Ücret Garanti Fonu, işçi maaşlarını ne kadar garanti ediyor?

Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu ekonomik darboğaz, maalesef birçok işletmenin iflasını beraberinde getiriyor. Hemen her gün yeni bir iflas ya da konkordato haberiyle karşılaşıyoruz. Bu duruma düşen işletmelerdeki işçi maaşları önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Zira iflas eden işletmelerin tamamına yakınında işçilerin birikmiş alacağı söz konusu. 

Peki, çalıştığı işyeri iflas eden işçi, birikmiş maaşını kimden ya da nasıl alabilir? 

Öncelikle şunu ifade edelim. İşsizlik Fonu bünyesindeki Ücret Garanti Fonu işçi alacakları için kısmen güvence sağlıyor. 

Ücret Garanti Fonu, iflas ya da konkordato durumunda devreye girerek işçilerin ödenmeyen üç aylık maaşlarını üstleniyor. Nitekim ekonomik krizin kendini göstermeye başladığı 2018 yılı Ekim ayından bu yana 49 bin 875 kişinin maaşı Ücret Garanti Fonu kapsamında ödendi. Fon’dan yapılan ödemelerdeki bu artış, ekonomik krizin yol açtığı tahribatı da göz önüne seren önemli bir veri.  

Ücret Garanti Fonu’ndan yararlanabilmek için işçinin son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması gerekiyor. Bu nedenle daha kısa süreli çalışanlar Fon’dan ödeme alamıyor. Ayrıca en fazla üç aylık maaşlar ödendiği için daha uzun süreli alacaklar Fon’un güvencesinde değil.  

Maaşlarını işverenden alamayan işçilerin, Ücret Garanti Fonu talep dilekçesi, işçi alacak belgesi ve işverenin ödeme güçlüğüne düştüğünü gösteren belgeyle İŞKUR il müdürlüklerine başvurmaları gerekiyor. İşverenin ödeme güçlüğüne düştüğünü gösterir belge; icra dairesinden alınan haciz vesikası veya haciz tutanağı, konkordato mühlet kararı, mahkemece verilen iflas kararı ya da iflas erteleme kararından biri olmak zorunda.  

 Ücret Garanti Fonu, işsizlik maaşında olduğu gibi asgari ücret düzeyinde değil, gerçek ücret üzerinden ödeme yapıyor. Yani maaşı 5 bin TL olan işçinin üç aylık ücreti, bu tutar üzerinden ödeniyor. 

Garanti Fonu ödemelerinin üç ay ile sınırlı olması ise önemli bir sorun. Zira pek çok şirket, işler kötüye gitmeye başlayınca ilk önce işçilere yapacağı ödemeleri aksatıyor. Bu nedenle dar boğaza giren şirketlerde birikmiş işçi alacakları söz konusu. Üç aylık maaşlarını Fon’dan alsalar bile bu durum çalışanların kayıplarını telafi etmeye yetmiyor.

Üç aydan fazla ücret alacağı bulunan ya da işyerinde bir yıldan az süreli çalışanlar için tek yol, iflas masasına başvurmak. Ancak burada da işçi, iflas masası marifetiyle alacaklarının öncelikli ödenmesi için işverenin mallarının icradan satılmasını beklemek zorunda. Bu sürecin son derece yavaş ve çetin işlediği, çoğu zaman iflas eden işverenin borçlarını ödeyecek mal varlığı kalmadığı ve pek çok işçinin iflas durumunda maaşlarını alamadığı biliniyor. 

Ayrıca maaş dışındaki kıdem tazminatı, yıllık izin, yol ve yemek gibi diğer alacaklar Ücret Garanti Fonu’ndan ödenmiyor. Bu tür alacaklar da Ücret Garanti Fonu kapsamına alınarak emekçilerin yılların birikimi olan haklarının ellerinden kayıp gitmesine seyirci kalınmamalıdır.

Ücret Garanti Fonu’nun gelirleri, işverenlerce işsizlik sigortası primi olarak yapılan ödemelerin yıllık toplamının yüzde 1’inden oluşuyor. İŞKUR verilerine göre 2018 yılında işverenlerin ödediği işsizlik primi tutarı 9,2 milyar TL oldu. Bu yılın ilk 10 ayındaki rakam ise 9 milyar TL. Buna göre Ücret Garanti Fonu geliri de yıllık 90-100 milyon TL civarında. Ancak Fon’un bu yılın ilk 10 ayındaki ödemesi 125 milyon TL’yi aşmış durumda. Dolayısıyla ekonomik kriz nedeniyle Ücret Garanti Fonu gelirleri, ödemelerin altında kaldı. 

Bu noktada, Ücret Garanti Fonu yönetmeliğindeki; “Bu kapsamda yapılacak ödemeler, Fon kaynaklarıyla sınırlıdır. Ödemeler, Kuruma başvuru sırasına göre yapılır” hükmü dikkat çekici. Yani yapılacak ödemeler Ücret Garanti Fonu kaynaklarıyla sınırlı ve para bitince ödeme yapılamayacak. Fon’un ödeme sıkıntısı çekmemesi için kaynak artırımına gidilmesi zaruret arz ediyor. Yönetmelikte değişiklik yapılarak Ücret Garanti Fonu geliri, işverenlerin ödediği primin yüzde 1’i yerine yüzde 2’si olarak düzenlenebilir. 

Öte yandan işçilerin önemli bir bölümü Ücret Garanti Fonu’nu bilmediği için başvuruda bulunmuyor. İşçilerin beş yıllık zaman aşımını geçirmedikleri sürece Fon’dan alacak hakları kaybolmuyor. Yani işyerinin iflasının ardından herhangi bir nedenle başvuru yapmayan işçiler, daha sondaki bir tarihte Fon’a müracaat ederek üç aylık maaşlarını talep edebilirler. Tek şart beş yıllık zaman aşımı süresinin dolmamış olması. 

Sonuç olarak Ücret Garanti Fonu’nun, mevcut kapsamı ve mali yapısıyla iflas eden işletmelerdeki işçi alacaklarını garanti etmediği ortada. Garanti Fonu’nun kapsamı genişletilerek işini kaybeden kişilerin geçmişe dönük alacaklarının ödenmesi yoluna gidilmelidir. Toplam varlığı 130 milyar TL’yi aşan ve işadamlarına yılda 15 milyar TL aktarılan İşsizlik Fonu bu amaçla kullanılabilir. 


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir