Rusya, Kürtlerin Suriye masasına oturtulmasında kararlı

Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikhail Bogdanov, Pazartesi günü, Kürtlerin Suriye’deki siyasi sürece dahil edilmesi gerektiğini söylerken, bir yandan da ulustaki Kürt grupların siyasi olarak bölünmüş olduğuna dikkat çekti.

Rus haber kaynağı Sputnik’e, “Bizim, Kürtlerin ve siyasi sürece dahil olan diğerlerinin sorusu,  hep şu olmuştur: Kürt çıkarlarını kim, nasıl koruyacak,” dedi.

“Siyasi süreçten bahsederken ve anayasayı oluştururken, haliyle, Kürt temsilcileri, uzaklaştırmak yerine –ki bu sadece ayrımcılığı körükler,- sürece dahil edilmeleri gerektiği düşünüldü,” diye sözlerine devam etti. “En başından beri amacımız buydu.”

Wladimir van Wilgenburg'un Kurdistan 24'teki haberine göre, Bogdanov, Ulusal Kürt Konseyi (KNC), Suriye Devrimci Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu (Etilaf) ve Türkiye’nin karşı olduğu Demokratik Birlik Partisi (PYD) arasında bölünmüş olan Kürtlerin hiçbir zaman birlik olmadığını da sözlerine ekledi.

Bogdanov Sputnik’e, “Bölgeler var. Merkezi İstanbul’da olan muhalefet Müzakereler Komitesi’nden, en az üç platformu birleştiren Kürtler var –Riyad’dan, Moskova’dan ve Kahire’den. Ayrıca Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve Suriye Demokratik Konseyi (SDC) var.”

Şu ana kadar, Türkiye tüm barış konuşmalarına PYD’nin katılmasına itiraz etti ve sonuçta, ABD ve Rusya geçmişte söz vermiş olmalarına rağmen, PYD, Cenevre ve Astana’da gerçekleşen barış konuşmalarının hiçbirine dahil edilmedi.

İki ülke, Türkiye, Rusya’dan aldığı onayla, Fırat Kalkanı operasyonunu Ağustos 2016’da başlattığından beri biraz daha hizalandılar. Bunun ardından, Türk kuvvetleri 2015 yılı sonunda Suriye sınırında bir Rus uçağını vurduktan sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rus başkanı Vladimir Putin’den özrü takip etti.

Türkiye Ocak 2018’de Afrin’e saldırdığında, Rusya da Türkiye’nin operasyonlarını onayladı. Dahası, 17 Eylül’de Rusya ve Türkiye, her ne kadar Şam, Türk birliklerinin orada faaliyet göstermesine karşı çıkıyor olsa da, İdlib konusunda bir anlaşmaya vardılar.

Sonuç olarak hem Türkiye hem Rusya, ABD’nin kuzeydoğu Suriye’deki Kürtlere verdiği desteğine karşı.

“Onlar bir şekilde farklı Kürtler, ama PYD bölgeyi ABD desteğiyle kontrol altında tutuyor, ki bundan da ne Araplar ne de Türkler memnun, ve biz de anlamıyoruz,” diye ekledi Bogdanov.

10 Ekim’de ABD Devlet Bakanı Mike Pompeo, Amerika Ulusal Güvenlik Yahudi Enstitüsü (JINSA) tarafından düzenlenen konferansta, Suriye’nin siyasi geleceği konusunda Kürtlerin de müzakerelere katılabileceğini doğruladı.

“Şu anda, masada bir yerleri olması için uğraşıyoruz,” dedi.

Demokratik Halk Hareketi (TEV-DEM) Diplomatik İlişkiler basın sözcüsü Aldar Xelil, daha önce Kürdistan 24’le yaptığı bir söyleşide, Amerikalıların bir çözüm arıyorsa, her tür siyasi sürece ve diyaloğa ve hatta anayasaya da, tüm kuvvetleri dahil etmeleri gerektiğini belirtti.

Basın sözcüsü, “Aslında, Amerikalılar bizi her tür sürecin içine dahil etmek istiyorlar, ama verdikleri sözü tutup tutamayacaklarını bilmiyoruz,” diye sözlerine devam etti.

“Fakat gerçekler şöyle, eğer Rojava da dahil, Kuzey Suriye’nin temsilcileri, süreçten dışlanırsa, demek ki hiçbir çözüme ya da anlaşmaya varılamayacak.”