Şub 05 2018

Omuzdan atılan füze tehlikesi: Muhaliflerin eline nasıl geçti?

Önceki günlerde düşürülen Rus uçağının omuzdan atılan, bir füzeyle düşürüldüğü ifade edildi. Türk Silahlı Kuvvetleri de Afrin operasyonunda ele geçirilen materyaller arasında omuzdan atılan ısı güdümlü füzelerin de bulunduğuna dikkat çekiyordu.

tsk

 

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Sözcüsü Dimitri Peskov, "Uçağı vuran isyancılara silah sistemlerini kimin sağladığını söylemek için erken. Ama bu tür füzelerin teröristlerin eline düşmesi çok endişe verici" açıklamasında bulunmuştu. Peskov, bu tür silahların devletler için risk taşıdığını belirterek, muhaliflerin eline geçmesinden duyduğu endişeyi paylaşıyordu.

Kokpit sitesinde Hakan Kılıç imzasıyla yayınlanan bir yazıda omuzdan atılan füze tehlikesine dikkat çekiliyor. Yazıda, füzelerin risk oluşturduğu hava taşıtları ise, alçaktan uçuş yapan uçaklar, helikopterler ve İnsansız Hava Araçları (İHA) olarak sıralanıyor.

Kılıç, füzelerin çalışma mantığına yer verdiği yazısında bu tehlikeden kurtulma yöntemlerine de yer veriyor. Kılıç, bu füzelerin tehdit oluşturup oluşturmadığına ise şöyle yer veriyor yazısında:

Bir tehdide karşı koyabilmek için, öncelikle tehdit altında olduğu bilinmelidir. Bu tür tehdit altında olan hava platformlarında TWS (ThreatWarningSystem-Tehdit Uyarı Sistemi) mevcut olup karşı önlemler bu sistem altında toplanmıştır.

RWR (Radar WarningReceiver-Radar İkaz Göstergesi) bu sisteme bağlı çalışır. RWR aktif ve yarı aktif radar güdümlü füzelerin sinyallerini alarak kilitlenmiş bir güdümlü füze olduğunda haber verir.Ayrıca MWS (Füze İkaz Sistemi) bulunur. Dolayısı ile ısı-IR güdümlü füzelere karşı etkisizdir.

MWS/MWR ise IR güdümlü füzelerde dâhil füzenin eksoz gazını ve bulutunu 5-10 km öteden tespit edip uyarı veren bir sistem olmakla birlikte her savaş uçağında bulunmaz. Örneğin İsrail’in resimde gördüğünüz F-16I modellerinde bulunmaktadır. Daha çok yavaş hareket ettiği için helikopter, nakliye uçağı çok önemli yolcu taşıyan VIP veya yolcu yolcu uçaklarında kullanılmaktadır.

Amerika'nın Sesi sitesinde yer alan 2015 tarihli bir haberde ise Suriye'de o dönem artan Rus hava saldırılarının cihatçı grupları bu füzeleri satın alma arayışına itebileceği ifade ediliyordu. Haberde, ABD'nin Suriyeli muhaliflere o tarihe kadar bu füzeleri vermeyi reddettiği belirtiliyor.

Habere göre 2013’te birkaç MANPAD cephelerde görülmüş ve bu silahları sağlayanın Katar olduğu düşünülmüş. Ancak Doha yönetiminin bu iddiaları reddettiği notuna da yer veriliyor. Çin malı MANPAD’lerin de kara borsa üzerinden Suriye’ye ulaştığına dair söylentilerin olduğu bilgisine yer veriliyor.

Habere göre o Amerikalı yetkililer de bu silahların muhaliflerin eline geçmesinden endişe duyduğu ifade ediliyordu. Kokpit'ten Hakan Kılıç ise yazısında bu füzelerin muhaliflerin eline yağmalama neticesinde geçmiş olabileceğine değiniliyor:

"Özellikle 2012-2014 yılları arasında Suriye ordusunun envanterindeki ana portatif hava savunma füze sistemi olan SA-18’lerin ordu depolarından yağmalandığı ve karaborsaya düştüğü biliniyor."

https://www.amerikaninsesi.com/a/suriyeli-muhaliflere-omuzdan-atilan-fuze/3025476.html