Oca 28 2018

Sur'da tarih yağmalanıyor, taşlar haraç mezat satılıyor

 

2015 yılında başlayan sokağa çıkma yasaklarının ardından, çok sayıda Kürt ili harabeye döndü ve on binlerce kişi yerlerinden edildi.

Yasaklardan ve çatışmalardan en çok etkilenen yerlerin başında Diyarbakır’ın Sur ilçesi geliyordu. Tarihi dokusu ve turist mıknatısı olan Sur, çatışma ve yasakların ardından tam bir enkaza döndü. Bu bölgenin tamamen yıkılması ise gecikmedi.

Sur’u ‘Toledo yapma’ niyeti ile çıkılan yolda, tarihi kalıntılardan tamamen temizlenmiş, yeni yapıların tarihi dokuyla uyumlu olmadığı bi aşamaya gelinmiş vaziyette. Şimdi bir de tarihi taşların haraç mezat satılması durumu sözkonusu.

VOA Türkçe’den Mahmut Bozarslan’ın haberine göre, yıkıntılar arasından çalınan taşlar haraç mezat satılıyor ve bu taşlar kimi eğlence mekanlarının dekorasyonu ya da temeli atılan bazı evlerin inşaat taşı olmuş vaziyette.

Bu taşların peşine düşen ve adının Mehmet olduğunu söyleyen bir kişinin hikayesi şöyle anlatılıyor:

“Sur’da yıkımların olduğu bölgeye 50’li yaşlarda bir kişi, mahalle sakinlerine Sur taşı aradığını söylüyor. Adamı adının Mehmet olduğunu söyledikleri mahalle sakinine yönlendiriyorlar. Mehmet’i bulan adam, yörede nahit taşı olarak bilinen ve tarihi yapılarda kullanılan bazalt taşlardan aradığını söylüyor.

Pazarlık yapılıyor, yaklaşık 100 tanesi 750 TL’ye anlaşma sağlanıyor. Bunların yanı sıra, bir de sütunlar ve sütun başları satılıyor. Sütun başlarının fiyatı ise 350 liradan başlıyor. Tarihi taş ticareti Diyarbakır’da ortaya yeni çıkan bir sektör.”

Bu taşların alıcısı da çok satıcısı da. Mahalle aralarında yıkıntıları gezen ve bu tarihi taşları toplayan kişiler daha sonra bu taşları satıyor.

Eğlence mekanları, sütun başı ve sütunlara talip olurken, daha düz taşlar ise evlerin temellerinde ya da restorasyonlarında kullanılıyor.

Alipaşa Mahallesi Muhtarı Abdullah Çelik, taşların değerli olduğuna dikkat çekiyor ve tepkisini şu sözlerle dile getiriyor:

"Her şey gitti, elimizde sadece taşlar kaldı. Bunların değerini ancak bilen bilir. Bu tarihi taşların yine bu sokaklarda kalmasını, duvarların dibinde kalmasını isterdik. İnsanlar başka yerlerden gelip görüp anılarını tazeliyor. Hepsini kaybettiler. Bu taşların hepsini işadamları alıp başka yerlerde evlerinde kullanacaklar. Onlara bir şey diyemiyoruz, satın aldıklarını söylüyorlar. Belediye, vakıf kilise kimse sahip çıkmadı."