Kas 08 2017

AKM’den Sur’a, kültürel yıkım tam gaz…

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki Salı günü yaptığı açıklamada, Diyarbakır Sur'da “hak sahiplerine 6 ay içinde evlerinin teslim edileceğini” söyledi.
 

Milliyet’in haberine göre kentsel dönüşümde yeri kararlar aldıklarını belirten Özhaseki, yerinde dönüşümün esas alınacağını, evi yıkılan her vatandaşa ev verileceğini ve oluşturulacak rezerv alanlarında “hepimizin özlediği mahalle esaslı” yerleşimler olacağını açıkladı.

Özhaseki, “Sur’da kısmi kanalizasyon, yağmursuyu ve içme suyu iletim hatları yapım işi bitme aşamasına geldi. 2-3 ay içerisinde buradaki çalışmalar tamamıyla bitecektir. En geç 6 ay içerisinde evini almayan vatandaş kalmayacak” dedi.

Hükümet Güneydoğu’daki şehirlerin yeniden yapımı için 9 milyar dolar harcanacağını açıklamıştı.

BM Sur 2015-2016
Birleşmiş Milletler, Sur'un Temmuz 2015-2016 farkını böyle göstermişti

TSK ile PKK arasındaki çatışmaların yeniden başladığı Temmuz 2015’e kadar Sur’un nüfusu yaklaşık 100 bin’di

Bu nüfusun büyük bir kısmı 80ler ve 90larda Güneydoğu’daki köy boşaltmalarda Diyarbakır’a sığınanlardan oluşuyor. Sur sakinleri doğdukları, büyüdükleri evleri terk etmek istemiyor. İki veya üç katlı, avlulu evleri yıkılan sakinler; devletin verdiği 30-40 bin lira tazminatı komik buluyor. Bu paralarla ev almaları mümkün değil.

Mimarlar Odası Diyarbakır Şubesi Başkanı Şerefhan Aydın da eylül ayında Cumhuriyet’e verdiği röportajda, yapılan evlerin zaten Diyarbakır evi tipolojisini temsil etmediği söylemiş; “Durum öylesine vahim ki, yaptıkları bazı evleri bizzat kendilerinin tekrar yıktıkları yönünde haber alıyoruz. Çok ucube durduğunu anlamış olmalılar” demişti.

Aydın, “Bu yıkım politikası bir toplumun tarihsel, kültürel mirasını ortadan kaldırmıştır. Bir kez olsun Suriçi’ni görmüş, havasını solumuş olan hiç kimsenin bu yeni yapıları olumlama, onaylama ihtimali yoktur.”

Diyarbakır Surları ile Hevsel Bahçeleri temmuz 2015’te, çatışmaların başlamasından hemen önce, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak tescillenmişti.

HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp de “O hantal iş makineleri, çok hoyratça o tarihin üzerinde yıkım yapıyor. Üzerine de betondan binalar dikiliyor” diye konuşmuştu.

Yiğitalp, “İşte bu yüzden yerinden yönetim istiyoruz. Merkezi yönetim karar alırken, yerel halkın isteklerini göz önünde bulundurmuyor” demişti.

Sibel Yigitalp
HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp (Fotoğraf: Amedtoday)

Çarşamba günü Ahval’e konuşan Yiğitalp, “Davutoğlu’nun bir hayali vardı, ondan sonra gelenin başka bir hayali var. Ama burada kuşaklardır yaşayan halkın iradesini kimse dikkate almıyor. ‘Sizin hayaliniz nedir?’ diye soran yok” diyor.

Sur sakinleri kafalarına silah dayanarak evlerini boşaltmak zorunda kalmış, geri döndüklerinde ise evlerini ve eşyalarını yakılmış, yıkılmış halde bulmuşlardı. Üstelik Güneydoğu’da çatışmalar sonrası evlerinden, işlerinden olan halka yardım etmek için kurulan ve hayati öneme sahip STK’lar da KHK’lerle kapatılmıştı.

Sur halkı, şu anki durumun, 2012 yılında gündeme gelen ancak tepkiler sonrası rafa kalkan bir kentsel dönüşüm projesinin uygulamaya konması için bahane edildiğini düşünüyor. Dünya mirası listesindeki ilçelerinin buldozerlerle yıkılmasına tanık oluyorlar.

Sur Polis
(AFP)

Bunun karşısında, Sur’a kayyum olarak Adana’dan atanan Belediye Başkanı Bilal Özkan yılın belediye başkanı ödülünü alıyor.

Belediye Başkanı, Ali Paşa ve Lalebey mahallerindeki yıkım kararının 2008 yılında dönemin Büyükşehir Belediyesi, Sur Belediyesi, TOKİ ve Valilik arasında bölgede kentsel dönüşüp kapsamında alındığını ve protokolün imzalandığını iddia ediyor. “Yani bugün bağırıp çağırarak, halkı kışkırtmaya çalışarak gündemi meşgul edenler bu protokolde imza sahibidirler. Bu çerçevede TOKİ, tarafından tespitler yapılmış, acele kamulaştırma kararı alınarak tespit edilen bedeller eksiksiz olarak vatandaşlarımızın hesaplarına yatırılmıştır” diyor.

Yiğitalp ise, “Şu an hala altı mahalleye giriş yapamıyoruz. O mahallelerde nasıl bir yapılaşma oluyor, bilmiyoruz. Görenler son derece betonarme binalar yapıldığını söylüyor” diyor.

Yiğitalp, “Sur’daki halka ‘Hesabınıza para yatırıldı, evlerinizden çıkın’ deniyor. Ama hala para yatırılmamış hesaplar var. Ayrıca yatırılan paralar da çok düşük, halka evlerinden çıkmaları için 13 bin TL yatırılabiliyor. Hala ödenmemiş kiralar var. Elektrik yok, su yok; böyle bir ortamda ilçeye çevik kuvveti de yığarak insanlara psikolojik baskı yapıyorlar” diyor.

Güneydoğu Sanayici ve İş Adamları Derneği (Günsiad) Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu ise, Sur’da beş ay süren operasyonlarda 2 bin dükkanın kapandığını, 15 bin kişinin işsiz kaldığını söylüyor.