Ara 24 2017

Hangi taşeronlar kadroya alınacak?

Taşeron işçilere kadro kapsamında kamuya alımların detayları belli oluyor. KHK ile yayımlanan taşeron düzenlemesinin ardından açıklama yapan Çalışma ve Sosyal Güvelik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, kadroya geçerken düzenlenecek sınavla ilgili bazı uyarılarda bulundu. Kadroya geçişlerle birlikte ücretlerde artış gerçekleşeceğini de ifade eden Bakan Sarıeroğlu, taşerona kadro kapsamında belediyelere de değindi.

Resmi Gazetede bugün yayımlanan KHK'da yer alan taşeron düzenlemesi ile ilgili ilk açıklama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu önemli açıklamalarda bulundu. AA Editör Masası'nda soruları yanıtlayan Bakan Sarıeroğlu şunları söyledi:

450 bin kişi sürekli işçi kadrolarına geçecek.

Belediyelerde hizmet alımlarının tamamını belediyelerimizin iktisadi teşekkülleri içinde gerçekleşecek. Sınavı mevcut düzenleme gereği koyduk. Toplum vicdanı açısından böyle bir mekanizmayı gerçekleştirdik. Mevcut çalışanlarımız hiçbir sıkıntıya kapılmasınlar.

Yapılacak sınav eleme amaçlı değil yaptıkları işle ilgili olacak. Taşeron sınavına hazırlık  kursları kitapları çıkmış. Asla bu yola itibar etmesinler. En ufak bir istismar yaşanmaması için önlemlerimizi almış durumdayız. Kadroya geçen çalışanlarımızın ücretlerinde bir artış söz konusu olacak.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, taşeron düzenlemesine ilişkin, "Genel merkezi bütçe kapsamındaki tüm kamu kurum ve kuruluşlarımız kapsam içerisine girdi. Özel bütçeli idarelerimiz, denetleme ve düzenleme kuruluşları kapsamın içinde. Baktığımız zaman 450 bin kişi şu anda kamu çalışanı" dedi.

Sürece katkı sağlayan bakanlıklara ve ilgili kuruluşlara teşekkür eden Sarıeroğlu, "Dün gece bile çok geç saatlere kadar çalıştık ama bugün bu şekilde çıkmasından büyük memnuniyet duyuyorum. İlk günden itibaren içimize sinen, verdiğimiz sözü yerine getirmiş olmamızdan dolayı huzurlandıran güzel bir düzenleme oldu yeni yıl arifesinde." diye konuştu.

Düzenlemenin kapsamına ilişkin soru üzerine Sarıeroğlu, "Genel merkezi bütçe kapsamındaki tüm kamu kurum ve kuruluşlarımız kapsam içerisine girdi. Özel bütçeli idarelerimiz, denetleme ve düzenleme kuruluşları kapsamın içinde. Baktığımız zaman 450 bin kişi şu anda kamu çalışanı. Dört aşamalı bir çalışma yaptık. Birincisi merkezi bütçe ile düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarımız. İkinci düzenlememiz mahalli idareler, yerel yönetimler, il özel idareleri ve mahalli idarelerin birlikleri. Üçüncü düzenlememiz kamuda mevsimlik geçici işçi olarak çalışan kardeşlerimizle ilgili. Dördüncü düzenlememiz de 4C statüsünde özelleştirme ile gelen kardeşlerimizle ilgili." ifadelerini kullandı.

Düzenleme kapsamında 450 bin kişinin tamamının şartsız, yaş kriteri olmadan kapsama alındığını anlatan Sarıeroğlu, "Mevcutta çalışan kardeşlerimizin içi rahat olsun. Biz en geniş nasıl yapabiliriz arayışı içinde olduk. Bu anlamda sadece emekli olanlar dışında çalışan 450 bin kişi için sınav olacak. Bu da düzenlemeyle alakalı koymamız gereken bir konuydu. Sonrasında, hepsini kadrolu işçi olarak 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4D Statüsü'nde istihdamlarını sağlayacağız." şeklinde konuştu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sarıeroğlu, genel bütçe kapsamındaki TBMM, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu, Sayıştay, Bakanlıklar, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Devlet Personel Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, AFAD, Gelir İdaresi Başkanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün taşeron düzenlemesinden yararlanacak kurumlar arasında yer aldığını söyledi.

