Tiny Url
http://tinyurl.com/y7ftt8b8
Eyl 10 2018

ABD'ye göre, Esad hangi kimyasal silahı kullanacağını seçti

The Wall Street Journal Gazetesi, ABD'li yetkililerin, İdlib'e operasyon hazırlığındaki Esad güçlerinin klorin gazı ile saldırı düzenleyeceği ihtimalinin bulunduğunu ve ABD'nin bir  misillemeye hazırlandığını yazdı.

Binlerce insan evlerini terkederken, yedi yıllık Suriye savaşının son ve belirleyici muharebesinde İdlib’e klorin gazı saldırsı düzenlenebilir.

Amerikan yetkilileri Suriye Başkanı Başar Esad’ın muhalif güçlerin elindeki son kaleye düzenlenecek saldırıda klorin gazı kullanımına onay verdiğini, bunun da bir Amerikan misillemesi ihtimalini doğurduğunu belirttiler.

Geçtiğimiz günlerde Suriye üzerine yapılan bir tartışmaya tanık olan kaynaklar, Başkan Trump’un, İdlib’de bir katliam yaşanması durumunda, Başar Esad’a karşı çok büyük bir saldırı düzenleme tehdidinde bulunduğunu belirtiyorlar. Suriye’nin kuzeydoğusunda yer alan İdlib vilayeti, üç milyondan fazla insanın ve 70 binden fazla muhalif savaşçının son sığınağı.

Bir saldırının engellenmesi yönündeki uluslararası çabalar, Esad’ı devirmek için giriştikleri yedi yıllık bir mücadelenin ardından, nihai bir yenilginin eşiğinde bulunan muhalif güçlere son bir darbe vurmaya hazırlanan Suriye, Rusya ve İran’ı bu kararlarından vazgeçiremedi.

Rusya ve Suriye hava saldırılarına hız vermiş durumdalar ve Suriye’nin hükümet kontrolündeki bölgelerinde yaşayan binlerce sivil yaşadıkları yerlerden tahliye edildi. Esad, bir saldırının yeni bir insani krize yol açacağını dile getiren Birleşmiş Milletlerin, Türkiye’nin, Amerika’nın ve diğer ülkelerin bu uyarılarını dikkate almadı.

Fransa’nın BM temsilcisi Francois Delattere, geçtiğimiz hafta BM Güvenlik Konseyinde yaptığı bir konuşmada “Suriye yine uçurumun kıyısına gelmiş durumda”  dedi.

Pentagon olası bir misilleme için askeri seçenekleri oluşturmaya başlamış olsa da, Trump askeri bir tepkiyi neyin tetikleyeceğine ve Amerika’nın Suriye’de Esad’a yardım eden Rus veya İran güçlerini hedef alıp almayacağına henüz karar vermedi.

Amerika, askeri bir saldırı yerine, Suriyeli yetkilileri doğrudan hedef alan ekonomik yaptırımlar uygulayabilir.

Üst düzey bir yetkili “Amerika’nın bir saldırıya ille de askeri bir tepki vereceğini söylemedik” dedi ve ekledi “elimizde hem siyasi araçlar, hem de ekonomik araçlar var. Esad o pervasız, tehlikeli adımı atacak olursa, buna tepki vermenin çok sayıda farklı yolu bulunuyor,” dedi.

Amerikalı yetkililer, Amerika’nın eline geçen ve Esad’ın askeri bir saldırıda klorin gazı kullanımına onay verdiğine işaret eden yeni bir istihbaratın bir katliam yaşanacağına ilişkin endişeleri artırdığını belirttiler. Alınan istihbarattan Esad’ın sinir gazi adıyla da bilinen ve uluslararası hukukun yasakladığı sarin gazının kullanımına da izin verip vermediği anlaşılmıyor.

Geçtiğimiz pazar günü görüşülen Amerikalı yetkililer klorin gazı kullanımının Amerika’nın askeri bir tepki vermesini tetikleyip tetiklemeyeceğini belirtmediler.

