Thomas Seibert
Kas 28 2017

Erdoğan'ın Suriye politikasından çarkedişi işe yarayacak mı?

 
Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye lideri Esad'ın savaş sonrası rolünü sessizce kabul etmesini takiben, Türkler, bu siyasi dönüşün, neredeyse yedi yıllık savaşın ardından Suriye'nin yeniden inşa edilmesine hizmet ettiği kadar, ülkenin güvenlik çıkarlarını korumaya da yarayacak mı diye merak ediyorlar.
 
22 Kasım'da Sochi'deki Russion Black Sea'de, Rusya Başkanı Vladimir Putin, İran Başkanı Hassan Rohani'yle birlikte gerçekleştirilen zirvede Erdoğan, üç kilit oyuncu arasında “Suriye halkının öncülüğünde yürütülecek kapsayıcı, özgür ve adil siyasi süreci  hayata geçirilmesinde” anlaşmaya varıldığını söyledi.
 
Ama, son birkaç yıldır Esad'ı en şiddetle eleştirenlerden biri olan Türk cumhurbaşkanı, yıllardır Ankara'nın Suriye politikasının kilit unsuru olan, Suriye başkanına iktidarı bırakma talebini dile getirmedi.
 
Sochi'de Erdoğan, bir gün önce aynı şehirde, Esad ile buluşan, en önemli uluslararası ittifakı olan Rusya lideriyle aynı masaya oturdu. Erdoğan'ın yeni duruşu Esad'a karşı savaşlarında Türk desteğinin keyfini çıkaran Suriye muhalif gruplarının canını sıkabilir.
 
Analistler, Ankara'nın Esad'a yönelik duruşlarını, Suriye başkanının kaderinden daha önemli olan bir amacı gerçekleştirmek, Kürtlerin Türkiye sınırına 900 kilometre kala otonom ve hatta bağımsız bir yurt kurmalarına engel olmak için değiştirdiğini söylüyor.  
 
Sochi'den dönüş uçuşunda Erdoğan, kendisiyle birlikte seyahat eden muhabirlere işler ilerlerse Ankara ve Şam arasında bir iletişimin imkansız olmadığını söyledi. TRT'nin haberine göre “Yarın ne olacağı koşullara bağlı” diyen Erdoğan “Siyasetin kapıları son ana kadar her zaman açıktır” dedi.
 
Erdoğan'ın iktidardaki AKP’nin sözcüsü Mahir Ünal da artık Türkiye için Esad'ın istifasının Suriye'de siyasi çözümün önşartı olmaktan çıktığını teyit etti.
 
Ünal “Bugünden, siyasi çözümde geçişin Esad ile ya da Esad'sız olacağına yönelik kesin bir pozisyon almak görüşmelerin mantığına aykırı” dedi. Ankara'nın Esad'ın devlet başkanlığı yapmaya devam ettiğini görmek istemediğini ekleyen Ünal “kırmızı çizgi”sini çekerken bir yandan da Suriye başkanın bir çeşit rol almasını kabul edeceğini de ima etti.
 
Siyaset bilimci Serdar Erdurmaz, ABD'den yardım alma çabaları suya düşen Türkiye'nin, Kürt meselesinde Rusya'nın desteğini kazanmak için Esad'a yönelik iflah olmaz karşıtlığını sona erdirmesinin bir gereklilik olduğunu söyledi. Suriye sınırına yakın Gaziantep'te Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı olan Erdurmaz, Türkiye'nin İslam Devleti'yle savaşında “ABD ile işbirliği yapmaya istekliydi” dedi. Erdurmaz, Kuzey Suriye'nin büyük kesiminin, milisleri Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile kontrol altında tutan Suriyeli Kürt partisi Demokratik Birlik Partisi'ni kastederek “Ama ABD, PYD ile işbirliği yaptı” diye ekledi.
 
Türkiye, PYD ve YPG'nin, 1984'ten beri Ankara ile savaşan, ABD'nin de dahil olduğu pek çok Batı ülkesince terörist örgüt olarak görülen Kürdistan İşçi Partisi'nin (PKK) Suriye kanadı olduğunu söylüyor. Türklerin eleştirilerine karşın Washington da IŞİD'i yenmede PYD ile işbirliğinin vazgeçilmez olduğunu söylüyor. Erdurmaz “Bu Türkiye'yi Rusya'ya yönlendirdi” diyor. Erdoğan'ın Putin ile artan işbirliği, Kürtlerin ne kadar ilerlediğini görmek için bölüklerini kuzey Suriye'ye göndermesine yaradı.
 
Asıl soru Putin ile kurulan bu yeni ortaklık, Suriye'nin siyasi geleceği konusunda Erdoğan'ın hükümetinin isteklerinin karşılanıp karşılanmadığı. Erdoğan, Putin'in, kendisine Esad'ın da PYD ve YPG'yi “olumsuz” addettiğini anlattığını söyledi. İlk sınav, birkaç hafta içinde Sochi'de, Esad hükümeti ve muhalif grupların arasında gerçekleşecek olan Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nde verilecek.
 
Ortak bir açıklamada, Erdoğan, Putin ve Rohani muhalefet temsilcilerine “Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği, toprak bütünlüğü ve bölünmez karakterine” bağlılık çağrısı yaptı. YPG ve PYD'yi kasteden Erdoğan, Türkiye'nin “terör örgütleri ile aynı çatı altında olmayacağını” açıkça söyledi.
 
Ama Erdoğan'ı eleştirenler, Türk cumhurbaşkanının Suriye konusundaki dönüşünün başarısızlıkla sonuçlanabileceği yönünde uyarıyor. Gazeteci Hasan Cemal, Türk haber sitesi T24'teki köşesinde, ortak bildiride Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması çağrısının Suriyeli Kürtlerin özerkliğini dışlamadığını yazdı. Suriyeli Kürtlerin ABD, Rusya ve İran'ın desteklerini almaya devam edeceğini belirten Cemal “Erdoğan istediği kadar bağırsın hiçbir işe yaramaz” diye yazdı.
 
Hürriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapan Murat Yetkin ise Suriye konusunda kuralları koyanın Türkiye olmadığına dikkat çekerek “Bu oyunu Rusya ve Rusya Başkanı Vladimir Putin kurdu” ifadelerini kullandı.
 
Ama siyaset bilimci Erdurmaz, Erdoğan'ın Rusya ve İran ile ittifakının sadece taktik olduğunu söylüyor. Moskova'nın Suriye politikalarının çok hızlı değiştiğini belirten Erdurmaz “Türkiye Rusya'ya güvenemez” dedi. Erdurmaz, Ankara'nın öncelikli amacının Suriye'nin stabilize olması ve güney sınırından PYD tehdidinin kaldırılması olduğunu söyledi. Bu amaca ulaştığında, Türkiye'nin Rusya ile ittifakının bir önemi kalmayacağını belirten Erdurmaz “Orta vaadede Türkiye Barı ile ilişkilerini geliştirecek” dedi.