ezgi karataş
Oca 07 2018

İYİ Parti’nin 696 Sayılı KHK’ya bakışı: Adam öldürme KHK’sı

Bir süredir Türkiye siyasetinin en çok konuşulanı, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) içindeki muhalefetten doğan İYİ Parti.

2019 seçimleri için yapılan anket çalışmalarında partiye dair olumlu hava esiyor. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise yurt gezilerine aralıksız devam ediyor.  

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ ise 2019 seçimlerine epey vakit olsa da  “Biz şimdiden seçim çalışmalarına başladık” diye konuşuyor.

Ahval için görüştüğümüz Özdağ, muhalefet olmak için değil iktidar olmak için siyaset yaptıklarını söylüyor. AKP’yi muhalefette görmenin kendisine çok keyif vereceğini söyleyen Özdağ, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için iddialı konuşuyor. Özdağ, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ikinci tura kalmadığı bir seçimin muhtemel olmadığını savunuyor.

Milliyetçi Hareket Partisi içindeki Genel Başkan tartışmalarının ürünü olarak da okunabilecek İYİ Parti, merkez sağın temsilcisi olarak görülüyor. Ancak Özdağ, ‘merkez sağ’ tanımlamasına katılmazken “milli merkez” tanımlaması yapıyor.

Hareketin sıklet merkezinin Milliyetçi Hareket olduğunu ancak ikinci bir MHP olma iddiası taşımadıklarını söyleyen Özdağ şöyle konuşuyor.

“Evet, biz Milliyetçi Hareket Partisi içerisinden çıktık. Ama İYİ Parti oluşurken asla ikinci bir MHP olma iddiasını taşımadı. Bütün siyasi partilere ve bir tarafta terör örgütü FETÖ öbür tarafta PKK dışındaki bütün siyasal oluşumlara açık, vatanseverleri bir araya çağıran bir hareket olarak kendisini ortaya koydu.”

Gündeme ilişkin soruları da yanıtlayan Özdağ, son günlerin en tartışmalı ismi eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün tekrar siyasete dönmeyeceğini iddia etti.

2019 seçimleri için diğer partilerle ittifak sinyali vermeyen Özdağ, “Diğer partilerle bir ittifak söz konusu olabilir mi?” sorusunu ise “Hayır, biz seçmenle ittifak yapıyoruz.” diye yanıtladı.

İYİ Parti’de pek çok farklı kesimden isim olduğunu söyleyen Özdağ,  “Kürt seçmen için alternatif olacağız” söylemine ise şöyle cevap verdi. 

“Türkiye’nin her yerinde ciddi karşılığımız olduğunu görüyoruz. Bunu sahada da görüyoruz, anketlerde de görüyoruz.  Buna Güneydoğu Anadolu’da dâhil.”

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ’ın Ahval’in sorularına verdiği yanıtlar şöyle; 

İlk olarak antidemokratik pek çok uygulama içeren ve sivillere yargı dokunulmazlığı zırhı sağlayan KHK düzenlemesini sormak istiyorum. Siz bu düzenlemeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bakın önümde bir iyi parti dosyası var. Bu dosyanın üzerinde adam öldürme KHK’sı yazıyor. İçinde de söylemiş olduğunuz 696 sayılı KHK ve buna karşı İYİ Parti’nin yayınlamış olduğu Genel Sekreter’in okuduğu “Anayasaya aykırı olan KHK iç savaşa zemin hazırlar. Elveda Anayasa” demeyeceğiz başlıklı bildiri var. 

Sanıyorum şu ana kadar anlatmış olduklarım bu KHK’ya nasıl baktığımızı çok açık şekilde ortaya koyuyor. 

Biz esasen 15 Temmuz FETÖ’cü darbesinden sonra, tabi o zaman parti olarak yoktuk. Ama ben siyasetçi olarak kendi adıma konuşayım,  kısa bir süre için bu darbenin açmış olduğu yaraların ulusal güvenlik açısından aşılabilmesi adına ilk KHK’ya evet demiştim.

Ama daha sonra süreç parlamentonun devre dışına bırakılması, hukuk devletinin tamamıyla askıya alınması ve yargı bağımsızlığının tasfiye edilmesi aşamalarına dönüşünce artık KHK olmaktan çıktı. Recep Tayyip Erdoğan’ın kişisel, otoriter rejiminin aracı haline gelmiş oldu. 

Türkiye böyle bir ortamda, bir rejim değişikliği anlamına gelecek referandumu dahi yaşadı. Şimdi böyle bir KHK’lar sistematiğinde seçime gitmeyi hedefliyorlar. Çıkartılan bu KHK ise neresinden bakarsanız bakın hukuken savunabilecek bir şey değil. Birincisi, tabi ki bir halkın darbeye karşı direnmesi, anayasayı savunması hakkıdır.

