Suriye'de kim hangi hesabın peşinde?

Suriye'de her ülkenin bir hesabı var. En çok da ABD, Rusya, İran, Türkiye ve İsrail'in. Ancak her bir ülkenin talepleri ve kaygıları farklı. 

DW Türkçe, bu ülkelerin Suriye ile ilgili niyetlerine ve girişimlerine dair haberinde, İran'ı ilk sırada analiz ediyor.

Buna göre, Esad'ın 'yılmaz' savunucularından olan Tahran rejimi, hem asker hem silah hem de para desteği sağlıyor. Dahası, Hizbullah savaşçılarını Suriye'ye gönderdi ve İran Devrim Muhafızları danışmanlarını, Esad'ın birliklerinin hizmetine sundu.

İran'ın, Suriye'deki planlarına dairse şu tespitler yapılıyor:

"İran halkının büyük bölümü Şii. Suriye'deki Şiiler ise kendini Sünnilik ile özdeşleştiren bazı militan gruplar tarafından hedef alınıyor. Tahran yönetimi de Suriye'deki savaşa müdahil olarak Şiiliğin koruyucusu rolüne soyunuyor. İran ayrıca Suriye'de Esad'ı iktidarda tutmak istiyor. İran'dan gelen yardımın Lübnan'daki Hizbullah'a ulaşmasına izin veren Esad, ABD'nin Ortadoğu'ya nüfuz etmesine karşı çıkıyor ve bölgesel liderlik konusunda Suudi Arabistan'a karşı İran'ın tarafını tutuyor."

İkinci sırada Rusya var. Tıpkı İran gibi Moskova da Esad'ı ayakta tutan iki güçten biri. Hava kuvvetlerini Esad lehine harekete geçiren Rusya, Esad karşıtı güçleri zayıflatmada önemli bir rol üstlendi.

Rusya'nın Suriye planına dair şu tespitlere yer veriliyor:

"Hem Esad'ı iktidarda tutarak hem de Lazkiye'deki askeri hava üssüyle Tartus'taki donanma üssünün güvenliğini sağlayarak Ortadaoğu'daki nüfuzunu sürdürmek istiyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ayrıca ülkesinin ABD karşısındaki prestijini ve Ortadoğu'daki nüfuzunu artırmak istediği izlenimi veriyor."

Bir başka ülkede Suudi Arabistan. O ise, Suriyeli muhalif güçlere silah ve para desteği veriyor. IŞİD hedeflerinin vurulmasında yer aldı.

S. Arabistan Suriye'de çünkü Sünni bir hakimiyeti destekliyor ve Şii İran'ın Basra Körfezi'nde nüfuzunu arttırmasına karşı çıkıyor. Esad'ın gitmesini isteyen Suudlar, kendilerine yakın bir ismi başa geçirmek isityor.

İçlerinde bazı İslamcı militan grupların da bulunduğu Suriyeli muhalif güçlere para ve silah verdi. Ayrıca ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyona katılarak IŞİD hedeflerine yönelik hava saldırıları düzenledi.

Son dönemlerde Afrin Operasyonu ile Suriye'ye hızlı bir giriş yapan Türkiye ise, geçmişte iyi ilişkilere sahip olduğu Esad'tan kurtulma planını ikinci sıraya itmiş görünüyor. Cihatçı grupların sınırlarından geçerek Suriye'ye gitmelerine göz yuman Türkiye, 2016'dan beri ülkenin kuzeyindeki Kürtlerle savaş halinde.

Hedefine dairse şunlar belirtiliyor:

"Türkiye, Suriyeli Kürtlerin Suriye'nin kuzeyinde özerklik kazanmasına engel olmak istiyor. Ankara, böyle bir gelişmenin Türkiye'deki Kürt ayrılıkçı hareketi cesaretlendirmesinden endişe ediyor. Ankara ayrıca Türkiye'de terör saldırıları düzenleyen IŞİD'i de bertaraf etmeyi amaçlıyor. Şam'da ise daha Türkiye yanlısı bir hükümet kurulmasını istiyor."

İsrail ise, dibinde biten bir İran ve Hizbullah istemiyor. Bunu engellemek için ara ara Suriye'ye hava saldırısı düzenliyor.

Hizbullah'ın Golan Tepeleri'ne yerleşerek, tıpkı Lübnan'da olduğu gibi kendisine tehdit oluşturmasını istemiyor İsrail. 

ABD ise, son dört yıldır koalisyon güçleriyle birlikte IŞİD'e karşı hem havadan hem de yerde Kürt savaşçıların desteği ile mücadele yürütüyor. 

Amacı, aşırıcı grupları yok etmek. Esad konusundaki tutumu artık net değil. 

Almanya da, koalisyon çatısı altında IŞİD'in etkisiz hale getirilmesi için hava saldırılarına katıldı. 

Berlin, Almanya'da terör saldırıları düzenleyen IŞİD'in mağlup edildiğini görmek istiyor. Ayrıca Esad rejimine de karşı. Alman yetkililer, Esad görevde kaldığı sürece, kalıcı bir barış sağlanamayacağını belirtiyor.

http://www.dw.com/tr/suriyedeki-yabanc%C4%B1-%C3%BClkeler-ne-istiyor/a-42704309