Mustafa Kılıç
Oca 27 2018

Aslıhan Güner: 'Şiddetin asıl sorunu, vicdanını kaybetmek...'

Kehribar, Asi, Sevda Çiçeği, Diriliş Ertuğrul gibi dizilerde rol alan oyuncu Aslıhan Güner’le keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Diriliş Ertuğrul dizisinde oynadığı Karaca Hatun karakteriyle dikkatleri üzerine çeken Güner, geçtiğimiz hafta oynadığı karakterin ölmesiyle diziye veda etti.

Güner’le hem o vedanın sebebini hem de hayata dair dolu dolu bir sohbet gerçekleştirdik. Sevilen oyuncu Güner’in sorularımıza verdiği o samimi cevapları sizlerle...

Popülerliğin sendeki anlamı nedir?

Benim için popülerlik tamamen işimin faydalı olmasını düşündüğüm kısmıdır. Yani popüleriteyi nasıl kullandığımla alakalı... Benim için faydalı olmak, farkındalık yaratmak ve birilerine yardımcı olmaktır.

Ben popülerliğimi daha çok sosyal sorumluluk projelerinde yer alarak kullanıyorum. Popülerite denilen o ilk akla gelen boş bir balon hissiyatını hiçbir zaman yaşamadım.

Kendimi de öyle hissetmedim. Mesleğimin verdiği tanınan bir yüz olmayı popülariteye yoruyorum. Bunu da tamamen faydalı bir şey haline getirmeye çalışıyorum.

Boş bir balon olarak tabir ettiğin algıyı yok etmek için nasıl bir mücadele verdin?

Oyunculukta 15’inci yılım. Çok küçük yaşlarda bu sektöre dahil olup, göre yanıla bunun içerisinden geçmek benim için zor bir şeydi. O balonu elime almadan mesleğimde ilerlemeye çalışıyorum.

Popülerite balonu benim için bir şey ifade etmedi hiçbir zaman... Ben sadece işimin yapmam gereken kısmını ele alıp geriye çekildim. İşimi yaptım ve geriye çekildim. Bu yüzden o balon hiçbir zaman elime geçmedi. Kısacası yabancı olduğum bir kavramdır diyebilirim.

Popülerlik balonuna kansaydın ne tür dezavanyajlarla karşılaşırdın?

Çok fazla göz önünde olduğunuzda insanlar sizi daha fazla görüyor ve projelerde ilk akla gelen isim olursunuz... Yapımcıların seçimi sürecinde dikkat de çekersiniz. Ama kalıcı olamazsınız.

Diğer yandan yaptığı işlerle var olmak isteyen kişiler var. Ben o kişiler arasındayım. Gerçi bu da kişinin kendi kariyer planlamasıyla ilgili... Popüler mi olmak istiyorsun?

Yoksa yavaş adımlarla ilerleyip kalıcı mı olmak istiyorsun. Ben yavaş ama kalıcı olmayı tercih ediyorum. Bu yüzden olabildiğince magazinden uzak durmaya çalıştım. Yaptığım işler olduğu zaman röportajlar verdim. Onun dışında magazine malzeme verebileceğim bir şeyler yok hayatımda...

Sizinle ilgili haber geçmişinde de ‘şurada yakalandı’ gibi haberlere pek rastlanmıyor...

Rastlayamazsınız çünkü öyle bir hayatım yok.

Ortadoğu’da hatırı sayılır bir kitleniz var. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Türk dizilerinin Ortadoğu’da ciddi bir izleyici kitlesi var. İyi projelerde yer almamın avantajları bunlar. Neredeyse her dilden mesaj alıyorum.

Hiç tanımadığın insanların evine konuk olup, hiç tanımadığın insanların kalbinde yer edinmek çok güzel bir duygu... Bunu Allah’ın verdiği bir şans olarak düşünüyorum.

Aslıhan Güner
Aslıhan Güner

Ortadoğu turu yaptın mı?

Yapmadım ama aklımda var öyle bir şey... Bu aralar bir Dubai planım var. Oraları bir görmek, gezmek istiyorum.

Gitmişken oradaki fanlarınla da buluşabilirsin...

Bana sık sık yazıyorlar. Ben genelde bir sinema filmi projesinden sonra ya da bir imza günü organizasyonunda buluşmaları gerçekleştiriyorum. Yine öyle bir organizasyon olursa seve seve giderim...

Oyunculuğa başlarken nereyi hedeflemiştiniz. Ulaştınız mı hedeflerinize?

Oyunculuğa başlarken hiçbir şey hedeflememiştim. 7 yaşımdan bu yana çok istediğim bir meslekti oyunculuk. Bir aşk gibi... Tiyatro oyunları, şarkı söylemek, yazmak, yönetmek bunlar çok sevdiğim şeylerdi.

