Yaşar Yakış
Şub 02 2018

ABD’nin Suriye politikasının değişmezleri

ABD dış politikasının Suriye ile ilgili olarak hükümetten hükümete değişmeyen “sabit” ilkelerini tanımlamak zordur.

Bunlar bir bakanlıktan diğerine göre değişebilirler. Orta Doğu’da algılanış şekli de başlangıçta oluşturuldukları hâllerinden farklı olabilir. Bu yazıda bu değişmezlerin Türkiye’deki birçok çevre tarafından nasıl algılandığı analiz edilmeye çalışılacaktır. 

ABD’nin Suriye politikasında önemli değişmezlerden biri İsrail’in güvenliği olup, her ne kadar yönetim Kürtlerle iş birliğinin tümüyle “amaca yönelik ve IŞİD’e karşı işlevselliği üzerine kurulu” olduğunu söylese de Washington’ın Kürt politikası da bu amacın bir parçasıdır. İsrail, Arap ülkeleri tarafından çevrelenmiş durumdadır. Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt kuşağı oluşturma amacı bu nedenle önemlidir.

ABD, IŞİD’le savaşmasına yardım eden Kürtlerle iş birliğine giderek başlamıştır. Rakka’nın kurtarılmasında Türkiye ordusunun yapabileceği katkının farkında olmasına rağmen Washington, tutarlı bir biçimde Türkiye ile birlikte çalışmayı reddetmiştir.

İş birliğini reddetmesinin bir sebebi kısmen Suriye rejimi ile pazarlık masasına oturduklarında Kürtlerin daha güçlü bir konumda olmasını sağlamak için Kürt savaşçıları silahlandırma ve eğitmek için bir mazerete ihtiyaç duyması, kısmen de Türkiye ile diğer konularda olan anlaşmazlıklardı. 

İsrail’in güvenliğiyle ilişkisinden bağımsız olarak Washington’ın Kürt politikası aynı zamanda 180 yıldan uzun süredir uluslararası ilişkilerin gündeminde olan daha geniş bir sorunun parçasıdır.

Bu, Kürt azınlıklar barındıran ülkelere, yani Türkiye, Irak, İran ve Suriye’ye karşı dış aktörlere koz sağladığı için çekici bir konudur. .
 
ABD politikasının Suriye’de ikinci bir değişmeyen ilkesi ise İran’ın Suriye’de tutunmasını veya bunun için var olan zeminin güçlenmesini engellemektir. Bu sabit, dolaylı olarak ilk amaçla ilgilidir çünkü İran’ın Suriye’deki varlığı ABD’nin güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit oluşturmamaktadır.

ABD’nin İran’ın Suriye’de güç kazanmasını engelleme isteği İsrail’in İran’la ilgili tehdit algısıdır. ABD ordusunun Irak’tan çekilmesinden sonra ortaya çıkan boşluk, İran tarafından tek bir kurşun atılmadan doldurulmuştu. İran, bunu ince bir diplomasi yürüterek ve Irak nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Şiilere oynayarak başardı.

Irak’taki bu hamle, özellikle İran’ın Lübnan Hizbullah’ı aracılığıyla Lübnan’daki varlığı düşünülürse, İran’ın Suriye’deki işini kolaylaştırdı. Suriye, İran için egemenliğini Akdeniz’e genişletme çabalarındaki kayıp halkaydı. Bu Suriye’nin İran için öneminin nedenlerinden biri. Bir diğer nedense İran’ın  İsrail sınırı yakınında Suriye’nin güneybatısında bir askeri varlık oluşturma yönündeki çabası.

İsrail, muhtemelen İran’ın bunu gerçekleştirmesini engellemek için her şeyi yapacaktır. Aynı nedenle ABD; Tahran- Bağdat-Şam eksenini kendi denetimi altında tutmak için büyük çaba sarf etmektedir.

Bu hedefi gerekçelendirirken ABD  şimdiye dek IŞİD’le mücadeleye işaret etmiş olsa da, Suriye’deki durumun normalleşmesi sonrasında ABD’nin bu eksen üzerinde devam eden kontrolünü neyle açıklayacağı ileride görülecektir. İran, Suriye hükümeti tarafından davet edildiği için, bu ülkedeki askeri varlığını sürdürebilir. 

ABD politikasındaki üçüncü değişmez ise, Rusya’nın Orta Doğu’daki üstünlüğünü reddetmektir.  Rusya’nın Sovyet zamanlarından beri Akdeniz’de bir liman kenti olan Tartus’ta bir deniz üssü bulunmaktadır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bu üs atıl kalmıştır.

Suriye’deki kriz Rusya’ya Suriye’ye dönmek için altından bir fırsat sunmuştur. Türkiye’nin 17 saniye süresince Türk hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle bir Rus jetini vurması da Rusya’nın Lazkiye’nin güneyinde yer alan Hmeymim’de bir hava üssü kurmasına gerekçe oluşturdu. 

ABD, Orta Doğu’daki askeri gücünü azaltıp Pasifik kıyılarına odaklanmayı düşünmekteydi. Rusya’nın Orta Doğu’ya dönmesi ABD’nin bu konuda fikir değiştirmesine yol açmış ve bu kritik bölgede Rus gücüne karşı denge oluşturmak için kalmak zorunda bırakmış olabilir.

Suriye’yle ilgili olarak Türkiye ve ABD arasındaki tartışma ve IŞİD’e karşı savaş gibi bölgede yaşanan diğer gelişmeler ise yukarıda belirtilen sabitler tarafından şekillenen değişkenlerdir.