Sarıeroğlu, özel bütçe kapsamındaki Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler, ÖSYM, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Atatürk Dil Ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, TODAİE, TÜBİTAK, Türkiye Bilimler Akademisi, Türkiye Adalet Akademisi, Yüksek Öğrenim Kredive Yurtlar Kurumu, Karayolları Genel Müdürlüğü, Spor Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Maden Teknik ve Arama Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Türk Akreditasyon Kurumu, Türk Standartları Enstitüsü, Türk Patent Ve Marka Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, KOSGEB, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), GAP Bölge Kalkınma İdaresi, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu, Ceza İnfaz Kurumları İle Tutukevleri İşyurtları Kurumu, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Su Enstitüsü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı ve Helal Akreditasyon Kurumu'nun, taşeron düzenlemesinden yararlanacak kurumlar arasında yer aldığını ifade etti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sarıeroğlu, denetleyici ve düzenleyici kurumlardan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Rekabet Kurumu, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu ile Kişisel Verileri Koruma Kurumunun, taşeron düzenlemesinden yararlanacak kurumlar arasında yer aldığını bildirdi.

Bakan Sarıeroğlu, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün yanı sıra özel bütçeli Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Kalkınma Ajansları, Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve Nato Pol Tesisleri İşletme Başkanlığı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanlığı, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları, Ereğli Kömür Havzası Amele Birliği ve Biriktirme Yardımlaşma Sandığı, Spor Genel Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlükleri, kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü ve Spor Toto Teşkilatı Başkanlığının, taşeron düzenlemesinden yararlanacak kurumlar arasında yer aldığını açıkladı.      Bakan Sarıeroğlu, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün yanı sıra özel bütçeli Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Kalkınma Ajansları, Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve Nato Pol Tesisleri İşletme Başkanlığı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanlığı, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları, Ereğli Kömür Havzası Amele Birliği ve Biriktirme Yardımlaşma Sandığı, Spor Genel Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlükleri, kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü ve Spor Toto Teşkilatı Başkanlığının, taşeron düzenlemesinden yararlanacak kurumlar arasında yer aldığını açıkladı.

 

Sarıeroğlu, hali hazırda kamuda 140 bin kadrolu işçinin çalıştığını, 450 bin işçiyi sürekli kadroya almış olduklarını, büyük ve önemli bir çalışma gerçekleştirdiklerini dile getirdi. İlk günden itibaren tüm kesimler için büyük hayallerinin olduğunu, bu hayalleri gerçekleştirmeye devam edeceklerini vurgulayan Sarıeroğlu, şunları kaydetti: 
"Düzenlemenin belediye boyutu da önemli. Sayın Cumhurbaşkanımız bu çalışmayı ilan ettikten sonra Çalışma Bakanlığı olarak ALO 170 ve web sayfaları
üzerinden geri dönüşleri aldık. Genelde çok olumlu bildirimler vardı. Sadece belediyelerimizde taşeron çalışan kardeşlerimizin soru işaretleri vardı. Onları da giderici düzenlemelerle konuyu daha disiplinli şekilde düzenlediğimizi ifade etmeme gerekiyor. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımız da bir açıklamada bulundu. Şu an belediyelerimizde personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımı kapsamında çalışanların tamamını, belediyelerimizin iktisadi teşekküllerinde işçi kadrolarına alıyoruz. Bu bağlamda bir değişikliğimiz burada var. Basında hep tersi çıktı. 'Çöp, park, bahçe, temizlik işçilerini kapsama almıyor' şeklinde bazı bilgi kirlilikleri vardı. Orada daha ileri bir düzenleme yapıyoruz. Orada, hizmet alımlarının tamamını, hiçbir şekilde personel alımı kriteri de koymadan, tüm park, bahçe, temizlikle ilgili ihaleleri artık belediyelerimizde ortadan kaldırıyoruz. Tamamı, belediyelerimizin iktisadi teşekkülleri üzerinden gerçekleştirilecek. Yine belediye iktisadi teşekkülleri içindeki yüzde 50 artı ortak oldukları şirketler de dahil olmak üzere onlarda da taşeron çalıştırmayı kaldırıyoruz."

