Suruç'ta yaralı kurtuldu: 'Davayı birkaç kişiye yıkıp kapatmak istiyorlar'

Urfa'nın Suruç ilçesi Amara Kültür Merkezi'nde 20 Temmuz 2015 tarihinde Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) öncülüğünde bir araya gelen gençlere, IŞİD bombalı saldırıda bulundu, 33 kişi yaşamını yitirdi, 104 kişi de yaralandı.

Katliama ilişkin açılan davanın 11'inci duruşması, Hilvan'da bulunan Urfa 2 No'lu T Tipi Kapalı Cezaevi Kampusu içinde kurulan Urfa 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Mahkeme heyeti bu duruşmada bazı kararlar aldı. Bu kararlardan ikisi davanın seyri açısından oldukça önemliydi. Önceki duruşmada mahkemeye olay gününden 10 gün önce ve 10 gün sonra olmak üzere toplam 20 günlük, ilçede bulunan iş yerleri ve MOBESE kamera görüntüsü göndermişti.

Özellikle saldırıyı yapan IŞİD'li Abdurrahman Alagöz'ün olay günü kimlerle iletişime geçtiğinin tespiti açısından bu görüntüler önemliydi. Avukatlar, söz konusu görüntülerden beş saatlik kısmın kayıp olduğunu tespit ederek, bu görüntülerin akıbetini sordu. Mahkeme heyeti İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak patlama anı, öncesi ve sonrasına ait görüntülerin kesintisiz olarak istenmesine, gönderilen görüntülerin bilirkişi heyeti tarafından incelenmesine karar verdi.

Artı Gerçek'ten Remzi Budancir'in haberine göre, mahkemenin almış olduğu bir başka önemli karar imam olduğu belirtilen ve olay günü Amara Kültür Merkez önüne fotoğraf çekerken yurttaşlar tarafından yakalanan Abdullah Ömer Aslan ile alakalı olandı.

Aslan yurttaşlar tarafından yakalandığında katliamın olduğu yerde fotoğraf çekiyordu. Çantasında IŞİD'e ait bandana çıktığı iddia ediliyor. Aslan yakalandıktan sonra polise teslim ediliyor.

Polis, Aslan'ın ifadesini tanık sıfatı ile alarak serbest bırakıyor. Dava süreci boyunca avukatlar ve aileler, bu şahısın şüpheli olduğunu belirterek davada sanık olarak yargılanmasını istedi.

Bu talep 11'inci duruşmada kabul edildi. Mahkeme heyeti Abdullah Ömer Aslan hakkında suç duyurusunda bulunması yönünde karar verdi.

Patlamada yaralanan Çağla Seven hakkında suç duyurusu bulunmasına karar verilen Abdullah Ömer Aslan'ın dava açısından neden önemli olduğunu dikkat çekti.

"Kendisi hiçbir şekilde MOBESE kayıtlarında yok. Bu MOBESE'lere görünmeden bir şekilde oraya varıyor" diyen Seven, devam ediyor: 

"11'inci duruşmada MOBESE kayıtlarını yeni alabildik. O katliam bölgesini gören, o caddeyi gören MOBESE kayıtları yeni gelebildi. Bununda katliamın olduktan sonraki 5 saatlik kısmı eksik. İki duruşmadır bu 5 saatlik kısım neden eksik diye sormaya çalışıyoruz. Oysaki ceza davasındaki kolluk görevlerinden bir tanesi soruşturma kapsamında bu görüntüleri kendisini kendi eliyle topladığını ve ilgililere teslim ettiğini söylüyor. Eksiksiz teslim ettiğini söylüyor. Kendisi zaten şu anda görevi ihmalden yargılanıyor.

Böylelikle birkaç kişiye, birkaç cihatçı teröriste,  birkaç kolluk görevlisine bu işler yıkılmaya çalışılıyor. Gördünüz gibi dağın başında bir cezaevi kampüsünde Türkiye'nin en karanlık katliamlarından bir tanesi burada görülüp, burada birkaç kişiye belirli cezalar verilecek. Örneğin Yakup Şahin. Zaten 105 kez 10 Ekim gar katliamından müebbet cezası almış biri. 10 kez de Suruç katliam dosyasından ceza verip, bu şekliyle davayı kapatma çabası ile duruşmalar yapılıyor."

https://www.artigercek.com/haberler/suruc-ta-yaralanan-seven-davayi-birkac-kisiye-yikip-kapatmak-istiyorlar