Ağu 27 2018

Bakan Bekir Pakdemirli ile 2018 tarımda ‘kayıp yılı’

Türkiye 24 Haziran sonrası yeni bir sürece girdi. Parlamenter sistem sona erdi, yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi getirildi. Yeni rejimle birlikte birçok kurumda da değişiklik yapıldı.

Bu kurumlardan biri de Tarım ve Orman Bakanlığı’ydı. Tarımdünyası sitesinde yayınlanan yazısında Ali Ekber Yıldırım, bu bakanlığa atanan Bekir Pakdemirli’nin kadrosunu oluşturması gerektiğini hatırlatıyor ve 2018 yılını tarımda ‘kayıp yılı’ olarak değerlendiriyor.

Bakan Pakdemirli hakkında bilgilerin yer aldığı yazıda, “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile birleştirilerek Tarım ve Orman Bakanlığı yapıldı. Bu değişim en tepeden başlayarak en alt kadrolara kadar yeni bir yapılanmayı, yeni bir çalışma sistemini gerektiriyor. Dolayısıyla Bekir Pakdemirli’nin ekibini kurması, bakanlığın yeni sisteme ve organizasyona adaptasyonu en az 6 ayı alır. Dolayısıyla 2018’i tarımda “kayıp yıl” olarak değerlendirilebilir” ifadeleri yer alıyor.

Tarımda ortada ciddi bir enkaz olduğuna dikkat çeken Yıldırım, şöyle devam ediyor:

“AKP döneminin en başarısız olduğu alanlardan birisi tarım. Türkiye’nin tarımsal üretimi nüfus artışına ve talebe paralel artmıyor. Hemen her üründe sorun var. Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle çiftçi üretimden çekiliyor. Çiftçi ne ekse zarar ediyor. Üreticide ucuz, tüketicide pahalı bir piyasa oluştu. Gıda fiyatları artıyor. Fiyatı artan her ürün ithal ediliyor. Türkiye ithalat cennetine döndü.

Tarımsal destekler hedefine ve amacına uygun kullanılmıyor. Bütçeden ayrılan kaynaklar, verilen destekler ve krediler büyük oranda ithalata gidiyor. Üretim yerine ithalatı destekleyen bir politika uygulanıyor.”

Yazıda hayvancılık konusuna da değiniliyor. Hayvancılıkta ülkenin dibe vurduğu belirtiliyor ve “Samandan ete, damızlıktan besilik hayvana, yemden kurbanlık hayvana kadar her şey ithal ediliyor. Süt üreten, et üreten memnun değil” deniliyor.

Yazara göre, bitkisel üretimde de durum pek farklı değil. Patates ve soğanın üretiminde bile ciddi sıkıntılar var. Fiyat artışı ithalat olmadan düşürülemiyor. İthalat olunca üretim azalıyor ve daha çok ithalata ihtiyaç duyuluyor.

Peki bu denli kötü bir tablo karşısında Bakan Bekir Pakdemirli ne yapabilir?

Yıldırım, Türkiye’de bakan değişince politikanın da değiştiğine dikkat çekiyor ve devam ediyor:

“Müsteşar değişince politika değişir. Bu kez durum çok daha farklı. Ülkenin rejimi, yönetim biçimi değişti. Başbakanlık yok, Bakanlar Kurulu yok. Bakanlar doğrudan Cumhurbaşkanı’na bağlı çalışacak.

Bakanlar, gensoru, güvenoyu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde soru önergelerine muhatap olmayacak. Denetimden uzak adeta bir şirket yönetimi gibi bakanlığı yönetecekler. Sorumlu oldukları tek kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan olacak.

Bu nedenle tarım konusunda Pakdemirli’nin yapmak istediklerinden çok Cumhurbaşkanının yapmak istedikleri ve benimseyeceği tarım politikası çok önemli. Eğer mevcut ithalat politikasında ısrar edilirse Pakdemirli’nin yapacağı pek bir şey olmaz. İthalat artarak devam eder. Üretici ve tüketici bugün olduğu gibi kaybeder.”

Ali Ekber Yıldırım’ın önerisi üretim odaklı bir politikaya dönülmesi. “Ülkenin potansiyeli iyi değerlendirilirse hem üretici hem tüketici hem de ülke kazanır” diyor.