Buna hiç şüphe yok. Bu meşrudur. Ancak nasıl terörle mücadele meşru ise fakat terörle mücadele ederken yasaları çiğnemek gayrimeşru ise rejimi ve anayasayı savunurken yöntem,  anayasayı yıkmak ve yok etmek isteyenlerin kullandığı yöntem olamaz. Bu hukukun içerisinde olmak zorundadır. 

Bundan dolayı bu KHK’ya karşı durduk, durmaya devam ediyoruz. Ne o gün için işlenen bir suç varsa onun araştırılması ortadan kaldırılabilir. Eğer bu yapılacaksa ancak bir af sistematiği içerisinde olabilir. Biliyorsunuz af da ancak Meclis tarafından ilan edilebilir.

Ama geleceğe yönelik bir af şeklinde ve şiddetin devlet tekeli dışında meşrulaştırılmasının aracı olarak kullanılacak bir KHK asla kabul edilemez. 

Üstelik bu KHK’nın çıkartıldığı dönemde Türkiye’de son 23 ayda,  2 milyon 300 bin silah ruhsatı verilmiş. Bunlar sadece ruhsatlı olanlar. Ruhsatsız olanları bilmiyoruz.

Meral Hanım, hafta başında silahlı eğitim kamplarına ilişkin elimizde endişe verici bilgiler var demişti. Bu konuya dair biraz daha bilgi verir misiniz?

Biz bildiklerimizin tamamını paylaşmadık ve paylaşmıyoruz. Bunu doğru da bulmayız. Ama hükümet bilsin ki bildiğimiz çok şey var. Biz hükümetten bu tür gelişmelere hoşgörüyle bakmamasını, süreci büyük bir kesinlik içerisinde karar almasını ve sonuçlandırmasını istiyoruz. 

Türkiye’de meşru güçlerin dışında yani silahlı kuvvetler, polis, milli istihbarat dışında kimsenin silah taşıma ve kullanma yetkisi olamaz. 

Ümit Özdağ

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin keskin AKP muhalifi çizgisinden AKP ile ittifaka kaymasını nasıl yorumluyorsunuz?

Nasıl yorumladığımız çok belli değil mi? Biz artık başka bir temsilcinin yöneticileriyiz, temsilcileriyiz. 

Sayın Bahçeli’nin benimsemiş olduğu çizgi bizim kabul etmediğimiz bir çizgi. 

İYİ Parti, MHP içindeki muhalefetin ürünü olarak karşımıza çıktı. Peki, ülkücü tabandaki bu ayrışma ve kopma size nasıl dönüyor?

Evet, biz Milliyetçi Hareket Partisi içerisinden çıktık. Ama İYİ Parti oluşurken asla ikinci bir MHP olma iddiasını taşımadı.

Bütün siyasi partilere ve bir tarafta terör örgütü FETÖ öbür tarafta PKK dışındaki bütün siyasal oluşumlara açık, vatanseverleri bir araya çağıran bir hareket olarak kendisini ortaya koydu. Örgütlenmesini, programını da öyle yaptı. Bunu yaparken biz kimseden gömleğini çıkartmasını da istemedik. Ama dedik ki vatanseverlik ceketi ile geleceksiniz buraya. 

Geçmişte değişik siyasi liderleriniz olabilir ama hepimiz Atatürk’te birleşmek zorundayız. İYİ Parti böyle kuruldu ve böyle yola devam ediyor. Bundan sonra da tırnak içinde çoğulcu yapımızı muhafaza etmek kararlılığı içerisindeyiz.

Türkiye o kadar ağır tehlikelerle karşı karşıya ki biz şimdi detaylarda boğulmadan, ayrışmadan önemli olanda birleşmek gerektiğini düşünüyoruz. 

Partinizde pek çok farklı isim var. Ancak esas olarak merkez sağ’ı temsil ediyorsunuz…

Hayır, ‘Milli Merkez’i temsil ediyoruz. Çünkü bizim içimizde liberaller de ver. Soldan gelen insan da var. Yönetici olarak da kurucularda da soldan isimler var.

Milli merkez dediniz ancak İYİ Parti’nin algılanışı merkez sağ.

Sizin algınız öyle.

Ülkücü gelenekten geliyorsunuz…

Tabi ki, bu hareketin sıklet merkezinin Milliyetçi Hareket içinden çıktığı o kadar açık ki.

İYİ Parti’deki sol kökenli bazı isimler merkez sağ bir partinin sol kesime yaklaşması olarak okundu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu sizin değerlendirmeniz, saygıyla karşılıyorum. Onun dışında hiçbir cevap vermeyeceğim.

Peki, sol seçmenden size bir akış olur mu?

O kadar fazla alıyoruz ki.

2019 seçimleri için hazırlıklarınızı sürdürüyorsunuz. AKP ve CHP tabanından İYİ Parti’ye oy geçişi olacağı söyleniyor. Sizin ilk seçimde oy oranı beklentiniz nedir?

Seçim bundan bir ya da iki sene sonra yapılacak. Biz seçimden en güçlü parti ve cumhurbaşkanını seçtiren parti olmak istiyoruz. Hedefimiz bu.

Anket çalışmalarında İYİ Parti’nin barajı aşacağına dair olumlu bir görüş var. Peki, partinin kendi yaptığı anketlere dair bilgi paylaşır mısınız?

Hayır, paylaşmak istemeyiz. Seçime daha çok zaman varken bu tür anket çalışmaları sadece tansiyon ölçmeye yarar. Onun için şu anda gördüğünüz gibi çok keyifliyiz. Anket sonuçları bunu gösteriyor. 

Siz de gördünüz, burada sabahtan akşama büyük bir devinim var. Üstelik buraya gelen bir kısım insan da korkuyor. Ama korkusunu yenerek geliyor. Bir kısmı ne olursa olsun diyerek geliyor. Bir kısmı hiç korkmadan geliyor. Ama geliyor, işte bu güzel bir şey. 

Biz anayasanın olmadığı bir ülkede, hukuk devletinin olmadığı bir ülkede doğrusu iktidarı hedefleyen bir siyasi parti kurduk. Bu hiç kolay bir iş değil. 

Erken seçim iddiaları var. Hatta Meral Hanım erken seçim için 15 Temmuz tarihini gösterdi. Ancak AKP içinden gelen sinyaller 2019’u gösteriyor. Bunun için ne söylemek istersiniz?

Tabi Sayın Genel Başkan’ın söylediği ciddi bir ihtimaldir.  Ama O da söyledi. Bu bir siyasi tahmin dedi. Bugün için böyle bir tahmin var ama önümüzdeki süreçte bunu doğrulayan gelişmeler olabileceği gibi yanlışlayan gelişmeler de olabilir. Ama biz şu anda seçim çalışmalarına başladık.

16 Nisan Referandumu’nda “Hayır Bloğu” içinde yer aldığınız partilerle 2019 Başkanlık seçimlerinde bir ittifak söz konusu olabilir mi?

Biz hiçbir blok içerisinde yer almadık. Biz 16 Nisan’da parlamenter demokrasiyi savunduk.

Peki, 2019’da “parlamenter demokrasiyi savunan” diğer partilerle bir ittifak söz konusu olabilir mi?

Hayır, biz seçmenle ittifak yapıyoruz.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura kalamazsanız CHP ya da HDP adayını desteklemeyi düşünür müsünüz?

Biz Meral Hanım’ın ikinci tura çıkmasının mümkün olmadığı bir seçimi çok muhtemel görmüyoruz.

Ümit Özdağ

Ankara kulislerinde Abdullah Gül’ün aday olması durumunda Meral Hanımın adaylıkta çekileceği iddiası var. Bu yorum için ne söylemek istersiniz?

Bu büyük bir yalan. Bu kadar. Meral Hanım bunu Giresun’da çok nazik bir şekilde açıkladı. Ben Onun kadar nazik davranmayacağım, bu büyük bir yalan.

Sizce Abdullah Gül muhalefetin ortak adayı olabilir mi?

Ben Sayın Gül’ün kolay kolay tekrar siyasete döneceğini sanmıyorum.

Yurt gezileri kapsamında Cizre’yi ziyaretiniz ettiniz. Hatta Meral Hanım, partinizin bölgede güçlü bir seçenek olacağını söyledi. İYİ Parti, Kürtler için bir alternatif olabilir mi?

Bakın biz seçmene etnik kökenleri ile bakmıyoruz. Seçmene seçmen olarak bakıyoruz. Bugün Ankara’da da parlamenter demokrasi yok, Edirne’de yok, Diyarbakır’da da yok. Bugün Diyarbakır da, Ankara da, Edirne de, Antalya da kuvvetler ayrılığı istiyor. Parlamentosunu geri istiyor. Hukuk devleti istiyor.
İşte biz bunları tekrar tesis edeceğiz. Bunun için de Türkiye’nin her yerinde ciddi karşılığımız olduğunu görüyoruz. Bunu sahada da görüyoruz, anketlerde de görüyoruz.
Buna Güneydoğu Anadolu’da dâhil. Hatta Güneydoğu Anadolu’da bir kentte yapmış olduğumuz araştırma o kadar yüksek çıktı ki, inanmadık tekrar yaptırdık. Yine aynı sonuç çıktı. Yine inanmadık, burada bir numara dönüyor dedik üçüncü kez yaptık. Yine aynı çıktı.