Kamudaki işçilerle ücretleri ve genel çerçeveyi belirlemek anlamında bir protokol gerçekleştirdiklerini anımsatan Sarıeroğlu, "Bundan sonraki süreçte belediye iktisadi teşekküllerindeki kardeşlerimizin, belediyelerdeki kardeşlerimizin de ücretlerini, sosyal haklarını bu kapsama alıyoruz. Bu anlamda daha düzenli daha kurallı bir sistemi inşallah getiriyoruz. İçişleri Bakanlığımız, Maliye ve Çalışma Bakanlığı sürecin içinde olacağız ama bundan sonra belediye iktisadi teşekküllerini alınacak personeller ve personel politikalarıyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığımız tamamen konuyla alakalı olarak çalışmaları yürütecek. Bu süreçte ve bundan sonraki istihdam süreçlerinde sıkıntı yaşanmaması için elimiz sürekli bu sürecin içinde olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Sarıeroğlu, kadroya geçecek taşeron işçilerin sosyal haklarının ve sendika üyeliğinin ne olacağına ilişkin bir soru üzerine, kamuda sendikal örgütlenmeyle ilgili ciddi bir özgürlük alanının bulunduğunu belirterek, bu alanın ILO kurallarına göre, uluslararası kurallara göre düzenlenmiş mevzuatının bulunduğuna işaret etti. 

Bu alanda da sendikal örgütlülük olan ve olmayan kesimlerin de bulunduğunu dile getiren Sarıeroğlu, şöyle devam etti:

"Herkesin kendi özgürlük alanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak bu konuda benim farklı bir şey söylemem söz konusu dahi olamaz. Bundan sonraki süreçte de bu bir özgürlük alanıdır. Mevcut üye olduğu sendikada da devam edebilir, başka bir sendikaya da geçebilir. Kendi özgürlük alanıdır. Bununla ilgili en ufak bizim müdahalemiz veya yönlendirmemiz veya bu konuda farklı bir şey söylememiz söz konusu olamaz." 
Şu an oturmuş bir sistemin bulunduğunu aktaran Sarıeroğlu, "Bu sistemi, aynı şekilde geçici bir sürede devam ettiriyoruz. Sonrasında zaten mevcut düzene de yaklaşık bu en son toplu sözleşmemiz bittikten sonra geçilmiş olacak." dedi.

Kıdem konusunun da kazanılmış bir hak olduğunu vurgulayan Sarıeroğlu, bugün sabah itibarıyla sosyal paylaşım sitesi Twitter'da da bazı muhalefet vekillerinin yazılar yazdıklarını ifade etti. Bakan Sarıeroğlu, şu görüşlere yer verdi: 

"Orada hukuki olan bazı konuları, kıdemleri alma olarak yorumlamışlar. Böyle bir şey söz konusu olamaz. Biz bu kadar titiz çalışma yaptık diyoruz. Alanı genişletmek için büyük bir çaba içerisinde olduk. Bütün kıdemleriyle birlikte geçişlerini gerçekleştireceğiz, bu anlamda da çalışanlarımızın içi de rahat olsun. Bu kazanılmış bir haktır. Çalıştığı şey bellidir. O süreçlerle ilgili onun da geçişi olacaktır. Yıllık ücretli izinlerinde bu dikkate alınacaktır. Diğer haklarıyla ilgili her konuda bu geçmişteki kıdemleri de dikkate alınarak bir çalışma olacaktır. Bununla ilgili kamunun, devletin böyle bir şeyi söz konusu olamaz." 

Düzenlemenin doğum izninde veya askerde olan taşeron işçileri nasıl etkileyeceğine ilişkin bir soru üzerine Sarıeroğlu, "Doğum iznine gidenler, askerlik için ayrılmış sözleşmesi askıda olanlar ya da sağlık raporuyla belirli süre çalışma alanından uzak kalmış olanlar da kapsamımızda. Şu an askerde olanların hakları baki. İnşallah geldikleri, başvurularını yaptıklarında onlar ya da doğum izninde olanlar devam edecekler. Daha da ilerisini yaptık. Doğum iznine ya da askere giden kardeşlerimizin yerine bakan geçici çalışan kişiler de var. Onları da kadroya aldık." ifadesini kullandı. 

Çalışma hayatının akışı içerisinde artık kamuda personel alımına dayalı ihalelerin yapılmayacağını belirten Sarıeroğlu, "Bu nedenle bu süreç devam edeceği için halihazırda doğum yapan kişinin yerine bakan, askere gidenin yerine bakan, hastanın yerine bakan geçici dönemli olan kardeşlerimizi de, onlardan da çok soru geliyordu, biz kadro kapsamına aldık. Bu süreçler çünkü devam edecek." dedi.
Bakan Sarıeroğlu, ayrıca daha ileri bir çalışma da yaptıklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: 

Yine kamuda bütün ihale artık bu anlamda yapılmayacağı için 9 aylık, 4 aylık, 5 aylık, 12 ayın altındaki çalışmalarda da bu tarz personel, taşerondaki personelimizin çalıştığı tespitini yaptık. Bu anlamda 12 ayın altında yine personel alımına dayalı hizmet ihalesi ile çalışan kardeşlerimizi de 4/B içerisinde geçici işçi pozisyonlarına alıyoruz. Bu anlamda, onlarda da bir panik söz konusuydu. 'Bizlerin sözleşmeleri feshedilecek artık ihale yapılmayacak.' Bu şekilde formüle etmiş olduk. Buna örnek vermek gerekirse tabii toplum yararına çalışmayla karıştırılmaması gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığımız okulların açık olduğu sürelerde bazı işlerle ilgili ihale etmiş. Yaklaşık 27 bin kişi var bu kapsamda, 9 aylık olarak, okullar tatil olduğunda çalışmıyorlar. Bu ama Milli Eğitim Bakanlığımızın ihale ettiği işlerle ilgili olarak. Bir de toplum yararına çalışmada temizlik, güvenlik o farklı bir şey. Asla karışmaması gerekiyor. Onların da yine aynı şekilde 9 ay süreyle geçici işçi olarak çalışma imkanını getirdik. 27 bin de kapsamımız bu şekilde arttı. Diğer kurumlarda da yaklaşık 20-25 bin kişi daha böyle olduğunun tespitini yaptık. Onlar da kapsama girmiş oldu.

Bakan Sarıeroğlu, kamu çerçevesi içindeki her alanı titizlikle incelediklerini belerterek, "Personel alımına dayalı ihale çerçevemiz de ilk günden vardı. Taşeron çalışma bu demek. Bazen karıştırılıyor, hizmet alımı, anahtar teslim işleri oluyor. Böyle bir şey olduğu takdirde kamu içerisindeki personel yapısı yönetilemez bir hale, iş yapılamaz hale gelebilir. Karayolları yolu belli dönemlik yapabilir. Yol yapım işinde 3-4 aylık. Bu hizmet işi. Anahtar teslimi işler, onlar bu kapsamda değil." diye konuştu.