Maya Arakon
Ara 26 2017

Okuma parçasındaki gizli ırkçılığı bulunuz

TBMM'deki tartışmaları izlerken, parlamentosunda vekillerinin birbirine tekme tokat girdiği Tayvan'a her geçen gün ne kadar çok benzediğimizi düşünür oldum.

Elbette dünyadaki birçok parlamentoda böyle ateşli tartışmalar geçer ve ortam gerilir ama sanki bizde son on yıldır gerilmenin de ötesinde, bir stres atma, bir gevşeme, bir mahalle kahvesi hissiyatına büründü olay.

Eh doğal olarak dilin kemiği kalmayınca içerde birikmiş irinli ırkçılık da kendini dışarı atıveriyor.

Bizim gündelik ırkçılık hallerimiz bunlar, normal yani, sorsanız "benim .... (boşluğu Ermeni, Kürt, Alevi, Yahudi vs gibi "öteki" kimliklerden biriyle doldurunuz) komşum da var" cevabını alırsınız.

O "komşu" nedense bir türlü "eşim, en yakın arkadaşım, sırdaşım" gibi eşdeğer bir seviyeye çıkamaz ama!

Ya komşu olarak kalır, ya da onlara "hizmet vermekle yükümlü" olan manav, bakkal, apartman görevlisi vs.

Bütün bunlar nerden mi aklıma geldi? Evvelki günkü bütçe görüşmelerinde geçen bir olaydan.

TBMM Genel Kurulu’nda Maliye Bakanlığı bütçesi görüşülmüş efendim. Bütçe üzerine konuşan HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, Man Adası belgelerini hatırlatarak “Siz Sayın Maliye Bakanı ‘Nereden buldun?’ diye soracaksınız. MASAK’ı devreye geçireceksiniz. Yoksa bu ülkede bu ahlaksızlıkla, bu vergi ahlaksızlıklarıyla yürüyemeyiz arkadaşlar.” demiş.

Garo Paylan'ı şahsen tanırım. Dünyanın en efendi, en terbiyeli insanlarından biridir ve aslına bakarsanız bu âlicenap, bu kibar haliyle de o meclise birkaç gömlek fazla olduğunu düşünmüşümdür hep.

Dikkat ederseniz buradaki konuşmasını da "arkadaşlar" diyerek bitirmiş. Bir eşitlik, "aynı takımdayız" hissiyatı veren bir kelime "arkadaş".

"Ben senin düşmanın değilim, hepimiz aynı gemideyiz" mesajını barındıran bir ifade yani.

Peki aldığı cevap ne olmuş?

Paylan’ın sözlerine AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz cevap vermiş. İnceöz, “Meclis’te ahlak dersi alacağımız son kişi siz olabilirsiniz, olamazsınız; onu da özellikle belirtmek istiyorum. Son kişi bile değilsin sen bu parlamentoda.” demiş!

Bunun üzerine Paylan, İnceöz’e “Ahlaksızlık yapma” deyince, AKP'li İlknur İnceöz HDP sıralarına doğru Paylan’ın üzerine yürümüş. Tartışmanın büyümesi üzerine oturuma ara verilmiş.

Garo Paylan'ın sözlerinden bunca infial, bunca öfke neden çıktı acaba? Garo Paylan orada bulunan hiçbir şahsı bireysel olarak "ahlaksızlıkla" itham etmediğine ve ülkede bir vergi ahlaksızlığı oluğunu söylediğine göre (yalan mı?) bunca saldırının başka bir sebebi olmalı.

Yarası olmayan neden gocunsun ki böyle bir sözden?

Aman diyeyim, oradaki sayın milletvekilleri ve partilerinin önde gelenleri bazı yolsuzluk olaylarına, bazı vergi kaçırma skandallarına falan karışıp iyice şaibelenmiş olmasın?

Yok canım hâşâ, hayatta inanmam! Adı gibi tertemiz, ak pak güzide bir partimizdir kendisi evelallah. (Hepiniz yaptıkları duble yolları kıskanıyorsunuz, hepiniz hasetsiniz, bilmiyoruz sanki!)

E o zaman bu sözlerden geriye ne kalıyor sayın iktidar partisi vekillerini bu kadar sinirlendirecek?
Acaba İlknur hanımefendi bir Ermeni'nin kendisine "arkadaş" diye hitap etmesinden rahatsız olmuş olmasın?

