'Toplumun çöküşünün taşıyıcısı Erdoğanizm olacak'

'Tek adam rejimi'nin Türkiye'de neden olduğu tahribat hemen her alanda kendini hissettiriyor.

Ekonomi, eğitim, sağlık sistemi ve kurumların iflası en dikkat çekici olanları. Akademisyen Ahmet İnsel'e göreyse, Erdoğanizmin en belirgin özelliklerinden biri kurumların içini boşaltması.

Artı TV'de yayınlanan 'Söz Sırası' programının konuğu olan İnsen, Erdoğanizm'in kurumların içini boşalttığını belirtti ve bu tablonun sürdürülebilir olmadığını ifade etti.

erdoğan

İnsel'in açıklamalarının satır başları şöyle:

"Erdoğanizmin en belirgin özelliklerinden bir tanesi kurumların içini boşaltması ve kurumları merkezileştirmeye çalışmasıdır. En son saldırı listesi içine alınan kurumlar, barolar meslek odaları kurumların sivil toplum kuruluşlarının, kurumların içini boşaltma projesi yürütüldü. Tayyip Erdoğan sadece HDP'li seçilmişleri görevden alarak ve bir kısmını sudan gerekçelerle tutuklatarak merkezileştirme yürütmedi. Ondan birkaç yıl önce kendi partisinden belediye başkanı olan kişilere görevden aldırdı Tayyip Erdoğan. Kendi belediyelerinin de içini boşaltmaya çalışan, bunu beceremediğinde de etkisizleştirmeye çalışan bir sistem söz konusu.

CHP'nin bütün etkili belediyelerinin faaliyetlerini boğmaya çalışan, haklarında cezai soruşturmalar bile açan... Hiçbir gerekçesi olmayan cezai soruşturmalar açan, bunu bir mekanizma haline getiren bir politika yürütüyor.

Üniversitelerin tümüyle 'Evet efendimci' insanlar yetiştirme aracını dönüştürdüğünü görüyoruz.

Medyanın aynı şekilde içini boşalttığını görüyoruz. Kendi kontrolünde olan gazete ve televizyonlar izlenmediği, okunmadığı ve diğerlerine de izin verilmediği için basın alanını çökerten bir iradeden bahsedebiliriz.

Kültür alanında benzer bir faaliyet söz konusu. Meclis gibi aynı zamanda... Dolayısıyla bu içleri boşaltılan ve etkisiz hale getirilen kurumların yerine hep aynı merkezde yetki ve gücün toplandığını görüyoruz.

Bu içleri boşaltılan, etkisiz hale getirilen kurumların yerine hep aynı merkeze bağlı, aynı merkezde yetki ve gücün toplandığını görüyoruz. Aynı merkezde, aynı kişide, aynı çevrede yetki ve gücün toplandığını ya da bunu beceremediği zaman o kurumu etkisiz, içi boş hale gelmesi için uğraştığını görüyoruz. Dolayısıyla Erdoğanizm'in kısaca bir yeniden kuruluş politikası, yeniden kuruluş iradesi güttüğünü söylememiz çok zor. Yıkmak, içini boşaltmak, etkisiz hale getirmek, etkisiz bırakmaya çalışmak ve yer yer gücü yeten, ufku bununla sınırlı olan, esas itibari ile öç alma, en düşük seviyede bunları var etmeyi kendine amaç edinmiş bir yıkma, etkisiz bırakma politikası olarak özetleyebiliriz

Bunun uzun vadeli sürdürülmesi zannediyorum pek mümkün değil. Ya da mümkünse o zaman bütün Türkiye'nin, toplumun çöküşünün taşıyıcısı Erdoğanizm olacaktır."

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz