Elçi Ailesi'nin avukatı: 'Failler tespit edildi ama yargıyla paylaşılmadı'

Sur’un Dört Ayaklı Minare önünde 28 Kasım 2015’te öldürülen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi cinayetine ilişkin davanın 2’nci duruşması çarşamba günü Diyarbakır 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Sanık polisler hakkında yurt dışını çıkma yasağı koyan mahkeme, duruşmayı 14 Temmuz’a erteledi.

Elçi Ailesi'nin avukatı Neşet Girasun, Ezo Özer’in sunduğu Odak programında ARTI TV’ye yaptığı değerlendirmede, “Cinayetin faillerinin 2-3 saat içinde tespit edildiğini düşünüyorum” dedi.

Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın ise, “Bizim süreçteki en büyük endişemiz ki bu endişeyi halen taşıyoruz. Sanıkların bizzat duruşma salonunda hazır bulunması talebiydi. Bu talebimiz önceki duruşmada da reddedildi. Biz bu celsede de yazılı olarak mahkemeye sunduk duruşma öncesinde de maalesef bu talebimiz yerine getirilmedi" ifadesini kullandı.

Sanıkların duruşma salonunda bulunması talebinin bu celsede de kabul edilmediğini belirten Cihan Aydın, “Bu yargılama sanki sorunsuz bir şekilde yürütüldü ya da yürüyor, bu duruşmada hiç bir sorun yaşamadık, bütün taleplerimiz karşılandı gibi bir sonuçta çıkarmamak lazım. Bizim süreçteki en büyük endişemiz ki bu endişeyi halen taşıyoruz. Sanıkların bizzat duruşma salonunda hazır bulunması talebiydi. Bu talebimiz önceki duruşmada da reddedildi. Biz bu celsede de yazılı olarak mahkemeye sunduk duruşma öncesinde de maalesef bu talebimiz yerine getirilmedi" diye konuştu.

Aydın, sözlerine şöyle devam etti:

“Nispeten bir önceki celsedeki agresif, bize göre ceza hukuk kurallarıyla bağdaşmayan tutumdan mahkeme bir ölçüde sıyrılmış oldu. Diyarbakır Barosunun bu konudaki müdahillik talebinin kabul edilmesi zaten bekliyorduk açıkçası. Çünkü sonuçta öldürülen kişi bu baronun başkanı ve bu baro faaliyetlerini yürütürken bu cinayete kurban gitti.

Umarım bu tutum biraz daha ilerler ve biraz daha hukuka gerçeğe biraz daha yaklaşır. Çünkü henüz ilk duruşma. Bu duruşma sonrasında birçok duruşma daha yapılacağına benziyor. Belki olay yerinde keşifler ve incelemeler yapılması gerekliliği de şu anda ortaya çıkıyor. Bizim sanıkların duruşma salonunda hazır bulunma talebimizin ne kadar doğru ve yerinde bir talep olduğu bugün sanıklar tarafından da bizzat dile getirildi. Sanıkların burada hazır bulunması sadece mağdur taraf olarak bizleri ilgilendiren bir husus değil, en az bizim kadar hatta bizden daha fazla sanık hakları açısında da önemli bir mesele. Umarım sonraki celselerde bu hatadan geri dönülür ve biz gerçeğe bir adım daha yaklaşırız.

Bu dosyada gerçekten ilk cinayet anından, ilk soruşturmadan başlayan ve bugüne kadar gelen bir keyfiyet süreci var, gerçekten bir gönülsüzlük hali var, bir cezasızlık politikası var. Aslında üzerinde durulması gereken bu bunun sanki taşları döşeniyor. Endişemiz o ki bu taşlara yeni taşlar eklensin. Bizim de çabamız bu cezasızlık politikasına götürecek taşları bir bir sökmek. Bunun yerine daha adil, daha kabul edilebilir, şeffaf, bağımsız ve tarafsız bir yargılama süreciyle, en azından soruşturma sürecindeki hukuksuzlukları kısmen de olsa giderebileceğimiz bir yargılama talebi. Tüm istediğimiz bu.”

“Tahir Elçi'nin hayatını kaybetmesine sebep olan mermi çekirdeğinin bulunmamasında kesinlikle kasıt olduğunu düşünüyorum” diyen Avukat Neşet Girasun da, “Eğer olay yeri incelemesi kanun da öngörüldüğü gibi yapılmıyorsa, eğer olay yeri incelemesi geciktiriliyorsa, eğer inceleme gereği gibi yapılmıyorsa demek ki deliller toplanılmak istenmiyor. Çünkü bu delil yani mermi çekirdeği, Tahir Elçi'nin baş bölgesinin bir kaç metre ilerisinde olurdu. O bölge de gayet düz bir zemin. Hendeklerin olduğu çatışmalı bölgeden de uzak bir yerdi bu konuda samimi bir irade konulsaydı o mermi çekirdeği bulunacaktı. Demek ki istenmedi” görüşünü dile getirdi.

Girasun, faillerinin 2-3 saat içinde tespit edildiğini ancak yargıyla paylaşılmadığını öne sürerek, “Emniyetin sahip olduğu imkânları, cinayetin oluş şekli bir bütün olarak mevzuyu göz önünde bulundurduğumuzda bu faillerin 2-3 saat içerisinde tespit edildiğini düşünüyorum. Ama bunu tespit edenler yargı makamlarıyla paylaşmadılar diye düşünüyorum. Sanıkların üçü de net bir şekilde cinayeti reddediyorlar. Biz o bölgeye atış yapmadık, sadece kaçan örgüt mensubu üyelerine ateş açtık. Bazıları görüş mesafemiz de dahi değildi biz Tahir Elçi yere düştükten sonra gördük. Yani tamamen olaydan sıyrılmaya dönük savunmalar yapıyorlar" ifadesini kullandı.