FT: Putin, Trump'ın çekilmesini Ortadoğu'daki rolünü güçlendirmek için kullanıyor

Rus Lider Vladimir Putin'in Körfez ülkeleri Suudui Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne düzenlediği tarihi ziyaretle aynı dönemde, Rusya destekli Suriye rejimi askerleri, Türkiye sınırının hemen dibindeki Menbiç'e girdiler.

Menbiç operasyonu, Rusya'nın arabuluculuğuyla Kürt gruplar ve Suriye rejimi arasında yapılan anlaşma çerçevesinde gerçekleştiriliyor.

Rusya'nın bölgenin en etkin gücü olmaya başlamasını 'Putin, Trump'ın çekilmesini Ortadoğu'daki rolünü güçlendirmek için kullanıyor' başlığıyla veren İngiliz Financial Times gazetesi Rus Lider Vladimir Putin'in Beşer Esad'ı destekleme stratejisinin haklı ancak, pek çok riski de beraberinde getirdiğini belirtiyor. 

Yazıda ilginç görüşler dile getiriliyor:

"Rus paralı askeri telefonunu yavaşça döndürürken görüntüye Menbiç yakınlarında terkedilmiş ABD üssündeki sıralı çadırlar ve terkedilmiş ekipmanlar takılıyor. 

Paralı asker tedarikçisi Oleg Blokhin twitter'dan yaptığı paylaşımda, 'Dün onlar buradaydı, bugün biz.' ifadelerini kullanıyor. Rus Savunma Bakanlığı da Menbiç'teki ABD üssünün artık Rus ve Suriye güçleri tarafından kontrol edildiğini duyurdu. 

Değişen işgalciler Rusya'nın Suriiye'de nasıl asıl güç haline geldiğini, sekiz yıllık savaşta, ABD'nin sessizliğini ve müttefik ağını da dağıtarak Ortadoğu'da etkisini nasıl planladığını ortaya koyuyor. 

Suriye rejim güçleri muhaliflerin bulunduğu yöne doğru ilerlerken Putin de 12 yıl aradan sonra ABD'nin Arap dünyasındaki en önemli müttefiki Suudi Arabistan'a ilk resmi ziyaretini gerçekleştiriyordu. 

Putin, Suudi Arabistan'ın Veliaht Prensi Muhammed bin Salman'a 'Tüm işbirliğimiz, bölgedeki barış ve güvenliği güçlendirmeyi amaçlamaktadır.' dedi.

Rusya ve müttefikleri ABD'nin bölgeden çekilmesiyle birlikte kazanımları daha da pekiştirme imkanı elde ettiler. 

Şehirlerine yönelik Türk işgali ile birlikte Kürtler Rusya destekli Suriye ordusu ile ittifak yapmak zorunda kaldılar. Bu anlaşma ile Suriye Kürtlerin kontrolündeki geniş topraklar üzerinde de otoritesini sağlamış olacak. 

Birkaç gün öncesine kadar Putin'in 2015'ten beri sürdürdüğü Suriye kumarının niteliği tam olarak bilinmiyordu. Kürtler ve Suriye rejimi arasında sağlanan anlaşma ile; esnek dostluklar ve sert düşmanlarla kucaklaşmasını dahi sağlayacak amansız pragmatizmiyle Rusya bölge üzerindeki etkisini yeniden tesis edecek. 

'Rusya diğerlerine nadiren ne yapacağını söyler. Diğerlerinin en çok neyi istediğini ve neyi yapmak istemediğini anlamaya çalışır.' diyen Moscow Carnegie Center Direktörü Dmitri Trenin, Rusya'nın bu temeller üzerinde de karşılıklı bir uzlaşma yolu aradığını belirtiyor. 

Suriye krizinin zirveye çıktığı bir anda Putin, Körfez ülkelerine koreografik bir ziyaret gerçekleşmesi Kremlin'in Ortadoğu'daki alan genişliğini ortaya koyuyor. 

Rusya'nın Suriye Özel Temsilcisi Alexander Lavrentiev, Salı günü Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el Nahyan ile görüşen Putin'in aynı anda Şam ve Ankara arasında muhtemel bir askeri çatışmayı önlemek için devreye girdiğini belirtiyor. 

Mısır'daki halk ayaklanmasından sonra Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in düşürülmesinde Obama Yönetimi'nin olduğunu düşünen Arap Körfez ülkeleri yine de ABD'nin Suriye'den çekilmesi karşısında endişe ediyordu. 

Donald Trump'ın iktidara gelmesini Riyad ve Abu Dabi, Washington'la ilişkileri yeniden rayına oturtmak için bir fırsat olarak değerlendirdiler ve Trump'ın Tahran'a karşı duruşunu memnuniyetle karşıladılar. Fakat bu ümitleri, Haziran'da bir ABD dronunun düşürülmesinden sonra Trump'ın Tahran'a yönelik bir saldırı gerçekleştirmeyeceğini açıklamasıyla suya düştü. 

Bu arada Rusya, Suriye konusunda karşı safta yer alan Riyad ve Abu Dabi ile ilişkilerini geliştirmeye başladı. 

Dubai merkezli siyasi analistlerden Abdulhalik Abdullah, Ruya ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin Suriye de dahil tüm cephelerde yakınlaştıklarını, Rusya'nın Suriye'de Tahran'a karşı en önemli denge olarak görüldüğünü ifade ediyor. 

Pazar akşamı Rusya'nın Hmeim'deki Üssü'nde Kürt güçleriyle anlaşma yapan Şam bir yandan gücünü artırırken, diğer yandan da Moskova'nın Suriye krizinde, bazı tehlikeler barındırsa da en etkin arabulucu olduğunu ortaya koydu. 

Bu anlaşmanın uygulaması ile ilgili bazı belirsizlikler bulunuyor çünkü bu anlaşmanın Türkiye'nin işgalini sonlandırıp sonlandırmayacağı bilinmiyor. 

Uzmanlara göre Kürtler ve Şam arasında varılan anlaşma çatışmada asıl sorumluluğu Moskova'ya veriyor. Daha fazla Rus askeri ve uçağının çatışma alanına sürülmesi siyasi çözüm isteyen Putin'i daha fazla çatışmanın içine sürükleyecek. 

Rusya ayrıca hem NATO üyesi ve hem de askeri ortağı Türkiye'yi, operasyona karşı çıkması durumunda üzme endişesi ile de karşı karşıya. 

Rusya şimdi Türkiye, Kürtler ve Suriye arasında bir çözüm bulmak zorunda. Trenin'e göre çok zor ancak imkansız değil. Trenin, 'Rusya'nın Ortadoğu'ya askeri sevkiyatı ve diplomatik hamlelerinin sürekli olacağı görülüyor.' diyor.

Moskova'nın Kürtler ve Suriye arasındaki arabuluculuğu, Kürtleri terk eden ABD'yi güvenilmez bir müttefik durumuna da getirecek. 

Anlaşma, Rusya'nın uzun süredir gözden uzak tuttuğu savaştan sonra barış için bir yol haritasını yürürlüğe koyma şansı da oluşturacak. 

Kürt savaşçıların ABD ile ittifakı Şam ile görüşmelerin önündeki bir engeldi. Yeni bir anayasa hazırlama çalışmaları yürüten Rusya, Kürt grupları çözüm heyetinin dışında tutmuştu."