‘Borca batan Süper Lig finansal darboğaza girdi'

Türkiye’yi derinden etkileyen ekonomik kriz futbol kulüplerini de darboğaza sürükledi. Dünya gazetesi yazarı Tuğrul Akşar, ekonomik konjonktürdeki olumsuzlukların futbol kulüplerinin finansal dengelerini bozduğunu ve ekonomik ve mali sorunlarını artırdığına dikkat çekiyor.

Akşar “Kulüpler bazında son yirmi yılın en kısır dönemini yaşadık. Kısacası, ekonomik konjonktürün tüm olumsuzluklarını derinden yaşadığımız Süper Lig’de bir yılı daha geride bıraktık” diyor.

2019’un Türk futbolu açısından kulüpler bazında sportif-iktisadi ve mali olarak bir karabasan gibi geçtiğini söyleyen Akşar “Her ne kadar parasal gelirimiz bir artış kaydedip 4.2 milyar TL’ye yükselse de, giderlerdeki astronomik artış, kulüplerin birikimli zararlarının 5.5 milyar TL’ye ulaşmasına yol açtı. Gelirlerin üzerine çıkan birikimli (geçmiş yıl) zararlar, kulüplerin öz kaynaklarının erimesine ve Süper Lig’in finansal dengesini yitirmesine neden oldu. Tüm bunların sonrasında borca batık, finansal darboğaza girmiş, teknik iflasa sürüklenmiş bir Süper Lig gerçeği ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullanıyor.

Artan borçluluğun Süper Lig’in finansal dengesinin bozulmasını da beraberinde getirdiğini belirten Akşar “Bu bağlamda, 2019-20 sezonunun en tipik olayı ise finansal sağlığını yitiren, nakit akışları bozulan ve özkaynakları iyice eriyen futbol kulüplerimizin artık borçlarını yönetemez noktaya ulaşmaları oldu” diyor.

Kulüplerin borçlarının 15 milyar TL’ye ulaştığını söyleyen Akşar, bu borcun Bankalar Birliği ve Ziraat Bankası aracılığıyla yapılandırılmaya çalışıldığını belirtiliyor. Akşar “Kamuoyuna açıklanmamakta birlikte, öğrendiğiniz kadarıyla kulüplerin borçları iki yıl ödemesiz, beş yıl olarak, piyasa faizlerinden beş puan fazlasına ve önemli teminatlarla yapılandırıldı. Bankalar Birliği başkanının açıklamasına göre, bu finansal operasyon ile kulüplerimizin nefes alması sağlandı” ifadelerini kullanıyor.

Futbol kulüplerinin 2019-20 sezonunda UEFA organizasyonlarında sportif başarılarının düştüğünü, buna karşılık toplam gelirlerinin bir önceki yıla göre yüzde 31 artarak 4.2 milyar TL’ye yükseldiğini söylüyor Akşar. Dünya yazarı bu atışın temel dinamiğinin ise naklen yayın gelirlerindeki artış olduğunu ifade ediyor.

Akşar şöyle devam etti:

“Buna göre, kulüp başına Süper Lig’de ortalama naklen yayın gelirleri 81.2 milyon TL’den 104.6 milyon TL’ye yükseldi. Ortalama seyirci sayısı da geçen sezona göre yüzde dokuz artarak 13.939 olarak gerçekleşti. Bu ortalama statlarda doluluk oranımızı ise yüzde elliye taşıdı. Bu doluluk oranı Avrupa’da benzer liglerin altında kalırken, ortalama seyirci sayısında ise Avrupa’nın en düşük liglerinden birisi olduk.

Her ne kadar parasal gelirlerimiz artsa da, ekonomik olumsuzluklar Süper Lig’in değerini düşürdü. Süper Lig’in iki yıl öncesine göre, bonservis bedelleri üzerinden lig değerinin yüzde 28 azalarak, 1 milyar 44 milyon eurodan, 758 milyon euroya geriledi. Bu değer kaybı ile Süper Lig, Avrupa’nın en değerli altıncı Ligi konumundan 11. sıraya geriledi. Buna bağlı olarak, Süper Lig kulüplerinin ortalama değeri de 58 milyon eurodan, 42.1 milyon euroya düştü.”

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz