Şub 09 2018

Hac’da tacize uğrayan kadınların isyanı: #MosqueMeToo

Müslüman kadınlar, Hac sırasında ve diğer dini mekanlarda maruz kaldıkları cinsel saldırıları #MosqueMeToo kullanarak paylaşıyorlar.

Mısırlı-Amerikan feminist ve gazeteci Mona Eltahawy, 2013’te gittiği Hac sırasında maruz kaldığı cinsel taciz hakkında ilk defa  konuştu.#MosqueMeToo etiketinin arkasında kendisi var.

Tüm dünyadaki Müslüman erkekler ve kadınlar dün bu etiketi kullanmaya başladılar ve 24 saatten az bir sürede tam 2 bin defa tweet’lendi.

“Müslüman bir kadın, Hac’da cinsel tacize uğramamla ilgili paylaşımımdan sonra, annesinin Hac sırasında yaşadığı cinsel taciz deneyimini paylaşmak için bana e-posta gönderdi. Bana öyle bir şiir gönderdi ki, onardığımı sandığım tüm parçalarımı paramparça etti. Ona cevap yazarken ağlıyordum.“

Farsça Twitter’da ilk on trend’den biri oldu.

Twitter’da yaşadıklarını paylaşan birçok kadın, ellendiğini, uygunsuz şekilde kendisine dokunulduğunu veya kalabalıkta erkeklerin sürtündüğünü rapor etti.

Müslümanlar için Hac, İslam’ın beşinci ve nihai ayağı. Aklı başında her yetişkin Müslüman’ın, mali gücü yetiyorsa ve fiziksel olarak yapabiliyorsa, en azından hayatında bir defa gerçekleştirmesi gereken bir şey.

Her sene iki milyon Müslüman’ın Hacca gittiği tahmin ediliyor, kutsal şehir Mekke kalabalıkla dolup taşıyor.

“Umre hakkında düşünmekte zorlanıyor artık, hayatımdaki en iyi anılardan birisi olması ve beni Tanrı’ya yakınlaştırması gerekirken, beni mahvetti #MosqueMeToo”

"#MosqueMeToo hakkında okuyorum. 2010’daki Hac’la ilgili korkunç anılarımı canlandırdı. İnsanlar Mekke’nin Müslümanlar için en kutsal yer olduğunu düşünüyor, yani hiçkimse kötü bir şey yapmaz sanıyorlar. Tamamen yanlış.”

İslam dininin temel direklerinden biri kadınların iffeti; kadınların, namuslarını korumak ve erkeklerin ilgisinden ya da zarar gelmesinden korunmaları için halk içinde saçlarını ve bedenlerini kapamaları teşvik ediliyor.

Birçok Müslüman kadına, genç yaşlarından itibaren başlarını örtmenin, kendilerini tacizden ya da saldırıdan korumanın bir yolu olduğu öğretiliyor.

Hatta bazıları, kadınların giysilerinin, gittikleri yerlerin ve yaptıklarının tacizi teşvik ettiğine ve durumu kontrol altında tutmanın kadının sorumluluğu olduğuna inanıyor.

İran, Suudi Arabistan, Mısır ve Afganistan gibi ülkelerde yaşayan birçok kadın, gösterişsiz giyimlerine ragmen hala sokaklarda tacize ve saldırıya uğradıklarını söylüyor.

#MosqueMeToo etiketini destekliyenler, tamamen kapalı giyindikleri ve dua ettikleri en kutsal yerlerde bile tacize uğrayabildiklerini söylüyor.

“Hac grupları, tavaf ederken ellenebileceği konusunda uyarılıyor; tavaf ederken babam, annemi korumak için onun arkasında yürüdü. Erkekler hiç şaşırmadılar!”

Birçok İranlı ve Farsça konuşan Twitter kullanıcısı, sadece taciz deneyimlerini paylaşmakla kalmadı, aynı zamanda baş örtmenin kadınları taciz ve saldırıya karşı koruduğu inancını da sorguladılar.

İran’da başörtüsü mecburi. Şehirlerde, başı açık kadınları kağıdı açılmış, istenmeyen sinekleri kendine çeken şeker ya da lolipopa benzeten posterler var.

İran’daki her ofisin ya da kamu binasının duvarlarında yazan temel sloganlardan biri, “Başörtü sınırlamak için değil, korumak için var.”

Son haftalarda İranlı otoriteler, zorunlu başörtüye karşı yapılan protestolarda göz açtırmamak için 29 kişiyi tutukladılar.

“Devrim Sokağı’nın Kızları” adlı eylem, Tahran’ın merkezinde bir kadının başörtüsünü çıkarıp atmasıyla başladı.

“Güvenli olduğunu düşündükleri alanşarda tacize uğrayan kızkardeşlerimin yanında duruyorum. Çok kötü insanlar kutsal alanları işgal edebiliyorlar. Bu onların karakteri hakkında bilgi veriyor. Müslümanlar olarak bu adaletsizlikle karşı karşıya olan kardeşlerimizin hakkını savunmak bizim görevimiz.”

Tabii herkes #MosqueMeToo‘yu desteklemiyor ve bazı insanlar Mona Elthawy’yi konuyu sosyal medyaya taşıdığı için eleştiriyor.