Tüm okul hayatım böyle geçti. Tek hedefim vardı o da oyuncu olmaktı. Şurada olmalıyım, bir numara olmalıyım gibi bir hedefim yoktu.  

Ben sadece mesleğimin hakkını vererek ve helal para kazanarak yapmak istiyorum. Mesleğim için elimden geleni yapıyorum. Araştırıyorum, çalışıyorum, disiplinimi elimden bırakmıyorum. Allah ömür verirse mesleğimin 50’nci yılını kutlamak isterim.

Rol seçerken nelere dikkat edersin?

Farklı karakterleri oynamayı seviyorum. Her projemin bir önceki karakterimden farklı olmasına çok dikkat ediyorum. Hem seyirciyi hem de kendi bedenimi şaşırtmak adına bunlara dikkat ediyorum.

Aslıhan Güner

Yazıyla aran nasıl?

Gayet iyi fena değil. Zaten sözelciyim. Kelimelerle oynamayı severim. Şu sosyal medyada herkesin kitap çıkarma dönemi bir geçsin, ben de bir kırklı yaşlara geleyim ondan sonra bir kitap çıkarmak isterim. Hayallerim arasında var böyle bir şey...

Ne tür bir kitap yazarsın?

Ya roman tarzı ya da insanları pozitif düşünmeye iten tarzda bir kitap yazarım her halde... Yardımcı, başucu kitabı... Hayat adına kendimden bir parça gibi olabilir...

Senaryo yazmayı düşündün mü?

Senaryo yazamam herhalde... Bir film ya da dizi hikayesi yazabilirim ama senaryo yazamam. O zor bir şey...

Sosyal medyada oldukça aktifsiniz... Günlük sosyal medyaya ayırdığınız süre ne kadar?

Aslında önceden çok vakit ayırıyordum ama şimdilerde çok fazla zaman ayıramıyorum. Genelde 3-4 günde bir paylaşım yapıyorum. Paylaştığım fotoğrafların etkileşimi fazla olduğu için insanlara sürekli paylaşım gibi geliyor.

Biraz story’i fazla kullanıyorum gün içerinde etkileşim olsun diye... Öyle planlı davranmıyorum güzel bir ışık ve fotoğraflık bir şey görüyorsam hemen çekip paylaşıyorum.

Öbür türlü yaşamamış oluyorsunuz. O reklam ve blogger’ların işi... Ben oyuncuyum o an içimden ne geliyorsa onu paylaşırım.

Sosyal medyada seni rahatsız eden bir konu var mı?

Bazen takip ettiğim insanların çok fazla paylaşım yapması beni yoruyor. Biraz fazla insanların alanına girdiğimi hissettiğim için onları gizledim.

Her takip ettiğim 5 story paylaşsa 300 kişiyi takip ediyorum ne kadar zamanımı aldığını siz düşünün...

İnanılmaz beyin kalabalığı... Bende paylaşımlarımı azalttım hem kendimi hem de insanları yormamak için...

Story’i romana çevirenlerde var...

Evet. Onlar sanırım işleri gereği yapıyorlar ama onları gizledim.

Şarkı söylemeyi çok seviyorsunuz, bir filmde de bir şarkı seslendirmiştin. Var mı bununla ilgili projen?

Hayallerim arasında böyle bir şey var. Albüm yapmak gibi değil de, sosyal sorumluluk projesi içinde olabilir. Ya da şarkı söyleyen bir karakteri oynamak isterim.

Single falan çıkarmayı düşünmez misin?

Yardım amaçlı bir proje olursa yapabilirim. Yeni bir popçu gibi değil de güzel bir projenin  içerisinde türkü, Karadeniz türküsü ya da slow bir parça seslendirebilirim. Ya da bir sanatçıyla bir düet yapmak isterim. Benim içinde güzel bir anı olur. Film müziği de olabilir.

Takip ettiğin dizi var mı?

Şu aralar komedi programı olan Güldür Güldür’ün dışında hiçbir şeyi takip etmiyorum. Yabancı dizileri takip ederim. Game Of Thrones hastasıyımdır.  Bunların dışında takip ettiğim dizi yok. Çalıştığım dönemlerde dizi takip etmek zor oluyor kendi oynadığım diziyi bile takip edemiyorum...

Günde kaç saat çalışıyorsun?

Şu güne kadar çalıştığım en düzenli setti Diriliş Ertuğrul... 20 saat çalıştım desem çok ayıp etmiş olurum. Çok düzenli bir setti. Bundan önceki setlerde 26 saat bile çalıştığımız oluyordu.

Aslıhan Güner

Starlar evlenmez diye bir kural vardı bu piyasada eskiden... Bu algı yavaş yavaş yıkılıyor. Sen de evlendin. Evlilik hayatında neleri değiştirdi?

