Esra Tüzün
Mar 05 2018

Yunanistan vizesi için spora başladı: 79 yaşında pistlerin ninesi

Türkiye Master Salon Atletizm şampiyonasına 79 yaşında atlet olarak katılıp altın madalyalarla dönen Fehime Özkan, ‘‘Canan Karatay yanlış biliyor, spor sağlığa yararlı. Ben de bir örneğim” diyor.

Hayatında spor yapmaya ilk kez 75 yaşında başlayan Fehime Özkan üç yıl önce birkaç basamak çıkmakta zorlanırken şimdi uzun atlama yapıyor. Üstelik atletizme başlama öyküsü 21 yaşında ayrıldığı topraklara dönme çabasından kaynaklanmış.

Atlet bir nine olarak adım attığı ana vatanı Gümülcüne’nin ardından her geçen gün sayıları artan madalyalar ve kupaları kucakladı. Bugün pistlerin Fahime annesinin 33 madalyası ve 4 kupası bulunuyor.

Fehime Özkan 79 yaşında, Bodrum Torba’da kızı Fatma Özkan Anter ve damadı ile birlikte yaşıyor. Dört torunu hatta bir de torun çocuğu var. 21 yaşında Gümülcüne’den İzmir’e ziyarete gelip birkaç ay içinde evlendiği için doğup büyüdüğü topraklarına bir daha hiç dönememiş. Bunun için her başvurusunda ‘red’ yanıtı almış.

Üç yıl önce yani 75 yaşındayken antrenör olan damadı ve atlet olan kızı Yunanistan’daki atletizm şampiyonasına katılmak için hazırlık yaparken “ben de gelmek istiyorum” demiş.

Daha önce vize talebi çok kez geri çevrildiği için “koşarsan sporcu vizesi ile belki de Gümülcü’neye tekrar gidebilirsin” demişler. İşte Fehime Özkan koşmaya ve antremanlara bu nedenle başlamış.

Dizindeki kireçlenme nedeniyle merdivenleri bile zor inip çıkarken, “Koşarım” demiş. Antranör olan damadı ile tam üç ay hazırlanmış. Üç dakika, beş dakika derken kondisyon çalışmış.

Halen sporcusu olduğu İzmir Atletizm Spor Klübü (İZAK) adına lisans işlemleri için gerekli sağlık raporu için aile hekimine durumunu anlattığında “ben size rapor veremem” yanıtını almış.

Fehime Özkan, “Atlet olmadan önce damar tıkanıklığı yaşadığım için kronik ilaç kullanıyordum. Doktor benim lisans için başvuru yaptığımı duyunca korktu” diye anlatıyor durumunu. Devlet hastanesinin yolunu tutmuş ve tüm tetkikleri yapıldıktan sonra lisans için raporunu almış.
 

spor

 

Elinde lisansı ile vizeyi de alabilmiş. Yarışmadan önce kızı, damadı ve takım arkadaşları ile yarım asır önce ayrıldığı evinin sokağına girdiğinde en büyük hayali gerçekleşmiş. Gençliğinde bıraktığı komşularını, kan kardeşlerini bulmuş.

Fehime Özkan, “Koşmak bana yalnızca sağlığımı vermedi, hayallerimi de verdi” diyor o anı anlatırken. Hala aynı ede yaşayan yakın arkadaşı Sabriye Hüseyinoğlu ile gözyaşları ile gençliklerini anmışlar.

55 yıllık kucaklaşmanın ardından Balkan Şampiyonası’na katılmış. Fehime Özkan, “Benim kendi yaş grubumda Romen bir rakibim vardı. Onu bir çıkışta gördüm, bir daha göremedim, o kadar hızlıydı ki, kendimi tek başıma koşuyorum zannettim ama yine de yarışı tamamladım. Bu yıl Bulgaristan’da yine onunla birlikte koştuk ve artık ona rakip olabildim” diyor.

Üç yıldır gün aşırı antranörü eşliğinde antreman yapıyor.  8 Mart’ta Sırbistan ve Belgrat’ta koşacak onun için hazırlanıyor.

Onun yaşındaki pek çok kadın gibi dizinde kireçlenme olduğunu koşmaya başladıktan sonra bunun tamamen geçtiğini vücudunun esnediğini hatta mutfak dolaplarının üstlerine kadar artık uzanabildiğini söylüyor.

Hayatı boyunca sigara içmemiş kilo almamış ancak koşmanın onu gençleştirdiğini anlatıyor. Profesör Canan Karatay’ın “Egzersiz iyidir ama spor yapmak ömrü kısaltır, koşmayın, yürüyün” önerisine kesinlikle katılmıyor. “Ben yapabiliyorsam herkes yapabilir, ben hayatım boyunca spor yapmamış bir kadındım, torunlarımı büyüttükten sonra başladım ve şimdi onlara bırakabileceğim kucak dolusu madalyam var” diyor.

Efor testine, nöroloji doktorunun kontrollerine düzenli olarak gidiyor ve yarışmalara katılmak için masraflarını karşılayan kızına, “Çok masraflı olacaksa bazı yarışlara isterseniz katılmayayım” diyor.

Ve her yarışta hakemler ve izleyiciler rekorlar kıran Fehime Özkan’a büyük ilgi gösteriyorlar. Çünkü o her yaşta sporcu olunabileceğinin en canlı kanıtı. Haftada dört gün sabah 7.30’de antrenmana başlıyor. Hiç aksatmıyor, pist olmadığı için, pist, toprak zemin hatta fayansta bile koşuyor. Koşu ayakkabısı bulamadığı için çocuk reyonundan alıyor.

 

spor

 

Kar kış demeden çalışmalarını sürdürüyor. “Balkan şampiyonasına bir kere 40 derece ateşle gittim, yine de iyi bir derece elde ettim” diyor. Üstelik bu yıl ilk kez uzun atlamaya da başlamış ve yaş kategorisinde rekor kırmış.

İlkokul mezunu ve o nedenle okulda spor yapmadığını hayatı boyunca düzenli olarak hiçbir antrenman yapmadığının altını çizerken, “Benim yaşımda sporcular var ama onların spor geçmişleri çok uzun onlarla bile yarışıyoruz” diyor. Eylül ayında Slovenya’daki Balkan şampiyonasına katılmak istiyor.

60, 400 ve 200 metre ile uzun atlamada kendi yaş grubunda Türkiye rekorlarını elinde bulunduruyor.