Pentagon sözcüsü Dana White, “Amerika’nın askeri planları ile ilgili bir yorum yapamam ama, Esad’ın sarin ve klorin gazları gibi kimyasal silahları geçmişte kullanmış olduğu ve sivillerin yaşamına değer vermediği gayet iyi bilinen ve belgelenmiş gerçekler” dedi.

Trump, geçtiğimiz iki yıl içinde saldırılarda Sarin gazı kullanmak ve aralarında kadın ve çocukların da olduğu çok sayıda sivilin ölümüne neden olmakla suçladığı Esad’a karşı iki defa hava saldırısı düzenledi.

Trump yönetimi bu kez önce Esad’a kimyasal silahlar kullanması halinde Amerika’nın buna tepki vereceğini belirterek bir kırmızı çizgi çizdi. Ancak yönetimin tavrı son bir kaç gün içinde serteşti, zira Trump Esad’ın İdlib’i geri almaya çalışması halinde Amerika’nın bir hava saldırısına daha maruz kalacağını açıkladı.

Trump, geçtiğimiz hafta The Daily Caller adlı muhafazakar haber sitesine verdiği mülakatta “verdiğim bu mesaj, Esad’a belki bir sinyal yollar” dedi ve ekledi: “yani demek istiyorum ki bakalım ne olacak, göreceğiz, ama çok feci bir şey.”

Amerikalı yetkililer haftalardır bir saldırıyı engellemek için çaba sarfediyorlar. Amerikalı yetkililer, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, Rus meslektaşlarından, İdlib’de kimyasal silahların kullanılmamasını sağlamalarını istediklerini belirtiyorlar.

Ancak Amerika’nın tehditleri, geçtiğimiz Pazar günü pek de bir etki yaratmışa benzemiyordu. Rusya ve Suriye’nin İdlib ve Hama vilayetlerine düzenledikleri hava saldırılarında yirminin üzerinde sivil yaşamını kaybetti.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin bildirdiğine göre, rejim güçlerine bağlı helikopterler 55 varil bombası attılar, Rus savaş uçakları da başka hava saldırısı düzenlediler ve Hama ve İdlib vilayetinin güney bölgelerinde yaşayan binlerce insan evlerini terkederek kaçmak zorunda kaldı.

Merkezi Fransa’da bulunan ve Suriye’nin muhalif güçlerin kontrolündeki bölgelerinde sağlık hizmetlerine destek veren bir yardım kuruluşu olan Sağlık Hizmetleri Örgütleri Birliğine göre, geçtiğimiz Cuma gününden beri rejim güçleri ve Rusya tarafından düzenlenen saldırılarda üç hastane, iki acil yardım merkezi ve bir ambulans sistemi vuruldu ve binlerce insan sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldı.

Esad’a Suriye’nin muhalif güçlerin kontrolündeki bölgelerini geri almak için yardım eden Rusya ve İran, geçen hafta Türkiye’nin muhalif güçlerin son kalesine saldırılmaması yönündeki talebini geri çevirdiler.

Rusya Amerika’nın uyarılarına da red ederek, Suriye’deki muhalif savaşçıların, bir Amerikan saldırısını tetiklemek için, kimyasal silah kullanabileceklerini iddia etti. Amerikalı yetkililer, Suriyeli muhaliflerin bu tür bir saldırıyı düzenleyebilecek askeri kabiliyete sahip olduklarını gösteren herhangi bir kanıt bulunmadığını belirttiler.

Amerika Suriye’ye daha önce de iki hava saldırısı düzenlemişti. Amerikanın düzenleyeceği üçüncü hava saldırısı ilk ikisinden daha kapsamlı olabilir ve Trump  Esad’ın ordusuna daha ağır bir darbe indirmek için Rusya’nın hava savunma sistemleri gibi hedefleri vurup vurmamak konusunda bir kez daha karar vermek zorunda kalabilir.