Şub 13 2018

Suriye iç savaşında yeni bir evreye mi geçiliyor?

Suriye'deki iç savaş yedinci yılını doldurdu ancak ölümler, çatışmalar, küresel güçlerin vekalet savaşları tam gaz sürüyor.

Türkiye'nin de Afrin Operasyonu ile 26 gün önce dahil olduğu denklemde, meselenin insani boyutu gözlerden kaçıyor. Oysa, operasyon hem bir yeni göç dalgası oluşturma riski taşıyor hem de sınırın bu yanında, Türkiye'nin Suriye ile komşu il ve ilçelerine savaşı taşıyor.

VOA'dan Heather Murdock, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde savaştan kaçanların hikayelerini derlediği haberinde, Suriyeliler'in Türkiye'ye de kaçsa bir türlü savaştan kaçamadıklarını gözler önüne seriyor. 

Zeytin Dalı Harekatı nedeniyle, roketlerin hedefi haline gelen Reyhanlı'da, çocukların sokağa çıkmalarına izin verilmediğine dikkat çekilen haberde, 12 yaşındaki Habip ve yaşıtı bir arkadaşının her şeye rağmen bu yasağı deldiği belirtiliyor.

Suriye'den kaçan ailelere hakim olan duyguysa hiçbir zaman savaştan kaçamayacakları. Normalde, çocukların sokakta oynamasına izin verilmese de, bir yetkilinin ilçeyi ziyaret edeceği haberleri ve yapılan hazırlıklar bu yasağı deliyor.

Savaşın mağdurlarından 31 yaşındaki Hüseyin, Ocak ayında babasının bir roket saldırısında öldüğü Afrin’e, kendisinin de ailesinin de gitmeyeceğini söylüyor. Suriyeli Hüseyin’in ailesi de 2013 yılında benzer şekilde güvenlik kaygıları nedeniyle Türkiye’ye kaçmışlar.

Hüseyin'e göre, çok uluslu ve daha da karmaşık hale gelen Suriye savaşı daha tehlikeli bir hal almış vaziyette.

Haberde savaşın tanıklarının yaşadıkları şöyle anlatılıyor:

"Hüseyin’in oğlu kilimle kaplı zemin üzerinde kahveleri servis ederken, 43 yaşındaki kuzeni Muhammed de, savaşın aslında dünyanın büyük güçlerinin çıkar savaşı olduğunu, tüm Suriye halkının da buna kurban gittiğini söylüyor.

Muhammed, “Suriyeliler yerin 20 metre altında saklanıyorlar, yine de ölüyorlar” diyor. Muhammed’in ailesi de 2013 yılında komşularının evini vuran ve aralarında bir bebeğin de bulunduğu 16 kişinin ölümüne neden olan bombalı saldırının ardından kaçmışlar.

Hüseyin de, “Aslında evin bodrumunda saklanıyorlardı ama yine de öldüler” diye ekliyor."

Savaşın etnik bir hal alma korkusu da işaret edilen başka bir nokta. 

"Kimse etnik çatışma içerisinde olduğunu kabul etmiyor ama etnik gruplar arasındaki ayrımlar Türk ve Arapların Kürtlere karşı savaşıyor olmasıyla daha da derinleşiyor. Bölgede bir başka noktada da etnik tansiyon zaten yükselmiş durumda. Iraklı Kürtlerin Ekim ayında bağımsızlık referandumu yapması, hem Kürtlere karşı şiddeti arttırdı hem de Kürtlerin Irak’ta kontrol ettikleri toprakların büyük kısmını kaybetmelerine neden oldu.

Her türlü sebebin ötesinde Suriyeli Araplar Türkiye’nin kendi güvenlik kaygıları gerekçesiyle Suriyeli Kürtlerle savaşıyorlar.

Hüseyin, “Eskiden hepimiz kardeştik, birbirimizle evlenirdik ama şimdi artık bilemiyorum” diyor."