Erdoğan’ın yeni çılgın projesi; milyonlarca Suriyeliye güvenli bölgede bedava bahçeli ev!

Kuzey Suriye’de giderek hem Fırat’ın doğusu hem de batısında sıkışan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan kapıları açma ve mültecileri Avrupa’ya salma tehdidini dillendirirken diğer yandan oluşturulacak güvenli bölgede, ülkelerine dönecek Suriyelilere bedava bahçeli ev vaadini gündeme getirdi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 Eylül’de partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında Suriyelilere bugüne kadar harcanan tutarın 40 milyar dolar olduğunu, AB ile imzalanan mülteci ve geri kabul anlaşmasına karşın söz verilen parasal desteğin gelmediğini savundu.

Ancak AB ile 18 Mart 2016’da imzalanan ve 3 milyar Euro tutarında parasal desteği öngören Mülteci Yardımı ve Geri Kabul Anlaşması’nda yer alan tutar, daha sonra yapılan müzakerelerle 6 milyar euroya çıkartıldı. AB Komisyonu sözcüsü Natasha Bertraud, Erdoğan’ın sözlerine verdiği yanıtta, şu ana kadar ödenen tutarın 5,6 milyar Euro olduğunu, kalan tutarın da kısa sürede kullanıma gireceğini duyurdu. Ayrıca Türkiye ile imzalanan anlaşmaya bağlı olduklarını, gerekirse yapılacak müzakerelerle desteği artırabileceklerini açıkladı. 

Erdoğan, paranın nakit olarak doğrudan hükümete verilmesini, dilediği şekilde, kendi belirlediği alanlara harcamak istiyor. AB Komisyonu ise gönderilen paralarla yapılacak harcamalarda, kamu ihalelerinin şeffaf olmaması, Kamu İhale Yasası’nın sıklıkla değiştirilmesi, ihalelerde usulsüzlük iddiaları nedeniyle, mali yardımı doğrudan hükümete aktarmak istemiyor. Anlaşma kapsamındaki mali yardımlar, AB resmi kurumları, AB ülkelerinin kalkınma ve yatırım bankaları ile Birleşmiş Milletler’e bağlı UNICEF, WHO, UNDP, UNCHR, WFP gibi uluslararası kuruluşlar aracılığıyla, projelerin finansmanına yönlendiriliyor.

Diğer yandan Erdoğan’ın Eylül sonuna kadar güvenli bölge oluşumu sağlanamadığı takdirde Türkiye’nin tek taraflı olarak Fırat’ın doğusuna gireceği, yeni bir mülteci akınında “kapıların açılacağı” sözlerinin tehdit olarak algılanmasına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’dan yanıt geldi. Erdoğan’ın ekonomik sıkıntılar nedeniyle şantaja başvurduğu, AB’den daha fazla para kopartmak istediği yorumlarına tepki gösteren Oktay; "Bu ne bir tehdittir ne de bir blöftür. Bu bir gerçektir. Nasıl olsa yeni göç akımı dalgası başlarsa Türkiye bunu göğüsleyecektir yaklaşımı ve rahatlığı, kesinlikle yanlış bir rahatlık ve yaklaşımdır. Türkiye hiçbir ülkenin bekçisi, göçmen deposu değildir. Oluşturdukları krizlerin de faturasını ödeyecek ülke değildir." dedi.

Erdoğan, son günlerde sıklıkla mültecilerin kendi ülkelerine dönmesi konusunu gündeme taşırken, bu konuda bir modeli dillendirerek AB, ABD, BM ve petrol zengini körfez ülkelerinin desteğini almaya çalışıyor. ABD ile yürütülen güvenli bölge mutabakatı sonrası, Fırat’ın doğusunda, Kuzey Suriye’de ülkelerine dönecek Suriyeliler için yeni şehirler, iskân alanları kurulması planlarını gündeme taşıyor.

"Güvenli Bölge'de Suriyelilere 250-300 m² evler yapsak, çevresinde de 100-150 m² bahçesi olsa. Orada ekip biçseler; hiç olmazsa bu insanlar hazır balık değil, balık tutmayı öğrenirler." diyen Erdoğan, bu projeyi iktidara bağlı Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) hayata geçirebileceğini söyledi.

Halen sayıları 4 milyonu aşan Suriyeliler için binlerce bahçeli ev inşa edilmesi önerisi, Türkiye’de de tartışılıyor. Bir yandan bugüne kadar harcandığı ifade edilen 40 milyar dolara rağmen mültecilerden kaynaklanan ekonomik yükün ağırlığı diğer yandan on milyarlarca dolara mal olacak böyle bir projenin gerçekçiliği ve kaynağın nereden bulunacağı sorgulanıyor.

Erdoğan daha önceki açıklamalarında “Ülkene dön, bedava bahçeli evi kap” projesi için ABD, AB, Dünya Bankası yanında, Suudi Arabistan, Katar, BAE gibi zengin Körfez ülkelerinden projeye destek ve kaynak beklentisini, Türk müteahhitlerinin projeyi hayata geçirebileceklerini ifade etmişti.