Aslında artık çok kalmadı. O algı ya da kural bizim çocukluğumuzda vardı. Bir de bizim Mert’le (Mert Kılıç) evliliğimiz çok magazinel olmadı. Evlilik öncesi ve sonrası magazine malzeme olmadığı için sağlıklı bir evliliğimiz var.

Yakalandılar, alışveriş yaparken, yüzük takarken, dans ederken şunu yaparken, bunu yaparken gibi haberlerle magazinde yer almadığımız için çok sıkıntı yaşamadık. Bu durumu ise bilinçli bir şekilde gerçekleştirdik.

Sözümüz, nişanımız oldu sonrasında düğün... Sadece düğünümüze basından arkadaşlarımızı davet ettik ki onları davet etmeseydik ayıp etmiş olurduk. Sözün özü bu kişilerin nasıl istediklerine bağlı...

Kendi içinde gizli saklı şeyleri seven biriyim. Bundan dolayı da her şeyimin göz önünde olmasını istemiyorum. Sakinliği ve sadeliği severim.

Evlilik gibi ciddi bir olayı şova çevirirseniz şovun bir bitişi de vardır... Öyle değil mi?

Aynen öyle... Yani  şovun bir başlangıcı, devam edişi ve bitişi vardır. Ben duygusal bir insanım istemediğim bir şeyi gördüğümde üzülürüm. Bu tamamen yapı/karakter meselesi...

Evli olduğun için reddettiğin projeler var mı?

Evli olduğum için hiçbir şeyi reddetmedim. Benim kendi yolum vardı Mert’ten önce de Mert’ten sonrada... Kendi çizgilerim var ama bunun benim evliliğimle bir alakası yok. Bu tamamen benim bu piyasaya girdiğimden beri çizdiğim bir yoldur.

Buradan diziye gelmek istiyorum. Diriliş Ertuğrul dizisinde bu sezon Karaca Hatun rolüyle karşımıza çıktın. Nasıl bir deneyimdi Diriliş?

Çok güzel ve farklı bir deneyimdi. Karaca Hatun bu güne kadar oynadığım tüm karakterlerden çok daha farklıydı. Karaca Hatun, çok hırslı bir karakterdi.

Seyircinin gözünde ise kötü bir karakterdi. Benim gözümde ise kötülüğünün sebepleri olan bir karakterdi. Onun dışında duruşundan, yemek yemesine, bakışına ve ses tonuna kadar değiştirdiğim bir Aslıhan oldu orada...

Bu benim için güzel bir tecrübe oldu. Onun dışında at binme, kılıç kullanma gibi Osmanlı tarzı projelerde yer almıştım.  Profesyonel, sevgi ve saygının olduğu bir sette olmak Metin Günay’la çalışmak benim için güzel bir deneyim oldu.

Diziden ayrılma sebebiniz nedir?

Karaca Hatun’un öleceği belliydi. Sorunlu bir şekilde ayrılmadık,  dediğim gibi projeye başladığımda sonu belliydi. Güzel bir projeye başladım ve bitirdim. Çok keyif alarak oynadığım bir karakterdi.

Var mı yeni proje?

Var. Diriliş biter bitmez yeni görüşmeler yaptım. Farklı bir karakterle bu sene içerisinde yeni bir dizi projesiyle izleyicinin karşısına çıkacağım.

Kadına şiddet ve çocuklarla ilgili sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyorsun. Kadına şiddet sence nasıl çözülür?

Ben kadına şiddetin ortaya çıkmasında bir; maddiyat iki; psikolojik olduğunu düşünüyorum. Geçim sıkıntısı çeken erkekler gücünü evdeki kadın üzerinden göstermeye çalışıyor.

İş yerlerinde ezilen erkekler hırsını kadın ve çocuklardan alıyor. Parası olan erkekler ise psikolojik sorunlarından dolayı bunu yapabiliyor. Güçlü kadına da eğitimli kadına da şiddet uygulanıyor. Aslında şiddeti sınıflandırmak da zor…

Şiddetin asıl sorunu vicdanını kaybetmekten geliyor. İnsan olmak, vicdanlı olmakla  bu sorunu ortadan kaldırabiliriz.
Bu sorunu anlatan sağlıklı yayınlarla, okumalarla, eğitimlerle aşabiliriz diye düşünüyorum.

Aslıhan Güner’in baş ucunda neler var?

Kitaplarım var... Kişisel gelişim kitabı, bir romanım, iki tanede  tasavvufla ilgili kitabım var baş ucumda. Bir de yumuşak ışıklı lambam var. Bir de müziğim var. Bunların üçü olmazsa olmazımdır. Meditasyonu, kendimi rahatlatmayı seviyorum. Yalnız kaldığımda da ya kitap okurum ya da kendimi dinliyorum.

Aslıhan Güner