Mark Bentley
Ara 28 2017

Londra’dan bakış: Türk Lirası 2018’de de kırılgan görünüyor

Londra’da bulunan BlueBay Varlık Yönetimi’nin gelişmekte olan pazarlar strateji uzmanlarından Timothy Ash, Türkiye’nin 2018 yılındaki politik ve ekonomik görünümü hakkında Ahval’ın sorularını yanıtladı.

Kasım ayında yüzde 12.98  oranıyla son 14 yılın rekorunu kıran enflasyona rağmen, Türkiye üçüncü çeyrekte yüzde 11,1’lik büyüme gerçekleştirdi. Ash bu rakamlar üzerinden 2019 seçimleri öncesinde Türkiye’yi nelerin beklediğini yorumluyor.

Hükümet enflasyonun önümüzdeki sene başında tek haneli rakamlara inerek o seviyede kalmasının beklendiğini söylüyor. 2018 öncesi Türkiye’deki enflasyon hakkında görüşünüz nedir?

Baz etkisinin zamanla etkisi olacaktır ancak bu aynı zamanda döviz kurunun istikrarına bağlı. Ayrıca petrol fiyatları da yükselmedi. Bence şu anda enflasyon şaşırtıcı seviyede kalıcı olabilir. Merkez Bankası daha sıkı önlemler almadığı sürece bana göre enflasyon yüzde 10 düzeyinde seyredecek.

Size göre, Zarrab davasının finansal piyasalar üzerinde yarattığı etki konusunda en kötü dönemi atlattık mı?

Zarrab davasının, 17 Aralık 2013 yolsuzluk olayları sırasında öğrendiklerimize çok fazla yeni bilgi kattığını düşünmüyorum. Piyasa bu durumu doğal karşılamış gibi görünüyor.

Buradaki kilit nokta kararın ne çıkacağı ve suçlu bulunacağı düşünülürse (Zarrab zaten suçunu kabul etti) ABD hükümetinin Türk kurumlarının ne kadar müdahil olduğu konusunda ne yapacağı ve verilecek cezaların büyüklüğü.

O zaman asıl soru şu olacak: Türkiye suçunu kabul edecek mi ve cezaları ödeyecek mi?

Hükümet size göre 2018’de ekonomiyi canlandırmak için neler yapacak ve elinde ne kadar imkan var?

Var olan borçlarla birlikte kredi garanti fonunda hala 100 milyar dolarlık bir kaynak var. Mali durum Türkiye için halen bir avantaj. Bu yüzden Türk makamlarının yeni sıkılaştırma politikaları getirmekte acele edeceğini düşünmüyorum.

Kredi garanti fonunda görüldüğü gibi oldukça yenilikçi fikirler de üretebiliyorlar. Bu nedenle benzer önlemlerin devam etmesi beklenebilir. Ve Türk makamlarının hakkını vermek gerekirse kredi garanti fonu son derece başarılı oldu. Benim de aralarında olduğum birçok ekonomi uzman en başta şüphe duymuştuk.

Merkez Bankası büyüme oranlarını enflasyon oranlarının önünde tuttuğundan bana göre para politikası gevşek olarak devam edecek. 2019’da yapılacak iki seçim öncesi size göre hükümetin ekonomi konusunda endişeleri neler?

En büyük soru ekonominin suni biçimde fazla hızlı büyümesi. Yüksek ve yükselmekte oran enflasyon oranları ve zaten büyük olup daha da büyümekte olan cari açık göz önüne alındığında, var olan büyüme oranı sürdürülemez.

Sanırım yetkililer bu büyümeye müdahale edecek. Büyüme şu anda yüksek frekanslı indikatörlere göre zaten yavaşlamaya başladı.

Bana göre risk yurtdışı açısından. Çok büyük bir cari açık ve sıcak para akımıyla ödenen kısa vadeli borçların yarattığı ağırlık risk yaratıyor.

Türkler şimdiye kadar küresel piyasalar yumuşak davrandığı için şanslılar. Eğer bu tutum değişirse Lira için işler çok kötüye gidebilir ve enflasyon yükselebilir.

Hükümetin 2019 seçimlerinin tarihini öne çekme ihtimali nedir?

Ekonomi iyi gidiyorsa ihtimal var. Gerçi Erdoğan tarihin öne çekilmesini istemediğini açıkladı. Günün sonunda tekrar seçilebilmesi tamamen ekonomiye bağlı.

Siyasi tartışmalar 2017’de Türk piyasalarının performansında önemli rol oynadı. Siyasi iklim önümüzdeki dönemde ne kadar önemli olacak?

Türkiye’nin doğası gereği ülkede her zaman bolca siyasi ve jeopolitik tartışma olacaktır. Bir analizci olarak, benim için önemli olan piyasaların neye değer ve önem verdiğidir. 2018 yılında kilit nokta Batı ile ilişkilerin durumu.

Türkiye’nin ticaret, yatırım ve finansmanının üçte ikisi batıdan geliyor. Bu yüzden Erdoğan’ın eğer seçimi kazanmak istiyorsa bu ilişkileri şimdi olduğu kadar kötü durumda tutma riskine gireceğini düşünmüyorum.

Türkiye-ABD ilişkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yukarıda da söylediğim gibi, bekleyip göreceğiz. İlişkileri normale döndürmek iki tarafın da işine gelir. Ancak Zarrab, Suriye, Gülen, Rusya ve şimdi bir de Kudüs olayı ilişkilere zarar veriyor.En azından Trump ile Erdoğan’ın ilişkisi arkadaşça görünüyor.

Bana göre durum, Erdoğan’ın seçimi sadece ekonomiyi kullanarak kazanmayı düşünüp düşünmeyeceğine bağlı. Eğer düşünürse milliyetçi tutumu sürdürecektir. Bu da ABD ile gerginliklerin devamı demek olur.

Lira’nın önümüzdeki yıldaki değeri hakkında neler düşünüyorsunuz ve neden?

Şu anki iş tanımım gereği rakamsal tahmin yapamıyorum. Ama eğer Merkez Bankası doğru sıkılaştırmalar yapmazsa ve  küresel piyasalarda riskten kaçış yaşanırsa, Lira gelişmekte olan piyasa para birimleri arasında en hassası olarak görünüyor.

Faiz oranlarının gidişatını nasıl görüyorsunuz?

Bu Lira’ya bağlı. Eğer enflasyon azalıp Lira istikrarı bulursa ve hatta güç kazanırsa oranlar düşebilir. Ama eğer Lira üzerindeki baskı artarsa Merkez Bankası oranları ciddi miktarda yükseltmek zorunda kalabilir.

Bankalara baktığınızda – geri ödenmeyen krediler ve yakın takip altındaki kredilerle ilgili size göre ne gibi riskler var?

Bu aşamada çok endişeli değilim zira bankaların temeli hala kuvvetli. Büyük bankalar sağduyulu ve riskleri biliyorlar. Ayrıca denetim kurumları da hala güçlü. Sanırım üçüncü çeyrekteki yüzde 11’lik büyüme birçok hatayı sakladı. Ama eğer Türkiye bir ekonomik krizle karşı karşıyaysa bence bu bankalardan değil kur oranları ve ödeme dengesi üzerinden başlayacak.