'Türkiye iki ülke ile swap anlaşmasına çok yakın' iddiasına yalanlama

AKP hükümeti, ekonomik krizin ve koronavirüs salgınının yarattığı likidite sorununun hafifletilmesi için çözüm arayışında. Bu nedenle tek tek yabancı ülkelerin merkez bankalarının kapılarını çalan Türkiye’ye iki ülkeden olumlu yanıt geldiği iddia ediliyor.

ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) olumsuz yanıt alan Türkiye’nin İngiltere ve Japonya ile anlaşmaya çok yakın olduğu öne sürüldü. Habertürk’ün haberine göre Türkiye’nin, Japonya ve İngiltere merkez bankalarından 10'ar milyar dolar karşılığı döviz sağlayacağı belirtiliyor. 

Japonya ile yapılan anlaşmanın Japon Başbakanı Şinzo Abe ile perşembe günü Başakşehir'deki şehir hastanesinin açılışında açıklanması bekleniyor. 

Ancak Para Analiz'in haberine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri, Türkiye’nin iki ülke ile swap anlaşmasına vardığına ilişkin haberlerin doğru olmadığını duyurdu. Yetkililer, birçok ülkeyle swap görüşmelerinin yerel paralarla ticareti de kapsayacak şekilde sürdürüldüğünü belirtti.

ABD Merkez Bankası (Fed), Türkiye’nin swap hattı talebini reddetmişti.

İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times’da (FT), Fed’in Türkiye’ye swap hattı açmamasının nedenine ilişkin bir iddia yer aldı. FT’ye göre Fed’in Türkiye’nin talebinin reddetmesinin arkasında Merkez Bankası’nın bağımsız olmaması var. Gazeteye göre bu reddin nedeni: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye Merkez Bankası’nın işleyişine karışması.

FT haberinde “Görünen o ki, Türkiye, Merkez Bankası’nın işleyişine Erdoğan'ın karışmasına izin vererek, Fed'in güçlü para politikası şartına uymadı” denildi. 

Türkiye, Avrupa Merkez Bankası'na da swap hattı için başvurmuştu. Ancak, Kappa News sitesi, Ankara’da konuya vakıf kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Avrupa Merkez Bankası’nın Türkiye’nin bu talebini reddettiğini yazmıştı.

Türkiye'nin swap anlaşmasına dahil olması halinde, dolar likiditesinin artırılabileceği ve Dolar/TL kuru üzerindeki satış baskısını da hafifletebileceği belirtiliyor.

Swap, kelime olarak değiş-tokuş veya takas anlamına geliyor.

Finans piyasalarında ise; iki tarafın belirli bir zaman dilimi içinde farklı faiz ödemelerini ve/veya farklı para birimlerini karşılıklı olarak değiştirdikleri takas anlaşmasına "swap sözleşmesi" deniyor.

Swap piyasasında ağırlıklı döviz swapları ile faize dayalı swap sözleşmeleri işlem görüyor.

2000'lerin sonundaki küresel likidite krizi sırasında sıkça başvurulan swap hattı uygulaması ile merkez bankaları kendi para birimlerini diğer bankalara verip, yabancı para birimi alabiliyor.

Böylece piyasaya likidite sağlanarak, herhangi bir ülkenin döviz bulma ya da ödeme yapma sıkıntısı yaşamasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Koronavirüs salgını öncesinde Fed'in swap hattına sahip olduğu ülkeler Kanada Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası (BoE), Avrupa Merkez Bankası (ECB), Japonya Merkez Bankası (BoJ) ve İsviçre Ulusal Bankası olarak sıralanıyordu.

Fed, 19 Mart tarihinde yaptığı açıklamayla, bu swap hattı anlaşmalarına Avustralya Merkez Bankası, Brezilya Merkez Bankası, Danimarka Ulusal Bankası, Kore Merkez Bankası, Meksika Merkez Bankası, Yeni Zelanda Merkez Bankası, Norveç Merkez Bankası, Singapur Para Kurumu ve İsveç Merkez Bankası'nı da dahil ettiğini duyurdu.

Açıklamada, Avustralya, Brezilya, Güney Kore, Meksika, Singapur ve İsveç'e 60'ar milyar dolar; Danimarka, Norveç ve Yeni Zelanda'ya da 30'ar milyar dolar likidite sağlanacağı belirtilmişti.

Böylece, toplamda 450 milyar dolarlık bir likiditenin sağlanması amaçlanıyor.

 

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz