TAIK lobicilerine Türkiye-ABD ilişkilerini anlattırdı, seçimleri Cüneyt Özdemir ile yorumlattı

5 Kasım günü Türk-ABD İş Konseyi (TAIK)'in düzenlediği ve Cüneyt Özdemir'in sunduğu ABD seçimleri özel programına katılıp Türkiye-ABD ilişkilerini yorumlayan eski Kongre üyelerinin aslında TAIK'in kendi lobicileri olduğu ortaya çıktı. 

Mercury lobicilik şirketi bir süre önce Türkiye ve Türk Büyükelçiliği ile ilişkilerini Yukarı Karabağ'daki savaştan ve Türkiye'nin rolünden dolayı sonlandırmıştı. Mercury lobicilik şirketine çalışan dört ismin TAİK'in lobicileri olduğunun belirtilmediği programda, bu ilişkinin sürdüğü görülüyor. TAIK, Ahval'in sorularını cevapsız bıraktı.

Mercury lobicilik şirketi Washington'daki en güçlü lobici şirketlerden biri. Mercury, geçtiğimiz Ağustos ayında TAIK'i lobicisi olarak doldurduğu  Yabancı Ülke Temsilci Kayıt Yasasındaki (FARA) kaydını düzelterek, TAIK için çalışmanın aynı zamanda Türk hükümeti için çalışmak anlamına geldiğini resmen kayıtlara geçirmişti. 

Program Cüneyt Özdemir tarafından sunulurken Demokrat Parti'nin başkanlık adayı Joe Biden'ın olası başkanlığında Türkiye-ABD ilişkileri tartışıldı. 

Konuklardan ilki eski Temsilciler Meclisi Üyesi Toby Moffett idi. Özdemir, Moffett'in TAIK'in lobici olarak uzun zamandır tuttuğu Mercury ile ilişkisini hiç belirtmeden sadece eski Meclis ve Komisyon üyesi olduğunu belirtti ve Monsanto adlı bir şirkette üst düzey görevli olduğunu söyledi. Halbuki Moffett, programın organizatörü TAIK'in lobicisi Mercury'nin eşbaşkanlarından biri.
 
Moffett, konuşmasında Türkiye'nin 'sağlam bir ilişki kurulmadan yapılamayacak' ülkelerden biri olduğunu ve Biden'ın da bu durumu anladığını ifade etti. 

Bütün bir program boyunca ne Özdemir insan hakları ve özgürlükler konusunda soru sordu, ne de konuklar bu konuda Biden yönetiminin yapabilecekleri hakkında fikrini belirtti.

Toplantıda bulunan TAIK Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, kendisinin Trump'ın kızı Ivanka veya damadı Kushner ile Beyaz Ev'de çalışmaya başladığından beri görüşmediğini ifade etti. 

Programa katılan David Vitter de aynı zamanda TAIK'in lobici şirketi Mercury'de ortak olarak çalışmasına rağmen, Özdemir tarafından sadece iki dönem senatörlük yapmış bir isim olarak tanıtıldı. Vitter, konuşmasına başlarken Mercury'de çalıştığını söylemedi ama TAIK ile iş ilişkisini Kongre'deki yıllarından beri sürmesinden dolayı memnun olduğunu ifade etti. Bu iş ilişkisinin de mahiyeti belirtilmedi. 

Vitter, Biden ile Türkiye ilişkilerinin biraz zorlu olacağı tahminini yaptı. Vitter, senatörlüğü döneminde 2007 yılında bir escort kızlar skandalına karışmış ve hatta escort kızları diğer Washington figürlerine pazarlayan grubun içinde yönetici olmakla da suçlanmıştı. 

TAIK'in programına katılan bir diğer lobici Bryan Lanza idi. Özdemir Lanza'nın Mercury' Public Affiairs şirketinde çalıştığını söylerken ne Mercury'nin bir lobici şirket olduğunu söyledi ne Mercury'nin programın ev sahibi TAIK'in kiralamış olduğu lobiciler olduğu söylendi. Lanza'nın eski bir Obama yetkilisi olduğunu söyleyen Özdemir, bu isimleri objektif ve güvenilir Washington uzmanları edasıyla sundu. 

TAIK, daha 2014 yılı öncesine kadar görece bağımsız bir kurumdu. 2014 yılında Cemaat ile ortaya çıkan büyük kavga sonrasında kendi başına otonom bir kurum bırakmamaya karar veren AKP hükümeti ABD ile ilişkilerde iş konseylerini de iktidar adına kullanmaya karar verdi. TAIK'ın başına önce Ekim Alptekin'i getirdi. 

Alptekin 2016 yılı seçimlerinde Türk lobisinin ABD'deki yükselen yıldızı idi. Yükselirken sağa, sola attığı dirseklerden dolayı da ABD'deki yerleşik kimi Türk-ABD lobici ve Türk-ABD aktivist çevrelerin düşmanlığını da kazandı. 

2016 yılının Ağustos ayında, Mike Flynn ile olan lobicilik anlaşmasını Trump göreve gelmeden yaptı ve bir süre için bu anlaşma dolayısı ile pozisyonu güçlendi. İktidar Alptekin'den çok faydalandı ama bu arada da Alptekin Amerikalı savcıların ağına takıldı. Özel Soruşturma görevlisi ve FBI eski direktörü Robert Mueller'in soruşturmasından doğan yeni soruşturmalar sonrası Alptekin hakkında iddianame hazırlandı. Alptekin halen hakkında tutuklanma kararı ile karşı karşıya ve hakkındaki iddiaların kendisine, Flynn ve benzerlerine kurulan bir komplo olduğunda ısrarcı. Alptekin bu şekilde Amerikalı federal soruşturmaya takılınca, Ankara önce Trump'ın kişisel avukatı Rudy Giuliani sonra da yine Brian Ballard Partners gibi Trump'ın en yakınındaki figür ve lobicilere ulaştı. On milyonlarca dolar para akıttı ve Trump'ın yakınına da girmeyi başardı. Trump'ın seçimi kaybetmesi ile ise şimdilerde Erdoğan hükümetinin Biden ekibi ile yeni bir sayfa açma dileğinde olduklarını biliyoruz. Halihazırda Erdoğan hükümeti Biden'ın zaferini de kutlamış değil.

Programa katılan ve ABD-Türkiye ilişkilerini yorumlaması istenen bir başka konuk Vin Weber idi. Weber de yine ''Mercury Public Affairs'de ortak ve eski meclis üyesi'' olarak tanıtıldı. Dinleyiciler bir kez daha karşılarında TAIK tarafından lobici olarak para ödenen kişi olduğundan habersiz bir şekilde yorumları dinlediler.

Bu konukların hiçbiri AKP hükümetinin son 6, 7 yılda nasıl da Washington'daki önemli tüm aktörlerle arayı bozduğunu anlatmadı. AKP hükümeti altında Türkiye'de aşınan insan haklarının Kongre'de ve Washington'daki birçok kurumda yarattığı sorunları da, S-400'den tutun bir çok anlaşılması zor kararların Washington ile ilişkileri nasıl bozduğu da konuşulmadı. 

Cüneyt Özdemir, programın sonunda kendisini daha önce Türkiye'de hiç duymadığı ve bilmediği kişilere soru sorarken bulduğunu itiraf etti. Belki bir dahakine programa katılan ve tanımadığı kişilerin kim olduğunu öğrenirse daha iyi olabilir.