Eyl 04 2019

Arap Medyası: Erdoğan'ın maskesi, Suriye'de yere düştü

Türkiye'nin Suriye'de izlediği yanlış politika Arap medyasının öncelikli gündemlerinden biri olmayı sürdürüyor. Suudi Arabistan'da yayınlanan Okaz gazetesi yazarlarından Rami el Halife el Ali, 'Suriyeliler Erdoğan'ın fotoğrafını yaktıklarında' başlıklı makalesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı ülkelerdeki kukla medya organlarının propagandası sonucu yıllarca kutsal bir kişiliğe sahip eşsiz bir popülarite elde ettiğini savunuyor.

Erdoğan'ı 'kağıttan bir kaplan haline dönüştüren sürecin başlangıç noktasının' Filistin davası olduğunu aktaran el Ali, 2009'daki Davos şovuyla Erdoğan'ın milleti sıkıntılarından uzaklaştıracak, beklenen sadık bir lider olarak sunulmaya başlandığını ifade ediyor.

El Ali, Erdoğan'ın bir yandan bir görüntüyü verirken diğer yandan da İsrail ile en güçlü ilişkiler kuran Ortadoğu ülke haline geldiğinin de altını çiziyor. 

Akabinde Türkiye'nin Arap Baharı'ndan nasıl faydalanmaya çalıştığını aktaran yazar konuyu Suriye'ye getirerek şunları söylüyor: 

"Erdoğan bir yandan aynı popülist söylem ve medya politikasını sürdürürken diğer yandan pragmatik ve oportünist bir politika izlemeye çalıştı.

Erdoğan, Suriyelilere duymak istediklerini söylerken, Suriye’nin kuzeyindeki bir askeri operasyonu (Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı) desteklemesi karşılığında Halep'in Rusya tarafından ele geçirilmesine razı oldu ve Suriye devrimini sonlandırmayı kabul etti.

Erdoğan Guta, Kalamun ve Sahil Huran'da olduğu gibi muhalefeti anlaşmaya zorlayarak rejim ve Rusya'nın yükselişini sağladı. Sonunda muhalefet bir alanda toplandı ve Rus, İran ve rejim lavları bu bölgeye dökülmeye başladı. Ve insanlar ölüm ve ihanet arasında terkedildi. En sonunda Erdoğan'ın tüm çirkinliklerini perdeleyen maskesi Suriyelilerin önüne düştü. Bazen bazı insanlara bazen yalan söyleyebilirsin ancak tüm insanlara her zaman yalan söyleyemezsin. Zamanla Türklerin tüm yalanları ortaya çıktı."

Londra'da yayınlanan El Arabi el Cedid gazetesi ise İdlib'de yerlerinden edilen Suriyelilerin Türkiye sınırına yakın yerlerde ilkel evler inşa ederek kışı geçirmeye hazırlandıklarını yazıyor. 

Gazetenin konuyla ilgili yazısından bazı bölümler şu şekilde:

"Bir yandan çadırlarda yaşama güçlüğü, öte yandan yüksek kiradan dolayı, Suriye'nin kuzeyindeki yerinden edilmiş insanlar, yerlerinden olmanın neden olduğu acıyı azaltmak için birbirleriyle işbirliği içinde arazide ilkel evler inşa ediyorlar. 

Yerinden edilmiş birçok aile, maliyetleri azaltan ve daha fazla finansal yüke maruz kalmadan daha uzun süre kalmalarını sağlayan çözümler aramaya başladılar. 

Önce bir arsa alıyorlar, sonra küçük bir oda inşa etmek için gerekli malzemeler tedarik ediliyor. Evlerin çatıları ahşap, sac ya da çadır olabiliyor. Her ne kadar biraz pahalıya mal olsa da bu evler çadırlara göre daha kış için daha korunaklıdır. 

Bu tür bir evin maliyeti 333 dolar ile 666 dolar arasında değişmektedir. Bu fikir son üç ayda yaşanan büyük göçlerin sonucu ortaya çıktı. 

Pek çok köy ve kasabada mülk sahipleri, arazilerini bu insanlara yaz sıcağından korunma amaçlı küçük barakalar inşa etmeleri için kiraladı. 

Ağustos başlarında Hama'dan gelen 30 aile Türkiye sınırına yakın Deir Hasan bölgesinde bir arazi satın aldı ve bu araziyi kendi aralarında bölüştürerek evler inşa etmeye başladılar. Bu evler yüz metrekarelik bir arsa içinde bir oda ve mutfaktan ibaret. Evlerin tavanları demir ve ahşap panellerle ya da naylon çadırlarla kapatılıyor. 

Gazeteye konuşan Halid Muhammed el Salih şunları söylüyor: 'Suriye'nin kuzeyinde bu tür evler hızla yayılıyor. Çünkü çadır alabilmek ya da yüksek kiralı evlerde yaşayabilmek çok zor. Evlerimize ve köylerimize dönmek imkansız olduğundan Hama'dan gelen aileler olarak işbirliği yaparak bu tür geçici evler inşa ediyoruz. Tabi hala binlerce aile imkanları olmadığından çadırlarda ve kiralik evlerde barınmaya çalışıyor."