2019'un sizin için seçtiğimiz destinasyonları

2019‘un son günlerine yaklaşırken her alanda yılın en iyilerini seçmek bir gelenektir. Dünyanın çeşitli bölgelerinden seçtiğim yıldızı yeni parlayan ya da popülaritesi yeniden artan şehir ve bölgeleri sizin için derledim.

Avrupa

1- Ljubljana, Slovenya

Avrupa’nın yıldızı giderek parlayan şehri belki komşuları bu kadar gösterişli olmasa çoktan gezginlerin rotasında üst sıralara yükselmişti. Bir yanında Hırvatistan ve mükemmel sahili öteki tarafında görkemli Venedik, Ljubljana’yı gölgede bıraksa da şimdilerde popülaritesi hızla artmaya devam ediyor. 

 Ljubljana

Slovenya'nın başkenti ve en büyük şehri, Avrupa'nın en yeşil ve yaşanabilir başkentlerinden biri olarak kabul ediliyor. Şehrin merkezindeki caddelerde araç trafiğinin kısıtlanmış olması Ljubljanica Nehri'nin kıyılarını tamamen yayalara ve bisikletçilere bırakıyor. Bu da özellikle yaz aylarında şehrin sokaklarını her an sokak partisi yapılıyor havasına çeviriyor. Ljubljana, 12, yüzyıldan kalma görkemli kalesi, ağaç gölgeli meydanları ile Avrupa’nın göbeğinde gizli kalmış hazinelerden biri.  

 2- Puglia, İtalya

İtalya’nın çizmesinin topuk kısmını oluşturan Puglia son senelerde giderek şöhretini artırıyor. Mükemmel plajları ve koyları, kendine özgü mimarisi, masseria adı verilen çiftlik evleri ile İtalya’nın başka hiçbir yerine benzemeyen Puglia, ılıman iklimi ile de ilgi görüyor. Lecce, Bari, Birindisi gibi daha büyük tarihi şehirlerinin yanısıra birbirinden güzel küçük kasabaları Ostuni, Polignano a Mare, Alberobello ile de ziyareti hak ediyor. 

Beyaz tarihi çiftlik evleri, yüzlerce yıllık zeytin ağaçları, lezzetli yemekleri ile çok farklı deneyimler yaşayabileceğiniz bu bölge yaz ayları kadar ilkbahar ve sonbahar aylarında da ziyaretçi çekiyor. Pek çok farklı şehir ve kasabaya ev sahipliği yapan Puglia’yı hakkıyla gezebilmek için en az bir hafta ayırmakta fayda var.

 Amerika

1- New Orleans, ABD

Fransız, Karayipler, Latin Amerika, Afrika ve yerli halklardan gelen farklı kültürlerle tam bir eritme potası haline gelen New Orleans Amerika Birlekşik Devletleri’nin en özel şehirlerinden biri. Müziginden yemeğine, mimarisinden sanata kadar her yönüyle farklılık yaratan New Orleans bu dev ülkele mutlaka ziyaret edilmesi gereken şehirlerin başında geliyor. 

New Orleans

Katrina Kasırgası'nda aldığı büyük hasarın ardından uzun yıllar süren bir iyileşme dönemi geçiren şehir şimdilerde parlak günlerine tamamen olmasa da oldukça yaklaştı. Yıllardır aynı canlılığıyla devam eden Mardi Gras Festivali, arka arkaya açılan yeni oteller ve restoranlar New Orleans’ın cazibesini artırıyor. 2018 yılındaki üçyüzyıllık yıldönümü için pek çok geliştirme ve yenileme yapılan şehir bunun meyvelerini toplamaya devam ediyor. 

2- Salvador de Bahia, Brezilya

Salvador, zengin Afro-Brezilya mirası ve Rio'ya rakip güzellikteki sahil şeridi ile Bahia'nın ana giriş kapısı olarak biliniyor. Bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi ‘ne girmiş olan şehir mimari restorasyonları, arka arkaya açılan yeni otelleri ile büyük bir değişim geçiriyor. 1558'den itibaren, köle şeker plantasyonları üzerinde çalışmaya gelen Yeni Dünya'daki ilk köle pazarı olan Salvador, renkli ve iyi korunmuş eski şehri ile dikkat çekiyor.

Salvador de Bahia

Bir zamanlar Portekiz'in Yeni Dünya kolonisinin görkemli başkenti Salvador, bugün ülkenin Afro-Brezilya topluluğunun nabız atan kalbi. Aslında, dünyada Afrika'dan köle olarak getirilenlerin kültürünün Salvador'da olduğu gibi korunduğu başka bir yer yok denilebilir. Sadece Salvador değil tüm Bahia Böllgesi’nın ivmesi 2020’de de devam edecek gibi görünüyor. 

Asya

1- Palawan, Filipinler

Uzun zamandır Filipinler'in son sınırı olarak bilinen Palawan, uluslararası süperstarlığın zirvesine ulaştı diyebilirim. Yeni hava yolu bağlantıları ve yeni karayolları ile 400km uzunluğundaki bu ince adanın dramatik deniz manzaralarını ve vahşi yaşam yüklü ormanlarını keşfetmek artık her zamankinden daha kolay.. Palawan’ın yıldızı olarak El Nido demek yanlış olmasa da artık buranın giderek daha kalabalık ve turistik olduğunu da belirtmek gerekiyor.

Daha güneydeki Port Barton ya da San Vicente kalabalıklardan kaçanlar için daha popüler hale geliyor. Yeni kurallar, bölgede önemli mekanlarda ziyaretçi sayısını kısıtlarken, tur teknelerinde tek kullanımlık plastik şişelerin yasaklanması deniz kirliliğinin üstesinden gelmeye yardımcı oluyor ve adanın cazibesini korumasına katkıda bulunuyor.

2- Singapur

Uzun yıllar cazip bir Asya destinasyonu olan Singapur son yıllarda biraz ışığını kaybetmişti. 2018 yılında gişe rekorları kıran Crazy Rich Asians' filmi ve kuruluşunun 200. yılını kutladığı 2019 yılı Singapur’u yeniden popüler Asya destinasyonu yapmayı başardı. 

Zıt kültürlerin bir mozaiği olan Singapur’da Orchard Road’un cazibeli alışveriş merkezlerinden Chinatown'un muazzam Buddha Tooth Relic Tapınağı’na kadar çok çeşitlilik bulmak mümkün. İster lüks alışveriş tutkunu olun ister iyi yemek meraklısı Singapur’da bulacağınız alternatifler ülkenin boyutlarına göre inanılmaz çeşitlilik gösteriyor. Dünyanın en iyi ve yaygın toplu taşıma sistemlerinden birine sahip olan Singapur’da mekanlar arasında gezmek de son derece kolay ve hızlı.

Afrika

1- Dakar

Afrika’nın en batısındaki ülkelerden Senegal’in ucunda yer alan Dakar, güvenli ve istikrarlı bir Afrika şehri olarak popülaritesini her geçen yıl artırıyor. Hem Batı Afrikalı hem de Frankofon olan Dakar, karşıtlıkları ve karışımları ile lgi çekmeyi başarıyor. At arabaları ile parıldayan SUV'ların aynı sokaklarda dolaştığı, topuklu ayakkabılı kadınların tozlu yollarda yürüyüp, şik takım elbiseli işadamlarının sokağın ortasında duaya çöktüğü zıtlıklarla dolu bir şehir. 

Gündüz saatlerinde Corniche,  wetsuit içermeyen sörfçüleri, güneşe tapanlar ve yağsız vücut geliştiricileri ile her daim eğlenceli. Geceleri ise şehrin pek çok bölgesi, yerel mbalax dans ritimleri, reggae ve Senegalli hip-hop'un hipnotik bir karışımı ile canlanıyor. Bienal ve Moda Haftası sayesinde şehrin popülaritesi ve ziyaretçi kalitesi yükselirken butik oteller ve iyi restoranlar da sayısını artırıyor.

2- Rabat

Fas'ın siyasi başkenti UNESCO listesindeki Rabat, Fransızca, Arapça ve İngilizce dilleri ile son derece çok kültürlü bir şehir.  Ama Rabat için Fas’ın biraz bilinmeyen bir kahramanı denilebilir. Marakeş'ten daha modern ama Kazablanka'dan daha az meşgul olan geniş kaldırımları,ile her ne kadar cazip bir şehir olsa da turizm rotalarına girmeyi yeni yeni başarıyor. 

Marakeş ve Fez'in egzotizminin baştan çıkardığı turistler, Fas'ın daha az bilinen bu özel sermayesini uzun yıllar ihmal etmişler. Beklediğinizden daha küçük, yürünebilecek kadar kompakt bir merkeze sahip olan Rabat, bozulmamış halk plajları, Endülüs bahçeleri ve tarihi mekanları ile a her ne kadar Kuzey Afrikalıı olsa da belirgin bir Avrupa hissi yaşatıyor.  

 

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.