları da beraberinde getirdi.

Bugün muhafazakar olan kimi kişilerin ailelerinin geçmişte Müslüman bile olmadığı, halihazırda Alevi geleneklerine göre yaşayan bir diğerinin ise Sünni olduğu gerçeği hayatlarımıza girmiş vaziyette. 

Peki geçmişimizdeki bu farklılık ve renklilik, günümüzdeki fay hatlarını, ayrışmalarını onarmada bir rol oynayabilir mi?

Hürriyet Gazetesi yazarı Gülse Birsel de yakın çevresinden örneklerle, olduklarını zannettikleri ya da ait olduklarını sandıkları geçmişin farklı çıktığı arkadaşlarından bahsediyor:

"Oldukça muhafazakâr bir aileden gelen bir dostum, dedesinin babasının Ortodoks bir Gagavuz Türkü olduğunu öğrendi. Yine benzer bir ailede Ukrayna’dan göç etmiş bir büyük nine bulundu. Alevi bir arkadaşım, dedesinin dedesine verilen ismi ilginç bulup aile büyüklerinden araştırdı, büyük dedenin çok dindar, hatta tarikat mensubu bir Sünni olduğunu öğrendi. Aynı şekilde memleketlerde de büyük sürprizler var. Doğdukları şehirlere dair fanatik bir sevgi ve hemşerilik bağı besleyenler, atalarının yüzyıllardır oradan olduğunu düşünenler, bir bakıyor ki, fazla geriye gitme, dedeleri, babaanneleri henüz 1930’larda başka bir şehirde, başka bir coğrafi bölgede doğmuş. 'Bizim aile ful Balkan göçmeni, onun için böyle sarışın mavi gözlü ve Avrupai tipliyiz' diye hava atan güzellerden Adanalı, Kayserili çıkanlar, ya da tam tersi durumdakiler...Melissa’ların, Çisem’lerin Dudu isimli nineleri... (Ki bizde de var bir Dudu nine!) “7 göbek İstanbulluyuz” diyenlerin 7 göbek Bayburtlu dedeleri...

Birsel, bu bilgilerin hiçbirinin insanları daha değerli, veya daha az değerli yapmayacağını belirtiyor ve ekliyor: "Soyumuz sopumuz, memleketimiz değil, bu hayatta ne yaptığımız, neye inandığımız, şu vatanda ne işe yaradığımızdır önemli olan."

E-devletin bu uygulamasının, kutuplaşma ve önyargıları kırmada etkili olma ihtimaline değinen Birsel, sebepsiz ayrışmaların ve düşmanlığı önüne geçme ve insanların birbirine hoşgörü ile bakmasını sağlaması olasılığı nedeniyle bu hizmeti 'en anlamlı servis' olarak tanımlıyor.

Birsel şöyle sürdürüyor yazısını:

"Ha ben sorgulamadım mı? Tabii sorguladım. Pek bir sürpriz çıkmadı. Baba tarafım Uşak’ta, anne tarafımın bir kolu Ordu’da, bir kolu İstanbul’da uzun uzun yaşamış. En azından 1850’lerden bu yana, öyle görünüyor.

Bu vesileyle memlekette huzur ve kardeşlik diliyor, kütüklerde yer alan Uşak Merkez’e, Ordu Gölköy’e ve İstanbul Eminönü’ne selam gönderiyorum!"