Erdoğan, savaşı durdurmak için mi Suriye ordusunu hedef alıyor?

Dokuz yıllık Suriye iç savaşında Türkiye’nin ilk kez Suriye ordusunu hedef alması dünyada yankılanmaya devam ediyor.

New york merkezli Yüzyıl Vakfı uzmanlarından Aron Lund tarafından World Politics Review’de kaleme alınan makalede ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ne de Rus Lider Vladimir Putin’in, her ne kadar farklı taraflarda yer alsalar da İdlib’in ilişkilerine zarar vermesine izin vermeyeceği belirtiliyor.

Pazartesi günü Suriye rejim güçlerinin, İdlib’e yığınak yapan Türk askerlerini hedef alması üzerine sekiz Türk askeri ölmüş, olay üzerine Erdoğan savaş uçakları ve toplarla Suriye rejim güçlerine yönelik saldırı emri vermişti. Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türkiye’nin verdiği karşılıkta 76 Suriye askerinin bertaraf edildiğini söylemişti.

Suriye’deki savaşın baş aktörleri Türkiye, İran ve Rusya arasında savaşı durdurmak için yapılan hiçbir görüşmenin başarılı olamadığını aktaran Lund, Suriye rejiminin tüm toprakları kontrol altına almaya çalıştığını ancak şimdiki hedefinin ağırlıklı olarak Şam’ı Halep’e bağlayan M5 karayolunu kontrol altına almak olduğunu belirtiyor.

29 Ocak’ta rejim güçlerinin İdlib Vilayeti’nin ikinci büyük kenti Maaret el Numan’ı ele geçirmesi ve bir sonraki stratejik nokta Sarakib’e yönelmesi üzerine alarm zilleri çalan Türkiye bölgeye en az 400 araçlık bir askeri konvoy göndermişti. Ancak Türkiye’nin bu hamlesi dahi Suriye rejim güçlerinin ilerleyişini durduramadı ve Sarakib kent merkezinin de Suriye ordusunun kontrolüne girdiği öne sürülüyor.

Suriye rejiminin her ne pahasına olursa olsun M5 karayolunun denetimini sağlamaya çalıştığını ve sivil kayıpları önmesemediğini yazan Lund, ‘Soru, Türkiye’nin ani güç gösterisi ya Esad’ın hesabını, ya da Rusya’nın müttefiki olduğunu değiştirecek.’ diyor. 

Ankara’nın kamuoyu önünde esas olarak Suriye’deki personelini korumak istediğine vurgu yaptığını aktaran Lund, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Fahrettin Altun’un, ‘Eğer Rusya, Esad rejiminin bizi hedef almasını engelleyemezse, bugün yaptığımız gibi herhangi bir tehdite cevap vermekte tereddüt etmeyeceğiz.’ şeklindeki sözlerini aktarıyor.

Türkiye rejim güçleri ve müttefiklerinin ilerleyişini durdurabilmek için birliklerini Sarakib etrafında yeniden konumlandırmıştı. Ankara’nın, Esad ordusunun İdlib’in tamamını ya da önemli bir kısmını ele geçirerek yeni mültecileri Türkiye sınırına göndermekten endişe ettiğini belirten Lund, halihazırda Türkiye’de üç buçuk milyon mülteci bulunmasından dolayı Erdoğan’ın bu konuda taviz veremeyeceğini aktarıyor.

İdlib’de askeri güç gösterisi yapan Erdoğan’ın İdlib’in patron olarak kendini konumlandıran Rusya ile yeni bir anlaşma yolunu zorlamak istediğini ifade eden Lund makalesinde şu görüşleri dile getiriyor:

‘Her ne kadar Putin, İdlib’in büyük bir çoğunluğunu kontrol eden Türkiye destekli İslamcılara karşı bir sevgisi olmasa ve Esad’ın korkunç taktiklerine iyi gözle baksa da, Erdoğan’la derin olan ilişkisi için büyük bir yatırım yaptığından dolayı aslında çıkarları bölünmüş durumda. Büyük bir ticaret ve enerji ortağı olarak Rusya’nın güney sınırında sürekli bir etkiye sahip olmasının yanısıra NATO’da güçlü ancak politik olarak geri planda kalan Türkiye, Kremlin için çok stratejik önemde olan bir ülke.

Son birkaç yılda Rusya, tepkilerini test etmek ve taviz koparmak için rahatsız edici birkaç girişimde bulunmaktan geri durmadı. Ancak şimdi Ankara, Putin’in Suriyeli müttefiki ile karşı karşıya geldiğine göre Moskova aynı şekilde cevap mı verecek yoksa bir uzlaşma mı arayacak? 

Cevap Erdoğan’ın bu konudaki gündeminin ne kadar hırslı olduğuyla ilgili. Eğer Ankara basit bir şekilde İdlib’de Türk askerlerine yönelik saldırılara karşı caydırıcı olmak istiyorsa, Rusya kamuoyu önünde bazı eleştirilerde bulunabilir anca özelde bunu anlayışla karşılayabilir. Ancak Türkiye Esad’ın hayati M5 karayolu üzerinde ilerlemesini engellemek isterse Rusya’nın bu durumu kabul etmesi zor olabilir.

Şimdiye kadar Türkiye’nin gerilimi tırmandırdırmasına Rusya sessiz kalarak cevap verdi. Rus askeri yetkililer Erdoğan’ın Suriyeli askerlere karşı F-16’ları gönderdiğine dair iddialarını yalanlamakla yetinirken, Türk askerlerinin öldürülmesinin şanssız bir hata olduğunda ısrar ettiler.’

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar