Türkiye, Suriye Kürtleri ve demografik değişim

Türk devleti birkaç yıldır Suriyeli Kürtleri kuzey Suriye'de demografik değişiklik yapmakla, Türkmen ve Araplara baskı uygulamak ve belki de yerlerinden etmekle suçluyor.

Ancak Türkiye'nin Afrin'i Mart 2018'de Kürtlerin başını çektiği Halk Koruma Birlikleri'nden (YPG) almasından bu yana işler tersine döndü: Şimdi YPG Türkiye'yi bölgenin demografisini değiştirmekle suçluyor.

Türkiye'nin Afrin'in kontrolünü ele geçirmesinden hemen sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanı İbrahim Kalın, bu iddiayı bir "YPG yalanı" olarak niteleyip Türkiye’nin hiçbir zaman demografik değişikliğe girişmediğini yazdı.

Kalın'a göre YPG "Uluslararası Af Örgütü'nün olası bir savaş suçu olarak bildirdiği şekilde Tel Abyad, Kobani ve Suriye'deki diğer Arap şehirlerinde demografik değişimi" zorladı.

Mart 2017 tarihli bir Birleşmiş Milletler raporu, YPG'nin Arap toplulukları hedef aldığı ya da "sistemli şekilde denetimi altındaki bölgelerin demografik bileşimini değiştirmeye çalıştığı" yönünde herhangi bir kanıt bulamayarak bu görüşü reddetti.

Dahası, YPG neden Kürtlerin çoğunlukta olduğu bir şehir olan Kobani'nin etnik kimliğini değiştirmek istesin ki?

Gerçek şu ki Kürtler Arap şehirlerindeki demografiyi değiştirebilecek sayıda değiller. YPG'nin siyasi kolu PYD'nin kendisi Avrupa'ya doğru büyük bir Kürt göçünden korkuyor.

Kürt şehirlerini ziyaret edenler, PYD yanlısı duvar yazılarında "Ez Naçim" ("Terketmiyorum") ifadesini sıklıkla görürler, bu da demek oluyor ki pek çok Suriyeli Kürt zaten Avrupa'ya gitmiş durumda. Arap mültecilerin Kamışlı'ya yerleşmesine izin veren PYD'nin Arapları koruduğunu iddia ederek eleştirenler bile oldu.

Kamışlı'da yaşayan biri şehirdeki Kürtlerin sayısının azaldığını, pek çoğunun Avrupa'ya veya Irak Kürdistan bölgesine gittiğini, başka bölgelerden kaçan Arapların ise şimdi Kamışlı'da yaşadığını söyledi. Sonuçta Suriyeli Kürtlerin sayısı artık yerel demografiyi değiştirmeye yetmeyebilir.

Kürtler Tel Abyad, Rakka, Menbic ya da Deyr ez Zor gibi yerlere taşınmayı pek istemiyor; IŞİD'in gelmesinden önce bu şehirlerde yaşayan pek çok Kürt de geri dönmüş değil. Örneğin, iç savaş öncesinde Rakka'da yaşayan Kobanili Kürtler IŞİD'in temizlenmesinden sonra Rakka'ya henüz dönmediler.

Üstelik, Suriye hükümetinin 1970'lerde Haseke vilayetindeki çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu sınır bölgelerini Araplaştırmak amacıyla getirdiği Arap yerleşimciler de gitmeye zorlanmadı. Eski PYD eş başkanı Salih Müslim 2013'te barışçıl bir çözüme ihtiyaç olduğunu söylemişti.

Ancak Kürtlerin aksine, Araplar Kürt çoğunluklu bölgelerin etnik yapısını değiştirecek sayıya sahip. Esad muhalefetin elindeki pek çok bölgeyi ele geçirdiğinde, binlerce sivil ve isyancı gruplar Türk kontrolündeki Afrin'e ve diğer bölgelere kaçtı. Guta ya da Humus'tan gelmiş insanların Afrin'de yaşadığını görmenizin nedeni bu.

Afrin'in polis gücü Türkiye'nin getirdiği güçlerin hakimiyetinde. Türk denetimine geçtiğinde iki ay orada yaşayan ve sonra kaçan Afrinli Kürt Emin "medyada Afrin'deki iç polisin Kürtlerden oluştuğunu söylüyorlar. Oysa gerçekte belki her bir veya iki Kürt polis mensubuna karşılık 100 ile 200 Arap bulursunuz" diyor.

Kontrol noktalarının çoğunda yerel Arapların bulunduğu Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) elindeki bölgelerde durum çok farklı. Dahası, Kuzey Doğu Suriye'deki Eylül 2018'de kurulan Demokratik Özerk Yönetim (DÖY) artık (Kürtçede "batı" anlamına gelen) Rojava ifadesini kullanmıyor.

Başlangıçta, Temmuz 2012'de YPG Kürt ceplerinin çoğunu ele geçirdiğinde, buna Rojava Devrimi adı verilmişti, şimdi ise asıl vurgu farklı etnik grupların, dillerin ve kimliklerin birlikteliğine yapılıyor.

DÖY'nin idari eş başkanı Abdül Hamid el-Mehbaş Ahval'e "Araplar [kuzeydoğu Suriye'de] çoğunluk ve bunu herkes biliyor" dedi.

Bütün bunlar Erdoğan'ın Ocak ayındaki ifadelerini daha da sorunlu hale getiriyor. Türkiye'nin Fırat'ın doğusunun denetimini eline alması halinde milyonlarca Suriyelinin geri döneceğini iddia etti. Bu demektir ki, Türkiye Fırat'ın doğusunda Afrin modelini yinelemek istiyor.

Suriye Kürtleri Erdoğan'ın geçen ay New York Times'da yazdığı gibi onlara yardım etmek istediği iddiasına güvenmiyor ve Suriye hükümetinin olası bir saldırısına oranla Türkiye'nin saldırısından daha çok korkuyorlar.

Suriyeli Kürtler Afrin'de olduğu gibi Türkiye'ye bağlanmak ve evlerini terk etmeye zorlanmak istemiyor. Türkiye, şüpheli gerekçelerle YPG'nin Tel Abyad gibi şehirlerde etnik temizlik yaptığını iddia ederken, Afrin'deki durum izaha gerek bırakmıyor.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.