Mar 22 2018

Suudi Arabistan’a bir sorun: Türk dizisinden kim korkar?

Körfez’in en muhafazakar devleti belki eğlencenin değerini yeni keşfetmiş olabilir ama hepsininkini değil. Son on yıldır izleyicileri ekrana kilitleyen Arapça dublajlı Türk dizileri istenmeyen dizi ilan edildi.

Financial Times'ta Roula Khalaf'ın kaleme aldığı makaleye göre, Arapların Türk dizilerine aşkı 2008’de, Suudi destekli Ortadoğu’nun en büyük özel yayıncısı olan Middle East Broadcasting Center’ın (MBC) izleyicileri evli bir çiftin geleneksellik ve modernizm arasında denge kurma çabasını anlatan Gümüş dizisiyle tanıştırmasıyla başladı. Genç ya da yaşlı, zengin ya da yoksul herkes Gümüş izliyordu. Dizinin yıldızları hızla şöhret haline geldi. Arap ülkelerinden Türkiye’ye turizm tavan yaptı.

O zamanlar Türkiye Arap dünyasında sempati topluyordu ve bu diziler de Türkiye’nin yumuşak gücünü gösteriyordu. Bugün, Türkiye ve Suudilerin siyasi çıkarları çatışırken Türk dizileri de bunun bedelini ödüyor. Bu ay başında Dubai merkezli MBC, birdenbire altı Türk dizisinin yayınına son verdi. Kararla ilgili hiçbir açıklama yapılmadı ama sektör yöneticileri bunun Riyad tarafından verilmiş bir siyasi karar olduğunu düşünüyor.

Eğer bu birkaç ay önce olsaydı MBC direnmeyi deneyebilirdi. Milyonlarca izleyiciye ulaşan en çok izlenen bu programları kaldırmanın ticari bir saçmalık olduğuna dikkat çekerdi. Kazanan bir drama türü yaratıldığını ve eğer kaldırılırsa bu türün yerinin daha az kaliteli şovlarla doldurmak zorunda kalacakları konusunda ısrar ederdi.

Ama MBC’nin artık kendi ticari kararlarının üzerine denetimi yok. Kasım ayında veliaht prens ve fiili kral olan Mohammed bin Salman “yolsuzluk karşıtı” hamlesini başlattığında Suudi kraliyet ailesinin akrabası da olan MBC Yönetim Kurulu Başkanı Waleed bin Ibrahim al-Ibrahim, Riyad’daki Ritz-Carlton otelinde alıkonulan talihsizlerden biriydi. Ritz olayı hükümetin düzinelerce soylu ve işinsanının mal varlıklarına el koymasıyla sonuçlandı.

İbrahim serbest bırakıldı. MBC’nin en büyük hissedarı ve ismen de olsa başkanı olmaya devam ediyor. Ama ailesinin, yayın kuruluşunun çoğunluğunu kaybettiğine, hisselerinin yüzde 60’ına Suudi hükümetinin el koyduğuna inanılıyor. Sektör içinden bazı kaynaklar yetkililerin artık MBC’nin içeriğine de müdahale ettiğini söylüyor. Ve bunlardan biri de Türk dizilerine daha fazla müsamaha göstermemek.

Genç ya da yaşlı, zengin ya da yoksul herkes Gümüş izliyordu. Dizinin yıldızları hızla şöhret haline geldi. Arap ülkelerinden Türkiye’ye turizm tavan yaptı.

Tabii ki Türkiye de son 10 yılda çok değişti. Otoriteryenliğin artmasıyla artık özenilen bir örnek olarak görülmüyor. Eskiden komşularıyla ekonomik entegrasyon ve ittifaklar peşinde koşan Türkiye, şimdi birçok bölgesel devletle çelişiyor.

Suudi Arabistan’ın gözünde Türkiye, Müslüman Kardeşleri, Arap baharının ardından kısa süreyle Mısır’ı yöneten ve daha sonra askeri darbeyle devrilen İslamcı grubu destekleyerek en büyük günahı işledi. Suudi Arabistan ve diğer Körfez ortakları Müslüman Kardeşleri yasaklayarak terör örgütü ilan ettiler. Türkiye ayrıca Suudi Arabistan ile sert bir kavganın içinde olan Katar’ı da destekledi, daha da zehirli bir iktidar savaşı içinde olan Riyad ve Tahran arasında taraf tutmayı reddetti.

Türk dizileri, Türk hükümetleri tarafından üretilmiyor. Dolayısıyla MBC’de yayınlanıp yayınlanmamaları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için çok az etkiliyor. Aslında bu konuda tek kaybeden MBC’nin kendisi, ve daha geniş bağlamda, MBC’nin yeni hissedarları.

MBC’nin başarılı olabilmesinin bir sebebi vardı. Medyanın ağırlıklı olarak hükümetlerin kontrolünde olan bir bölgede, MBC, izleyicilerine hizmet sunarken bir yandan da Suudi hükümetinin çıkarlarını dengelemeyi öğrendi. Geçtiğimiz yıl MBC’nin hazırladığı, IŞİD’in kontrol ettiği halifelikteki hayatı anlatan dizinin, hükümetin aşırıcılığa karşı mücadele çabalarından daha güçlü olduğu söylenebilir.

İnsanlar bunları izliyordu çünkü bunu propagandadan ziyade eğlence olarak görüyorlardı. Programlama daha zoraki ve hükümet müdahalesinde daha kaprisli olduğu sürece MBC de daha az etkili ve daha az kârlı olacak gibi görünüyor.

Ortadoğulu izleyiciler hala Türk dizilerini diğer yurtiçi yayıncılar ve Netflix vasıtasıyla izleyebiliyorlar. Arap medyasındaki haberlere göre MBC’nin bıraktığı Türk dizileri için yeni bir televizyon kanalı kurulmak üzere. Dedikodular bu yeni televizyonun finansmanının Katar’dan başkası olmadığını söylüyor. Bu, Körfez’in siyasi dramasında Suudi Arabistan’ın hoşuna gitmeyecek son bir hamle.