'Suriye'de yeni kriz kapıda'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “ABD ve Rusya’nın sözlerini tutmadığı” ve “Fırat’ın doğusunda yeni bir operasyon yapılabileceği” açıklamaları sonrası gözler bir kez daha bölgeye çevrildi.

Rusya'dan "Türkiye Rojava için güvence verdi" açıklaması gelse de Türkiye tarafından bu yönde bir açıklama henüz gelmiş değil.

Evrensel yazarı Yusuf Karataş, "Bu açıklamalar, Suriye’de yeni bir krizin kapıda olduğunu haber veriyor" görüşünü dile getiriyor.

Ankara ve Rusya ile yapılan Soçi mutabakatında 1998 Adana Anlaşması’na vurgu yapılarak Türkiye’deki iktidarın Suriye yönetiminin egemenlik haklarını tanımasının önünün açıldığını belirten Karataş, bu tablonun neden yeni bir krizi biriktirdiğini anlamak için şu soruyu yöneltiyor:

"Varılan mutabakatlar Erdoğan iktidarının Fırat’ın doğusuna operasyon gerekçelerini ortadan kaldırıyor mu? Başka bir deyişle Erdoğan iktidarının hedeflerine ulaştığı söylenebilir mi?"

"Bu soruya ‘evet’ demek mümkün görünmüyor" diyen yazar, sözlerine şöyle devam ediyor:

"Çünkü bu operasyon ile öncelikle Fırat’ın doğusundaki özerk Kürt yönetimi ve kazanımları ortadan kaldırılmak isteniyordu. Bugün Kürtlerin kazanımları sınırlanmış olsa da Kürtlerin varlığını tanıyacak bir siyasi çözüm konusunda Suriye yönetimi ve Kürtler arasında görüşmeler yapılıyor. Öte yandan daha önce de belirttiğimiz gibi hem ABD ve hem de Rusya,SDG’yi ve Erdoğan yönetiminin hedefe koyduğu komutanı Mazlum Kobani’yi meşru muhatap olarak görüyor.

Bu operasyonun diğer hedefi ise, sınır boyunca 30-32 km derinlikte bir tampon bölge oluşturmak ve buraya 2 milyon mülteciyi yerleştirmekti. Bugün Erdoğan iktidarı bu konuda daha çok iç kamuoyuna yönelik kimi sınırlı adımlar atabilir ama müdahale ettiği sınırlı alanlarda bu hedefini gerçekleştirmesi mümkün görünmüyor ve dahası bu girişim sahadaki aktörlerden de destek görmüyor."

İktidarın hedeflerini gerçekleştirmekten uzak olsa da ona biraz zaman kazandıran bu mutabakatların üzerinden daha bir ay bile geçmeden Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun yeni operasyon mesajı vermesinin manidar olduğuna dikkat çeken Karataş, "ABD geri çekilirken, Suriye yönetimi ile Kürtler (SDG) arasındaki görüşmelerin garantörlüğünü yapan Rusya, Kürt sorunu konusunda da asıl muhatap haline geliyor. Suriye’de Kürt sorununun Rusya’nın 2017’de hazırladığı anayasa taslağına göre-ki bu taslak Kürtlere kültürel özerkliğin yanı sıra nüfusa göre yerel yönetimlerde özerklik sağlıyor-çözülmesinin Erdoğan iktidarını mutlu etmeyeceği de aşikâr" yorumunu yapıyor.

Karataş'a göre, yapılan mutabakatlar Türkiye’deki iktidara biraz zaman kazandırmış olsa da ısrarla sürdürülen yanlış dış politikanın yarattığı sorunlar orta yerde duruyor ve dahası bu sorunlar yeni bir krizin kapıda durduğunu gösteriyor...


Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.