Meral Hanım, diğer iller için söyleyemem ama Diyarbakır’dan bir vekilimiz kesin dedi. Bölgenin en önemli kentine dair bu umudunuz nereden besleniyor?

Çalışmalarımız bunu gösteriyor. Maşallah iyi gidiyoruz.

Kürt sorunu için İYİ Parti ne düşünüyor? Bunun için bir çözüm haritanız var mı?

Biz meseleleri etnik sorunlar meselesinde görmüyoruz. Demokratik, hukuk devleti çerçevesinde görüyoruz. Öyle görmeye de devam edeceğiz. Açık söyleyelim biz terörle pazarlık etmeyiz, terör örgütleriyle oturmayız.
Terörü bir insanlık suçu olarak görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz. Burada hiç tavizimiz olmayacak ama kişi, hak ve hürriyetleri konusunda da hukukun üstünlüğü çerçevesinde hiçbir sorunumuz yok. Onların gerçekleştirilmesi için çalışacağız.

Kürt seçmene “seçenek olarak biz de varız” derken milliyetçi seçmene ne vaat ediyorsunuz?

Bakın ne vaat ediyoruz? Biz bütün seçmene bir şey vadediyoruz.
Bir; biz tekrar normalleşen bir Türkiye istiyoruz. İnsanların ayrışmadığı, kamplaşmadığı, düşmanlaştırılmadığı, ötekileştirilmediği bir Türkiye istiyoruz.
İki; biz parlamenter demokrasi, hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı istiyoruz.
Üç; biz devletin tekrar parti devletinden milletin devletine döndüğü, herkesin liyakat esasına göre, bir işi iyi yapabilmesinden dolayı oraya geldiği ve AKP ilçe başkanlarının kartlarının arkasına “hamili kişi yakınımdır” diye yazmasının sonuç almadığı Türkiye istiyoruz.
Biz AVM ve tüketim ekonomisinden fabrikaların ürettiği ve üretim ekonomisine imalat sanayi öncelikli, reel sektör öncelikli bir ekonomik model istiyoruz.  
Beş; biz dış politikada bağıran çağıran değil, başka ülkelerde rejim devirmeye çalışan değil ama kendi milli menfaatleri konusunda kıskanç, etkin ve sessiz -bağırma anlamında- ama sonuç alan bir Türkiye istiyoruz.
Bunu Diyarbakır’daki de, Edirne’deki de, Ankara’daki de istiyor. Bunu bütün Türkiye vatandaşları istiyor. Tabi bunu Türk milliyetçileri de istiyor.

İYİ Parti’nin söylemleri arasında “Türkiyeli milletvekili” tanımlaması da var. Ancak kurucu kadro ve siz ülkücü gelenekten geliyorsunuz. Bu söylem tabanınızda nasıl karşılanıyor?

Bunu arkadaşlarım bir konuşma esnasında önerdiler. Ben Gaziantep

milletvekiliyim. Gaziantep milletvekili olmaktan, Gaziantepli olmaktan onur duyuyorum. Burada bir sorun yok ama çalışma saham sadece Gaziantep değil, bütün Türkiye.
Sürekli Türkiye’yi dolaşıyorum. Hep öyleydim zaten. Bundan dolayı da arkadaşlar “Hocam, Türkiye milletvekili diyelim” dediler. Çok güzel bir şey.
Ama hani bir Türkiye milletvekilli olmalı mı derseniz bu ayrı bir sistem tartışması olur. Onun yeri ve zamanı başka.
Geçtiğimiz günlerde Ertuğrul Kürkçü, İYİ Parti önemli bir muhalefet yapmaya başladığı zaman onlara da bir operasyon yapılacaktır açıklamasında bulundu. Bunun için ne söylemek istersiniz?
Üzerinde durmadık. Biz kendi işimize bakıyoruz. Kimsenin yaptığı, yapacağı operasyonları düşünüp, vakit kaybedecek bir süreçten geçmiyoruz. Biz hukuk devleti içerisinde en etkin muhalefeti zaten yapıyoruz.
Muhalefetimiz daha da etkin hale gelecek ama biz muhalefet olmak için yapmıyoruz siyaseti. Biz iktidar olmak için yapıyoruz. Ama AKP’yi muhalefette görmek bana çok keyif verecek.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

İktidara geldikten sonra tekrar röportaj yapalım.
Teşekkür ederim.