Haz 20 2019

Suriyeli mülteciler: Suriye'de rejimden dolayı acı çekiyorduk, burada da Türk toplumundan

Bugün Dünya Mülteci Günü. Ancak 2011 yılında Suriye'de patlak veren iç savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan 3.5 milyonu aşkın Suriyeli mülteci, ekonomik krizle birlikte toplumun bir bölümü tarafından 'sorun' olarak görülmeye başlandı ve ırkçılığa varan söylemlerin hedefi haline geldi.

Entegrasyon çalışmalarının istenen sonucu vermediği ve Suriyelilerin ayrımcılıkla, ötekileştirme ile başa çıkmak zorunda kaldığı görülüyor.

DW'den Hilal Köylü'nün haberine göre, Fatih'in Yusufpaşa mahallesindeki kimi Suriyeliler, artan Suriyeli karşıtlığını seçim sürecine bağlıyor.

"Suriyeli evine dön, işimizi elimizden aldınız, kiralar arttı sizin yüzünüzden" gibi tepkilerle karşılaştıklarını söyleyen kimi Suriyeliler, bu durumdan hayli mutsuz.

Suriyelilerin en çok suçlandığı konulardan biri de, 'savaştan kaçmak ve Türkiye'de keyif yapmak.'

Ancak yine bazı Suriyeliler, sahillere inip nargile içen Suriyelilere tepki gösteriyor.

Resmi rakamlara göre, 13 Haziran 2019 itibariyle Türkiye'de kayıtlı olan Suriyeli sayısı 3 milyon 614 bin.

Çalışma hayatına kazandırılan Suriyeli sayısı bir milyona yakın.

Suriyeli mültecilerden biri Türkiye'deki yaşamını, "Güzel insanlar gördüm, kötü de var tabii. Evlerin, marketin pahalandığını söylüyorlar bize. Oysa pahalılığın yabancılarla ilgisi yok. Dolar artıyor. Ondan pahalı her şey" sözleriyle anlattı.

İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) Başkanı Metin Çorabatır'a göre, ırkçılığın nedenlerden biri Suriyelilerle ilgili özellikle sosyal medya üzerinden sürekli yanlış bilgilerin pompalanması.

Çorabatır, "Suriyeliler sınava girmeden üniversiteye kayıt yaptırmıyor. Hükümetten maaş almıyor. Ama tam tersi söylemler yayıldıkça ırkçılık ne yazık ki körükleniyor. Twitter’da bir siyasetçi ya da ünlü bir isim Suriyelileri hedef alıyor, bundan 4 milyon Suriyeli etkileniyor. Kaç Suriyelinin ırkçılığa maruz kaldığını gösteren bir istatistik yok ama hepsi ırkçı söylemin hedefinde" yorumunu yaptı.

 

Türkiye'de yaşayan ve sosyal yardım alan Suriyeli bir kadın 

IŞİD'den Türkiye sınırına doğru kaçan Suriyeli kadın mülteci ve çocukları

Dünya Mülteciler Günü'nde mülteci örgütlerinin öncelikle talebi ise mültecilere statü verilmesi.

Sivil Sayfalar'ın haberine göre, Suriyelilere mülteci statüsü verilmesi kalıcı bir çözüm sağlayacak. 

Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) verilerine göre, savaş, çatışma, işkence ve kötü muamele nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan insan sayısı 2018 yılı sonu itibarıyla dünyada 70 milyonu aştı. 2. Dünya Savaşı’nın ardından göçmen ve sığınmacı sayısı dünya tarihindeki en yüksek sayıya ulaşmış durumda.

Türkiye, Suriye'deki savaşla birlikte en çok göç alan ülke. Sadece Suriyeli değil, Afgan, Iraklı, İranlı ve Afrikalılar da Türkiye'ye geliyor.

Yoksulluk, sömürü, nefret söylemi ve geleceksizlik mültecilerin yaşamının bir parçası.

Haberde mültecilerle ve durumlarıyla ilgili şu detaylara yer veriliyor:

"Türkiye’nin Avrupa Birliği ile arasındaki geri gönderme anlaşmasına rağmen mülteciler ölümü göze alarak Ege Denizi’nden geçmeye çalışıyor. Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) verilerine göre sadece 2019 yılının ilk beş ayında 11 binin üzerinde mülteci Türkiye üzerinden Yunanistan’a geçerken, on binin üzerinde mülteci ise Sahil Güvenlik Ekiplerine takıldı. Pazartesi günü batan teknede yaşamını yitiren 12 mülteci ile birlikte bu sene 46 mülteci Ege Denizi’nde yaşamını yitirdi."

Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih Ali, dört milyon mülteciye ev sahipliği yapmanın kolay olmadığını belirterek, Türkiye’deki mültecilerin durumunun Ürdün, Lübnan ve diğer Arap ülkelerindeki mültecilere daha iyi olduğunu dile getirdi. Hükümetin eğitim, sağlık alanında iyileştirici adımlar attığını ifade eden Salih Ali, “Tabii ki eksikler, bazı ilaçlar pahalı alamıyoruz ve gözlük ve işitme cihazları alınması konusunda zorluk çekiyoruz. Kızılay eliyle verilen yardımla mülteci aileler rahatladı. Büyük bir miktar ya da ev kirası değil ama mülteciler açısından önemli bir miktar, 1.5 milyon kişi faydalanıyor” dedi.

İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı Metin Çorabatır da 2011 yılından bugüne Türkiye’nin mülteci politikasında ilerleme olduğunu belirterek, “Kamplardan vazgeçildi, eğitim, sağlık ve çalışma hayatı konusunda düzenlemeler yapıldı. Mültecilerin bir kısmını uyum sağlamaya başlamasına rağmen hala eksikler var ama şunu da dikkate almak gerekir ki kısa sürede ülkeye gelen 4 milyon kişinin hakkını vermek ve yeni bir hayata başlatmak en büyük devletlerin bile kabusu olan bir şey. Türkiye bunu kendi imkanları ile yapmaya çalışıyor. Büyük çabalar sarf ediliyor ama coğrafi kısıtlama devam ediyor. Mülteci statüsü konusu önümüzde duruyor. Türkiye’nin uzun vadede ne yapacağına dair bir politika yok. Çok önemli adımlar atılıyor. Türkiye bu yılı uyum yılı ilan etti” dedi.

https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyede-ya%C5%9Fayan-suriyelilerin-ayr%C4%B1mc%C4%B1l%C4%B1kla-m%C3%BCcadelesi/a-49265942