ABD'nin Türkiye ve İran'a verdiği en kötü taviz

ABD’li diplomatik kaynaklar, Washington'un bütün askeri birliklerini Suriye’den geri çekme kararı hakkındaki resmi açıklamalarını yakından takip ettiklerini ve kararın Moskova ve Washington arasındaki bir rol paylaşımı neticesinde alınıp alınmadığını soruşturduklarını vurguladılar.

Aynı kaynaklar, ABD yönetiminin aldığı iddia edilen bu kararın, Washington’un, Suriye’de askeri güçleri ve milisleri bulunan Türkiye ve İran’a karşı verdiği “en kötü taviz” olarak değerlendirdi.

Çekilme kararının, eski Başkan Barack Obama döneminden beri ABD’nin tutarsız Suriye stratejisinin başarısızlığının bir itirafı mahiyetinde olduğu belirtiliyor. Diğer yandan karar, Amerikan stratejisinin çöküşünden doğrudan yararlanacak olan Cumhurbaşkanı Beşşar Esad rejimini destekleyen Rus stratejisinin başarısını göstertiyor. Kaynaklar, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Amerikan kararını “sırtından vurmak” olarak nitelediğini ve büyük kayıplara yol açacağını düşündüklerini aktarıyor.

ABD basını Çarşamba günü, Washington'un askerlerini Suriye'den geri çekmeye hazırlandığını, bunun ABD'nin bölgedeki rolüyle ilgili soruları gündeme getirecek büyük bir adım olduğunu ve Washington’un Irak’ta konuşlanan askeri gücüne karşılık Rusya’nın da Suriye’de yerleşeceğini yazdı.  

CNN, bir ABD Savunma Bakanlığı yetkilisinin ağzından “askerlerin tam ve hızlı bir şekilde geri çekilmesinin planlandığını” aktardı; Wall Street Journal ise çekilmenin Kuzeydoğu Suriye'den başlayacağını iddia etti.

CBS News de, Beyaz Saray'ın, Pentagon'a ABD askerlerini Suriye'den çekmeye "hemen başlaması" talimatını verdiğini okuyucularına duyurdu.  

Suriye'deki ABD’li asker sayısı, doğu ve kuzeydoğu Suriye askeri üstlerinde yerleştirilen yaklaşık 2 bin kadar olduğu tahmin ediliyor.

ABD Başkanı Donald Trump Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Suriye'de "IŞİD terör örgütünü yenilgiye uğratma" hedefini gerçekleştirdiğini savundu. Bu açıklamadan hareketle gazeteler, Trump’ın Suriye’de konuşlandırılan ABD askerlerini geri çekme konusunu düşüneceğini iddia ediyorlar.

Trump, Twitter'dan paylaştığı bir mesajda, "Trump’ın başkanlığı döneminde Suriye'deki varlığımızın tek nedeni olan IŞİD’i yenilgiye uğratmayı başardık.” demişti.

Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio, ABD askerlerinin Suriye'den tam ve hızlı bir şekilde geri çekilmesinin oluşturacağı etkilerin, IŞİD’e karşı savaşın da ötesine geçen “büyük bir hata” olduğunu düşünüyor. Cumhuriyetçi meslektaşı Lindsey Graham ise, ABD güçlerinin geri çekilmesinin "IŞİD, Beşşar Esad, İran ve Rusya için büyük bir zafer olacağını" söylüyor ve şu endişesini belirtiyor: Bu adım, milletimiz, bölge ve dünyamız için yıkıcı sonuçlara yol açacaktır.”

Graham sözlerini şöyle sürdürüyor: "Radikal İslam’a karşı koymak için ortaklarımız ile iş birliği yapmak gelecekteki daha da zorlaştıracak. İran ve diğer şer odakları, çekilme kararını, İran'ın nüfuzunu artırma çabalarını bastırmada Amerikan’ın yetersiz kaldığını gösteren bir işaret olarak sunacaklar.”  

Ancak analistler, ABD yönetiminin Suriye’den çekilme kararının, son günlerde Suriye'nin Amerikan Temsilcisi James Jeffrey’in ortaya koyduğu tutum ve yaptığı açıklamalarla çeliştiğini ifade ediyorlar.  Çünkü Jeffrey, Suriye'de çözüm konusunda ülkesinin pozisyonlarına atıfta bulunarak, Rusya'nın bir anayasa komitesi oluşturarak Suriye'de siyasi çözümün başlaması için yeterli baskı uygulamaması durumunda Astana sürecini tanımaktan vazgeçmekle tehdit etmişti.

Öte yandan ABD’nin sürpriz çekilme kararı, Washington’un Türkiye’ye verdiği uyarılarla da çelişiyor. Zira ABD’ye bağlı Kürt güçlerinin bulunduğu doğu Fırat’ı hedef alacak herhangi bir askeri harekâta karşı Erdoğan rejimine birçok kez uyarıda bulunmuştu.

Diğer yandan Pentagon, taraflar arasında herhangi bir sürtüşmeye engel olmak için Kürtlerin kontrolü altındaki bölgeyi Türkiye ile ayıran sınır boyunca izleme mevkileri kurup Türk tarafına sınırların ihlal edilmeyeceğine dair güvence vermişti.

Diplomatik kaynaklar, son ABD kararının, daha önce Suriye ile ilgili güvenlik, siyasi ve askeri forumlar tarafından açıklanan hiçbir siyasi harita veya rotayla tutarlı olmadığına atıf yaparak, kararın Amerikan yönetimi kurumları içindeki bir iç çatışma veya hesaplaşmanın dışa yansıması olasılığının yüksek olduğunu ifade ediyorlar.

İsminin açıklanmasını istemeyen Lübnanlı bir politikacı ise, ABD'nin geri çekilmesini "en kötü yenilgi" olarak nitelendirdi. El Arab gazetesine verdiği demeçte, "ABD askerlerinin Suriye'den çekilmesi, Türkiye ve İran'a verilen karşılıksız bir tavizden başka bir şey değil” dedi.

Gözlemciler, iyi hesaplanmamış Amerikan adımının, Fırat’ın doğusu hakkındaki Türkiye tehditlerinin sonucu alındığı şeklinde bir algı oluşturacağına parmak basıyorlar. Bu durum da Erdoğan'ın Suriye Kürtlerini tehdit etme eğilimini besleyecek, askeri müdahalenin önünü açacak, istediği gibi bir tampon bölge kurulmasına yardımcı olacak bir etken olarak görülüyor. Özellikle Rusya’nın son zamanlarda Erdoğan rejiminin ABD varlığına ve Kürtlerin bölgede yayılmasına karşıt söylemleri artırmasına verdiği destek göz önüne alınırsa doğru bir teşhis olma ihtimali yüksek.  

Ayrıca uluslararası ilişkiler uzmanları, ABD'nin Suriye’den geri çekilmesinin, İran'ı kısmi bir geri çekilme fikrine iten, uzman ve müttefik milislerinin Suriye’deki dağılım haritasının yeniden gözden geçirmek zorunda bırakan ABD baskılardan kurtaracağı görüşünü dile getiriyorlar.

Öte yandan Rusya, ABD’nin acil bir seçenek olarak İran’ın Suriye’den çekilme talebi karşısında rahatlamış olacak. Çünkü Rusya, ABD ve İsrail’in baskıları neticesinde talebi Kabul etmiş ve İran’ı bu konuda zorlamaya başlamıştı.

Washington Suriye’den çekilme kararı aldığı sırada Türkiye’yi ziyaret eden İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, “ABD dikteleri döneminin sona erdiği” ve “Erdoğan’ın son aylarda İran’a yaptırımlar karşısındaki duruşunun çok iyi ve doğru olduğu” açıklamasını yaptı.

Trump'ın çekilme için gerekçe olarak öne sürdüğü “IŞİD’in tam yenilgiye uğraması”, ne ABD yetkililerini ne de Batılı müttefiklerini ikna etmiş gözükmüyor. Çünkü uluslararası koalisyon, son zamanlarda sürekli Suriye topraklarındaki radikallere hava bombardımanı yaptığını ve müttefik SDG’nin, kendi kontrol bölgelerindeki IŞİD savaşçılarına karşı operasyonlarını sürdürdüğünü duyuruyordu.

Çarşamba günü İngiltere savunma bakanlığında bir bakan/yetkili, ABD Başkanı’nın “IŞID’in Suriye’de yenildiği” düşüncesinin yanlış olduğunu ifade etmiş, diğer İngiliz bakan Tobias Elwood ise "Kesinlikle katılmıyorum" demişti.

Savunma Bakanlığındaki İngiliz Bakan Twitter adresinden paylaştığı mesajda “IŞİD, başka radikal şekil ve biçimler aldı ve oluşturduğu tehdit halen güçlü bir şekilde devam ediyor” şeklinde açıklama yapmıştı.  

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da yaptığı açıklamada, İsrail’in, Amerika’nın askeri güçlerini Suriye'den çekme kararını değerlendireceklerini ve çekilme güvenliğini sağlamak için çalışacaklarını belirtti.