Ara 29 2017

Avrupa'daki cezaevlerinde kıyafet uygulamaları nasıl? AİHM ne diyor?

Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde kararnamelerden sonuncusu, en çok tartışılan KHK'lerin başında geliyor.

KHK 696 ile terör suçlarından yargılanan tutuklu ve hükümlüler için "tek tip kıyafet" şartı getiriliyor. KHK 696'ya göre bu suçlardan yargılananlar, cezaevi dışına çıkarıldıklarına kendilerine verilen 'tek tip kıyafet'i giymek zorunda.

Bu maddeye pek çok kesimden tepki geldi. Tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, kendilerine verilecek kıyafetleri parçalayıp atacaklarını ve direneceklerini söyledi. Diğer tutuklu HDP'liler de benzer şekilde açıklamalarda bulundu.

Tutuklu gazeteciler de tek tip kıyafete karşı direneceklerini açıkladı. Gazeteciler, "bedeline katlanırız ama asla giymeyiz" dedi.

Tek tip kıyafet konusunda hükümet ısrarcı ve yakında uygulamaya başlayacaklarını söyledi. Türkiye'de tek tip kıyafet üzerine yürütülen tartışmalar uzun süre gündemde kalacak gibi.

Avrupa'daki uygulamalarda ise kıyafet konusunda bir zorunluluk bulunmuyor. Bir açık kapı bırakılıyor. Toplam 108 maddeden oluşan Avrupa Cezaevi Kuralları'nın "Kıyafetler ve Yataklar"la ilgili 20'nci maddesinde tutuklu ve hükümlüler için öngörülen kıyafetler hakkında "Bu kıyafetler küçültücü ya da aşağılayıcı olmamalıdır" ifadelerine yer veriliyor.

 Kurallarda, "Cezaevi dışına çıkma izni olan mahpuslara mahpus olduklarını belli edecek kıyafet giyme zorunluluğu getirilmemelidir" deniyor.

DW Türkçe'de yer alana habere göre kuralların açıklama bölümünde hükümlülere tek tip kıyafet zorunluluğu konusunda açık kapı bırakılıyor. Bu uygulamanın "ne yasaklandığı ne de teşvik edildiği" vurgulanıyor.

Hükümlülere tek tip giysi zorunluluğu getirilecekse de bunun kuralların 2'nci maddesiyle uyumlu olması gerektiği ifade ediliyor. Kuralların ikinci maddesi ise şöyle:

"Özgürlüğünden yoksun bırakılmış olan herkes cezalandırılmalarına veya tutuklanmalarına hükmedilen kararla yasal olarak ellerinden alınmayan tüm haklara sahip olmaya devam eder."

Haberde yer alan bilgilere göre kurallar Avrupa devletleri tarafından ortaklaşa kaleme alınmış olsa da Avrupa Cezaevi Kuralları'nın hukuksal planda doğrudan yaptırımı yok.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) bu kurallar üzerinde oturtulan -emsal niteliğindeki- içtihatları var. İçtihat niteliğindeki iki kararda da Romanya'ya karşı 2008 ve 2010 yıllarında açıklanmış.

Yolsuzluk suçlamasıyla yargılanan ve davası medyada geniş yankı uyandıran üst düzey Romen bürokrat Dan Jiga'nın, suçlu bulunup 2005 yılında 5 yıl hapis cezasına mahkum edildikten sonra, halka açık duruşmalara tek tip cezaevi kıyafetiyle getirilmesinin "masumiyet karinesi" ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkıyla ilgili maddesine aykırı olduğu teziyle AİHM önünde Romanya'ya karşı açılan dava...

Romanya hükümeti AİHM'den kendisini "davacının giysisi olmadığı" ve "hijyen" gerekçeleriyle savundu.

Ancak AİHM, açıkladığı kararında tek tip kıyafet giymeye zorlanan Dan Jiga'yı haklı bularak Romanya'yı mahkum etti. 

AİHM'İn gerekçeli kararında, "geçici tutuklulara yönelik önlemlerin masumiyet karinesini ihlal etmemesi gerektiği" sözlerine yer verildi.

Jiga'nın tek tip kıyafetle duruşmaya çıkarılması için ise "resmi makamlar tarafından meşru bir açıklama getirilemediği" ifade edildi kararda.

Kararda, sanıkların duruşmalara tek tip kıyafetle çıkarılmasının, sanıkla ilgili 'suçlu' izlenimi uyandırabileceğine dikkat çekiliyor. AİHM, bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki 'adil yargılanma hakkı'nı ihlal ettiğine karar veriyor. Dolayısıyla AİHM içtihatlarında, duruşmaya tek tip kıyafetle çıkarmaya zorlamak 'adil yargılanma hakkını ihlal' olarak yer alıyor.