15 Ocak’ta yaptığı konuşmada aynı projeyi 500’er metrekarelik bahçeli evler şeklinde açıklayan Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel’in, Suudi Veliaht Prensi Selman’ın projeye parasal destek için belli bir miktarı da telaffuz ettiğini şu sözlerle dile getirdi:

“Bu bölgede böyle bir adım atılabilir. Bu özellikle biz TOKİ olarak bu işin içerisine gireriz. Ama bu konuda koalisyon güçleri maddi destekleri de bize verirlerse, bu insanların güvenliğini de korumak kaydıyla güvenli bölgeyi halletmiş oluruz. Bu, göçü de tamamıyla engeller. Benim planlamam şöyleydi 500’er metrelik bahçesi olan, içinde iki kat zemin artı bir gibi konutlar yapılabilir. Etrafında da bahçesi olur, onlar için yeni bir hayat başlayabilir. Bu konuyu ben Sayın Merkel’e de açtım. Merkel olumlu bakmıştı. Hatta o zaman Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ne de Çin’deki G20 toplantısında açmıştım. Hatta belli bir miktar da söylemişti. Ama sonra maalesef hiçbirinden ciddi destek gelmedi. Hepsi lafta kaldı.”

Dolayısıyla, TOKİ tarafından hazırlanacak prototip projelerle yapımı planlanan bahçeli evlerin Türk Müteahhitlerince üstlenilmesi, Türkiye’nin yanı sıra AB, ABD ve Körfez ülkeleriyle diğer bölge ülkelerinden finansal destek sağlanması, oldukça ciddi bir müzakere sürecini ve kaynak teminini gerektiriyor. 70 milyar TL açık veren bütçeyle, Hazine borçlanması ve Merkez Bankası kasasından aktarılan paralarla devletin çarklarını döndürebilen hükümetin, Suriyelilere bedava ev yapacak kaynak yaratması olanaksız.

Bütçede böyle bir para olmadığı gibi, aksine yeni açıklanan 2. Çeyrek büyüme hızı verileri, Türkiye ekonomisinin hızla daraldığını, yatırımların yüzde 23’e varan oranda gerilediğini, milli gelirin 2007 yılının altına indiğini, Türkiye’nin 12 yıl öncesine gerileyerek yoksullaştığını gösterdi.  

Daha da önemlisi, Türkiye’de inşaat sektörünün durumu. Bir buçuk yıldır kesintisiz küçülen, en yoğun iflas ve konkordatoların yaşandığı kesim, inşaat-konut sektörü. 2019 2. Çeyrek büyüme verileriyle, yüzde 12,7 daha küçülen inşaat sektöründe, yatırımlardaki daralma ise yüzde 15,6’dan yüzde 29,2’ye yükseldi. 1 milyon adedi aşkın konut stoku birikmiş durumda. Konut satışları her ay katlanarak geriliyor. 

İnşaat Malzemeleri Sanayicileri Derneği’nin (İMSAD) Ağustos 2019 Sektör Raporu’na göre, bu yılın ilk yarısında alınan yapı ruhsatları toplamı, alan bazında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60,1 azalırken, konut yapı ruhsatlarındaki gerileme ise yüzde 65,2’ye ulaştı. Bu çöküşe paralel olarak, inşaat malzemeleri sanayii üretimi yüzde 20,3 düştü. İnşaat malzemesi üreten 22 alt sektörün tümünde üretim geriledi. Üretimdeki gerileme,  hazır betonda yüzde 47,2’ye, tuğla-kiremitte yüzde 45,8’e kadar yükseldi.

Ayrıca, içeride Suriyelilere tepkilerin her geçen gün arttığı bir ortamda, TOKİ’nin Suriyeliler için bedava bahçeli evler inşa etmesini içeren bu projenin, toplumda Erdoğan’a ve iktidara yönelik tepkileri, eleştirileri daha da büyütmesi kaçınılmaz. 

31 Mart yerel seçimlerinde AKP’nin kaybettiği büyükşehirlerde, seçmenin oy tercihini etkileyen unsurların en önemlilerinden birisi, hükümetin Suriyeli mülteciler konusundaki politikalarına duyulan tepkiydi. O nedenle hükümet, seçimlerden hemen sonra başta İstanbul olmak üzere, Suriyelileri kayıtlarının olduğu kentlere ya da mülteci kamplarına gönderme kararı aldı. İçişleri Bakanlığı, 35 bin Suriyelinin kayıtlı oldukları illere, İstanbul'da hiç kaydı olmayan 4 bin 606 Suriyelinin ise mülteci kamplarına ve sınır dışı geri gönderme merkezlerine gönderildiğini duyurdu.

Dolayısıyla, Erdoğan’ın Suriyelilere Güvenli Bölge’de bedava konut projesini, milyonlarca mülteciyi ülkeden gönderme görüntüsüyle toplumdaki tepkileri azaltma yanında, asıl iktidara yakın, zor durumdaki müteahhitlere yeni iş yaratarak kurtarma amaçlı bir plan olarak görmek mümkün. Şayet umulan uluslararası parasal destek sağlanabilirse, inşaat-konut sektörü üzerinden ekonomiyi canlandırma hayalini de bu planın bir parçası sayabiliriz.

Nitekim CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın planıyla ilgili paylaştığı mesajda şunları yazdı;

“3 yıl önce 3 milyar Euro’ya AB sınır bekçiliğine imza atanların, şimdi ‘kapıları açarım’ şantajı gülünç! Daha komiği, 40 milyar dolar harcanan Suriyelilere, güvenli bölgede 200 m2 bedava bahçeli ev vaadi! Amaç yandaş müteahhitleri ihya etmek!”


© Ahval Türkçe