Ara 25 2017

'KHK'lardan tek çıkardıkları badem kurusu ne renk sorusu'

 

Pazar günü yayınlanan 695 ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) pek çok açıdan tartışılıyor.

Bunların başında, terör ve darbe suçlarına karışanlara yönelik şiddet eylemine girişen sivillere dokunulmazlık tanınması, cezaevindeki yine terör ve darbe suçlarıyla tutuklu yargılananlara tek tip kıyafet giydirilmesi ve taşeron işçilere Meclis'ten çıkarılan yasa ile kadro hakkı verilmesi yerine sınırlı haklarla KHK ile düzenlenmiş kadro hakkı tanınması gibi konular geliyor. 

Bağımsız olarak tanımlanabilecek medyada büyük ölçüde bu konular tartışılıyor ve KHK'ların ülkeyi "iç savaş"a sürükleme riski yarattığının altı çiziliyor.

İnsan onuru ve adil yargılanma hakkını zedeleyeceği aşikar olan tek tip kıyafet uygulaması şu madde ile düzenleniyor:

"Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs" ile "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs", "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs", "Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı" suçları..

Öte yandan kimi medya organlarında, tek tip kıyafet için belirlenen badem kurusu rengin tam olarak nasıl göründüğü ile ilgili hayli yüzeysel ve meselenin özünden uzak bir tartışma başlatan haberler yer aldı.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Artıgerçek yazarı Yetvart Danzikyan da bu yüzeysel tavra karşı eleştirel bir yazı kaleme aldı. 

Danzikyan, KHK'ların demokratik hayat alanını iyice daralttığını aktardıktan sonra, KHK'lar ile düzenlenen OHAL rejiminin 12 Eylül rejiminin uygulamalarını geride bıraktığına dikkat çekiyor. 

Tutukluların Guantanamo benzeri bir uygulama ile duruşma salonuna tek tip kıyafetle getirilmek istenmesini eleştiren Danzikyan yazısını şöyle sürdürüyor:

Çok sayıda duruşma izledim, kimi siyasi açıdan hemfikir olduğum insanlardı, kimi ise siyasi açıdan aynı tarafta durmadığım, duramayacağım insanlardı. Ancak şunu görmemek imkansızdı, hepsi için duruşma günü sevdikleri ile, aileleri ile, dostları ile selamlaşacakları, bazen kısaca da olsa sohbet edebilecekleri fırsatlardı ve bu fırsatlar iki- üç ayda bir ellerine geçiyordu. İnsanlar duruşma günlerinde daha çok bu yüzden giyim kuşamlarına dikkat ediyor, özen gösteriyorlardı. Şimdi bu yeni KHK ile hüküm bile giymemiş insanlara ailelerinin, sevdiklerinin karşısına tek tip elbise ile çıkma mecburiyet getiriliyor.

Zaten hapisteler. İnsanlar özgürlüklerinden mahrum. Bu kin neden? Burada siyasi açıdan yakın olduğum ya da uzak olduğum tutuklu ayrımı yapmayacağım. Toplu olarak insan onurunu zedeleyen bir uygulamadır bu ve geri dönülmelidir. Üstelik sırf iktidara “Gözünün üstünde kaşın var” dediği için bir sürü insanın hapse atıldığını düşünürsek durum daha da vahimleşmektedir.

Böylesi bir ihlal ortada iken bazı haber sitelerinde “Badem kurusu rengi nedir?” diye haber başlığı üretilmesine tepki gösteren Danzikyan şöyle sürdürüyor eleştirisini. "...cevap/ haber olarak da o renkten düz bir kareyi okurları ile paylaşmaları ile ayrı bir enteresanlıktı doğrusu. Kimi siteler pek tatlılar, ne diyeyim."

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz