'İdlib’te Suriye halkı son hesaplaşma öncesi akıbeti bekliyor'

İdlib'te büyük bir fırtına kapıda. Suriye ordu güçleri havadan bildiri dağıtarak bu bölgede yaşayanlardan işbirliği talep ediyor. Ancak yaşanacakların boyutu herkesi korkutuyor.

Gul Tuysuz, Arwa Damon and Brice Laind'in CNN International'daki haberine göre, Urem Kubra köyünde yaşayanlar etrafı yıkıntılarla çevrili bir adama doğru işaret ediyor. 
Köyün yaşlılarından biri “Pek konuşamaz. Hala şokta.” diyor, 33 yaşındaki İbrahim Abu Naif’i kastederek.

İbrahim, eskiden evi olan enkazın üzerinde molozların arasından kazıp çıkardığı çocuk giysilerini güzelce yığmış. Arasında “sports” yazan mavi bir ceketi kaldırıp yüzüne götüren İbrahim, bunu yaparken koklayabilmek için derin bir nefes alıyor. 

“Bu, Nayef’indi. O artık yok.” diyor İbrahim, 3 yaşındaki oğlu hakkında. 

Daha sonra kırmızı beyaz örgülü bir hırka, Noel desenleriyle süslü bir pantolon ve çizgili bir tişört çıkarıyor. Bu giysilerin hepsi geçtiğimiz hafta yaşanan hava saldırılarında hayatını kaybeden dört çocuğuna ait.

İbrahim’in bir çocuğu kurtulmuş. 

“Hatice. Hatice hayatta ve babaannesinin yanında. Kafasından yaralandı.” diyor İbrahim, Hatice’nin pembe kazaklarından birini CNN’e göstererek. 

Suriye hükümetine ait savaş uçakları İdlib’in hemen dışında bulunan isyancıların elindeki Urem Kubra’yı vurduğunda, kadınların çoğu çocuklarıyla birlikte evlerinde akşam yemeği hazırlıyordu. Tanıklara göre uçaklar ilk bombaları bırakmadan önce 10 dakika kadar havada tur attı. Daha sonra salvolar yapan jetler kasabayı iki kere daha vurdu. 30 dakikada çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 40 kişi hayatını kaybetti. 

10 yaşındaki İbrahim Derviş de saldırı sonrası Urem Kubra köy meydanında, arkadaşlarıyla birlikte oynadığı dondurmacı dükkanın bir ilerisinde, nereye gideceğini bilmeden dolaşıyor
“Arkadaşlarım Muhammed Hasan, Mays ve Ömer’i özlüyorum” diyor. Üçü de saldırıda hayatını kaybetmiş.

Dondurmacı dükkanı da yerle bir olmuş. Derviş bu dükkandan vanilya ve vişneli külahta dondurmayı 100 Suriye pounduna (1 dolar) alabildiğini ve dükkan sahibinin onlara sık sık bedava dondurma da verdiğini söylüyor.

“Arkadaşlarım öldüğü ve artık dondurmacımız olmadığı için üzgünüm”. 

Bu sahneler Suriye genelinde son yedi senedir yaşanıyor. İdlib, savaşın ana uluslararası tarafları olan Rusya, Türkiye ve İran’ın çatışmaların azaltılması yönünde anlaştığı birkaç bölgeden biri. Buna rağmen isyancılara ait olduğu iddia edilen bölgeleri, tıbbi tesisleri ve meskun mahalleleri defalarca bombalandı. 

Suriye hükümeti geçtiğimiz yıl içinde isyancıların elinde bulunan bölgeleri hızlı biçimde temizledi. Suriye genelinde çok sayıda vatandaş ve milis hükümetle yapılan anlaşma sonucunda İdlib ve kuzeyindeki kırsal kesime transfer edildi. Bunun sonucu olarak kuzeybatıdaki İdlib ve çevresinin nüfusu savaşın başından bu yana iki katına çıktı ve isyancıların kalesi haline geldi.

Ancak burası şu anda isyancıların artık son kalesi ve isyancıların veya sivillerin gidebilecekleri hiçbir yer yok. 

İdlib aynı zamanda bazı uluslararası çıkarların da merkezi. Türkiye bu konuya ciddi ölçüde dahil olmuş durumda ve hükümet saldırısına karşı bölgeyi korumak konusunda ısrarcı. Buna rağmen Rusya destekli Suriye hükümeti bölgeye gözünü dikmiş durumda ve isyancıları ortadan kaldırmak konusunda kararlı görünüyor. Çatışmalar aralıksız sürüyor ve İdlib’in kaderi bilinmiyor. 

Birleşmiş Milletler bölge nüfusunu 3 milyondan fazla olarak tahmin ediyor. Bu nüfusun çoğunluğu savaşın başından bu yana zaten 3.5 milyon mülteciyi ülkesine kabul etmiş olan Türkiye sınırındaki kamplarda yaşıyor. Ancak Ankara’nın yeni bir mülteci dalgasına izin vermemek için sınıra duvar örmesi ve İdlib’e yardımda bulunmayı seçmesi sonrası Türkiye sınırı şu anda etkin biçimde kapalı. 

İsminin açıklanmasını istemeyen kıdemli bir Türk yetkiliye göre “Çok büyük miktarda insani yardım gönderdik, askeri gözlem noktaları kurduk ve bölgeyi ayakta tutabilmek için pek çok diplomatik hamle yaptık”. 

İdlib’e yapılacak bir saldırı Türkiye için kırmızı çizgi. Görünüşte Rusya, İran ve Türkiye arasında pazarlıklar devam ediyor ama Suriye’de anlaşmalar çok sık görülen şeyler değil. Her biri sürekli değişen çıkarlara ve isteklere sahip olan birçok bölgesel, yerel ve uluslararası oyuncunun oyun tahtası İdlib. 

Ağustos ayı başlarında Suriye hükümet uçakları İdlib’de bulunan Jisr Al Shugur şehrine havadan bildiriler attı. 

“Suriye Arap Ordusu ile yapacağınız işbirliği sayesinde aranızdaki silahlı teröristlerden kurtulacaksınız ve ailenizle birlikte güvende olacaksınız” yazıyordu.

Daha önce diğer muhalif bölgelerden kaçmak zorunda kalanlar için bu uğursuz bir işaret. Geçtiğimiz dönemde vahşi bir hükümet saldırısı sonrası Doğu Gouta’dan İdlib’e yerleştirilen bir aktiviste göre benzer bildiriler Suriye ve Rusya saldırıp isyancıları temizlemeden önce Doğu Gouta’ya da atılmıştı. 

Adını vermek istemeyen aktivist “Korkarım ki aynısı İdlib’de de olacak” şeklinde konuşuyor. İdlib’de insanlar şiddetin yaklaştığını biliyor ama kaçış yolu bilen yok. 

İdlib’e yapılacak bir saldırı yüksek miktarda can kaybı anlamına gelecektir. Bölgenin nüfus yoğunluğu ülkenin diğer bölgelerine göre daha fazla ve şehirler daha yakın. 

Türkiye sınırındaki mülteci kamplarında bulunan beyaz çadırlar zaman geçtikçe griye dönmüş. İçlerinde yaşayanlar beton zeminler döküp tuğla duvarlar ördükçe, kamplar daha kalıcı bir havaya bürünmüş ve büyüyen gecekondu mahalleleri haline gelmiş durumda. Gelinlik satan dükkanlar, restoranlar ve eczaneler açılmış. 

Şimdilik rahatsız edici bir sükunet hüküm sürüyor. 

Evlerinden olup İdlib’in çadır şehirlerine yerleştirilen ilk topluluklardan biri Rahme Kümesi adı verilen bir mahallede yaşıyor. 

Rahme Kümesi’nin arkasındaki tepelerde çocuklar uçurtma uçuruyor, yaşlılar sessizce hayatı sorguluyor, diğerleri açık araziden keyif alıyor. Sekiz çocuk annesi Vaciha Turki-Al Ömer bir uçurumun köşesinden çadırının bulunduğu yeri işaret ediyor. Savaşın başından beri o kadar çok tanıdığını ve akrabasını kaybetmiş ki artık sayısını hatırlamıyor.

Savaşla birlikte kuzeye doğru amanvermez bir hareket başladı. 
“Hava saldırıları yüzünden terk ettik. Evlerimiz yok oldu” diyor Vaciha. “Burası bizim son umudumuz”. 

https://amp.cnn.com/cnn/2018/08/20/middleeast/syria-idlib-final-showdown-intl/index.html?__twitter_impression=true
Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.