Tiny Url
http://tinyurl.com/y9cmhcaf
Oca 23 2019

Yeni bir çok uluslu savaş kapıda mı?

ABD'nin Suriye'den çekilme kararı almasının ardından bölgede taşlar yerinden oynadı ve güvenliğinin tehdit altında olduğunu iddia eden İsrail, Suriye'ye hava saldırılarını yoğunlaştırdı.

Ancak, Gazeteduvar yazarı Fehim Taştekin, durumun bununla sınırlı kalmayacağını yeni bir bölgesel savaş cephesi açılması ihtimaline dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

"Cehennemin kapıları tıklanırken…" başlıklı yazısında, Taştekin, "Yeni savaş, basitçe, İsrail’in Gazze ya da Lübnan’ı vurmasıyla sınırlı olmayabilir. Daha doğrusu yeni savaşın cephelerini İsrail’in belirlemesi veya sınırlaması mümkün olmayabilir. Suriye’de saldırganlığın artmasının altında bu olasılık yatıyor. İsrail, Lübnan’dan cephe açarsa Suriye’deki güçler de Golan’dan cephe açabilir. Eş zamanlı olarak Filistin’in iki yakasında intifada tetiklenebilir. Çoklu cepheye bundan sonra Irak’ı da eklemek gerekecek" yorumunu yaptı.

İsrail'in, Suriye’de herkesin açıktan izleyebildiği ‘örtülü savaşı’ aleni hale getirmekte beis görmediğine işaret eden Taştekin, "Önce geçen hafta emekliye ayrılan Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, 11 Ocak’ta New York Times’a verdiği demecinde son iki yılda Suriye’de en az 2 bin hedefi vurduklarını söyledi. Sonra 13 Ocak’ta Başbakan Benyamin Netanyahu, 11 Ocak’ta Şam’da belli yerleri hedef alan saldırıları açıkça üstlendi" hatırlatmasında bulundu.

Böylece 'muğlaklık' siyasetine son verildiğine değinen Taştekin, Suriye’de saldırganlığı sürdürmek için İran ve Hizbullah hedef tanımlamasının odağa alındığına dikkat çekti ve İsrail'in tutumuyla ilgili şu tespitte bulundu:

"İran’ın geçen yıl Suriye’deki askeri unsurlarının yarısını çektiğini söyleyenler de yine kendileri. Rusya ile pazarlıklar sayesinde Ürdün sınırı ve Golan’dan 60-100 kilometre içeriye doğru İran unsurları ve Hizbullah’ın olmadığı ‘tehlikeden arındırılmış bölge’ tavizi de İsrail’i kesmiyor. Ne de olsa İran ve Hizbullah’a karşı her türlü operasyon konusunda İsrail’in elini bağlayacak bir şey yok. Bu türden bir tehdit algısı İsrail açısından hayli kullanışlı. Hem uluslararası alanda kendisine dokunulmazlık kazandırıyor hem de mali ve askeri destekte Amerikan bonkörlüğünü garanti ediyor.

Geçen eylülde Suriye’nin kuzeybatısında saldırılar düzenlerken bir Rus uçağını kendisine siper ederek Suriye hava savunma sistemine yem yapan İsrail, bir süredir Rus tepkisinden emin olamadığı için kendisini tutuyordu. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı geriletme, IŞİD’i bitirme ve Şam’da siyasal geçişi sağlama hedefine dayalı üç ayaklı Suriye stratejisine rağmen Amerikan güçlerini aniden çekme kararı alması, İsrail’in güvenlik siyasetindeki ‘pitbull’u uyandırdı."

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz