Dilipak'tan Erdoğan'a Atatürk göndermeli 'tek adam' mesajı

Son dönemde iktidara yönelik ağır eleştirileri ile dikkat çeken Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Atatürk göndermesi ile “Tek adamlar geldikleri gibi giderler” mesajı verdi.

“Tek lider” çözümünün kolay olduğunu bunun sanal bir çözüm olduğunu savunan Dilipak, "Tek adamlar bir yere kadar faydalı olsalar da, bir yerden sonra ya kendileri sapar, ya hedef olurlar ya da çevreleri kuşatılır ve iş başka vadilere sürüklenir” diyor ve ekliyor:

“'Her şeyi bilen' bir liderlik toplumu bir kişinin heva, heves ve zannının siyasi kobayına dönüştürür ve o gücü ele geçirmek ya da o güce ulaşmak için yaklaşmak isteyenler ve uzaklaştırılanlar hem kendi aralarında hem de birbirlerine karşı çatışmaya girerler.”

Dilipak, AKP içinden de eleştirilerin de yoğunlaştığı “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” sonrası çıkan iç ve dış çatışmalara dikkat çekerek, "Tek adamın yandaşları ve karşıtları, önce örtülü, sonra açık bir çatışmaya girerler ve ülke perişan olur" ifadesini kullanıyor.

Yakın zamanda 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de isim vermeden Erdoğan'a "tek adam" eleştirisi yöneltmişti.

Adı bir süredir Ali Babacan başkanlığındaki yeni parti çalışmaları ile anılan Gül, Haziran ayının sonunda gerçekleşen D-8 toplantısında mutlak otoritenin sürdürülebilirliğinin mümkün olmadığını ifade ederek "Kendi ülkelerimizin sağlamlığı da muhakkak ki huzur, mutluluk ve ekonomik refahtan geçiyor" demişti. 

Yine AKP'den ayrılıp yeni parti kurması beklenen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu da manifesto niteliğindeki yazılı açıklamasında Erdoğan'ın halkın yarısıyla duygusal kopuş içerisinde olduğunu belirtmişti. 

Dilipak’ın kullandığı “Geldikleri gibi giderler” ifadesi Mustafa Kemal’e atfedilir.

Milli Mücadele dönemi olarak anılan yıllarda Kasım 1918’de Atatürk’ün, “Silahınızı vermeyin, geldikleri gibi giderler” dediği söylenir.

Kerem Çalışkan, 2017 yılında Oda TV’de kaleme aldığı yazısında bu sözün çıkış hikâyesini şöyle anlatıyor:

Mustafa Kemal Paşa İstanbul’a geliyor… 

Nereden geliyor? Adana’dan geliyor…

Niye geliyor? Çünkü Saray onu görevden almış, “hemen gel” demiş?

Niye almış? 

- Çünkü "Mondros Teslimiyetini tanımam, İskenderun’a çıkarlarsa İngilizlere ateş açarım" demiş… 

- Çünkü Saray’la bir hafta boyunca "telgraf savaşı" yapmış Mustafa Kemal…

- Çünkü "Bu anlaşma ile İngilizler ülkeyi işgal eder, yakında kabineyi de belirler" demiş….

Saray "asi ve tehlikeli" bulduğu Mustafa Kemal’i Yıldırım Orduları Komutanlığı’ndan almış, başka görev vermemiş, acilen İstanbul’a çağırmış…

Mustafa Kemal 13 Kasım 1918 günü trenle Haydarpaşa’ya gelmiş…

Trenden inince onu Çanakkale’den tanıyan bir çavuş oradaki asker kalabalığına tekmil vermiş:

“Selaaam dur! Gelen Mustafa Kemal Paşa’dır!”

Peron’daki bütün askerler olduğu yerde çakılmış, Paşa’ya selam durmuş…

“Emir geçir, silahlarını vermesinler, köylerine götürsünler!”

Emir sessizce kulaktan kulağa “geçmiş”…


Dilipak’ın yazısının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.