Bir Ermeni'nin kendisini onunla eş seviyeye koyup ona arkadaş diye hitap etme "cüreti" göstermesine delirmiş olmasın?

"Mecliste ahlak dersi alacağımız son kişi bile değilsin sen bu parlamentoda" sözlerindeki asalet ve bir muhalefet partisi vekiline "Sennnn!" diye seslenişteki zerafete bakar mısınız?

Aslında cümleye baştan "siz" diye başlıyor ama yolun yarısında sayın İnceöz de farketmiş olmalı ki karşısındaki Ermeni'ye "siz" bile fazla, böylece siz'le başlayan cümle liyakat sorunu  nedeniyle sen'le tamamlanıveriyor! (Eyyyyy Garo Paylan, sen kimsinnnn?)

Zerafet ve asalet burada da bitmiyor sevgili okur. Sayın İnceöz Garo Paylan'ın kendisine "ahlaksızlık yapma" demesine o kadar sinirleniyor ki gözü dönüveriyor ve kendisi Paylan'ın üstüne yürüyor!

Ne yapacak acaba bıraksalar? Dövecek mi? Tekme mi atacak, tükürerek mi boğacak? Saçına başına mı yapışacak, Filistin çöllerine "tehcir"e mi yollayacak, "ne bitmezmişsiniz arkadaş, o kadar temizledik hâlâ Meclis'e kadar gelecek sayıda kaldınız" mı diyecek? "Haddini bil pis Ermeni dölü, sen kim bana arkadaş demek kim!" diye mi haykıracak?
Dikkatinizi çekerim, sözünü ettğimiz bir kadın milletvekili. Bir de AKP'ye laf etmiyorlar mı "Yok kadını eve kapattı, yok kadın erkek eşitliği yok" falan diye!

Partinin bir kadın milletvekili aynı erkek milletvekilleri gibi kaba kuvvette, zorbalıkta, efelenmekte sınır tanımıyor ve siz daha hâlâ kalkmış "eşitlik yok" diyorsunuz!

Kötü niyettir bu! Bundan daha büyük eşitlik mi olur? (Efeyse efe, dayaksa dayak, zorbalıksa zorbalık! Bugün bir kadın AKP vekili, Meclis'te 10 erkek AKP vekili gücündedir!)

Bir parlamentoda bütçe gibi çetrefilli bir konu nasıl daha üsluplu, daha nazik konuşulabilirdi, bırakın ülkeyi, artık rezaleti dünyada ayyuka çıkmış olan bu vergi kaçırma meseleleri daha kibarca nasıl sorgulanabilirdi bilmiyorum.

Ama gündelik dilde içinize kaçmış olan gizli ırkçılığın ne olduğunu biliyorum. Onu her fırsatta ortalara saçtığınız ötekileştirici, aşağılayıcı, had bildirici, "millet-i mahkume" alt metinli cümlelerinizde görüyorum.

Ben Ermeni değilim (aaa?? hadi ya?? e biz seni Ermeni, değilse Yahudi, o da değilse illa ki Süryani sanıyorduk!

Evet bir milyonuncu kere daha bunu açıklamak zorundayım çünkü ismim sizin alıştığınız gibi değil ve eğer ismim değişikse (Sizden değilimdir kesin, değil mi?) ama memlekette artık bir avuç kalmış olan Ermenilere, Yahudilere, Rumlara, Alevilere, Kürtlere, Süryanilere, LGBTİ'lere, ve diğer bütün "değişik" olanlara bakışınız, hitabınız ve yaklaşımınızdaki örtülü/açık ırkçılığı da, düşmanlığı da görüyorum.

Benim gibi bu ülkede -size rağmen- hâlâ eşitliğe ve demokrasiye inanan insanlar da görüyor.

Bu ülkede kalmış bütün namuslu insanların aklından geçendir Garo Paylan'ın o efendi, o sizin hiç anlayamayacağınız incelikteki uslübuyla sorduğu soru. Garo Paylan'ın ahlâkını sorguladığınız gibi haydi bizim de ahlâkımızı sorgulayın gözünüz yiyorsa.

Biz, bu zamana kadar adı en ufak bir şaibeye bulaşmamış Garo Paylan'ın ahlâkına kefiliz. Size sizden başka kefil olacak birileri kaldı mı peki?

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar