Amasra'da termik santral için zeytin ağaçlarını kestiler  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tunus'a ziyareti sırasında, bu ülkeden zeytinyağı ithal edilebileceğini söylemişti. Erdoğan, Tunus’ta bir zeytin ülkesi olan Türkiye’ye zeytinyağı ithalatı konusunda görüşme yaparken Hattat Holding, Amasra’nın Gömü köylerindeki zeytin ağaçlarını usulsüz şekilde kesti.
 
Hattat Holding, 2009 yılından bu yana, Amasra'nın Gömü ve Tarlaağzı Köylerine kömürlü termik santral yapılmak istiyor. Köylüler santrale karşı. Hukuki mücadelelerini sürdürüyorlar.
 
Santral yapılmak istenen alanda zeytin ağaçları var.  3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılandırılması Hakkındaki Kanun'a göre zeytinlik sahalarının 3 kilometre yakınına değil kömürlü termik santral, bacası tüten herhangi bir üretim tesisi kurulması mümkün değil. 

Amasra'nın Gömü Köyü'ndeki zeytin ağaçları kurulmak istenen termik santrale sadece birkaç yüz metre mesafede.

2014 yılında Soma ilçesi Yırca köyünde termik santral kurmak isteyen Kolin şirketi 6 bin zeytin ağacını hukuksuz şekilde kesmişti. Halkın direnişi ve kamuoyu tepkisinin ardından şirket santral yapımından vazgeçmişti. Bu nedenle Hattat Holding gelebilecek tepkilerin önüne geçmek için farklı yöntemler kullandı.
 
Hattat Holding, önce ağaçların bulunduğu araziyi yüksek fiyatlar vererek satın aldı. Sonra ağaçların taşınacağını ve bunun için gerekli raporların alındığını açıkladı.
 
Holding yetkilileri pazartesi sabahı zeytin ağaçlarının bulunduğu alana gelerek ağaçları kesti. Köylüler ve santral karşıtlarının kesimlerin usulsüz olduğu yönündeki tepkileri ve uyarılarına rağmen kesim işlemi devam etti. 

Köylüler kesim alanından uzaklaştırıldı. Kesim tamamlandıktan sonraki gün ise yetkililer usulsüz olduğuna dair tutanak tuttu. Zeytin ağaçları ise tamamen kesilmiş oldu.

Köylülerin tepkisi büyük. Taşıma için nasıl bu kadar hızlı kararların alındığını, usulsüz kesimlere karşı yaptıkları itirazların neden dikkate alınmadığı gibi sorulara yanıt arıyor.

Bartın Platformu’ndan Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi'nden Prof. Dr. Erdoğan Atmış, köylülerle beraber santrale karşı mücadele yürütüyor. Atmış, zeytin ağaçlarını kesilmesine neden olan süreci ve usulsüzlükleri anlattı.
 
“Uzun yıllardır mücadele ediyoruz. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerini iptal ettirdik. 2016'da ÇED Olumlu Kararı aldılar. Biz yeniden mahkemeye taşıdık. Bu süreçte santralin yapılacağı yerde zeytinlik olduğunu tespit ettik. 

Zeytin Kanunu'na göre, ağaçların yakınına bırakın santrali, bacası tüten fabrika dahi yapamazsınız. Biz daha sonra buranın zeytinlik tesisi yapılması için süreç başlattık. Arazi sahipleri, muhtar, köylüler herkes bu iş için uğraştı. 

Kasım ayında zeytinliklerle ilgili sınırlama getirdiler. Bakanlık bir talimatname yayınladı. Türkiye’de zeytin tesisi yapılabilmesi için hektar bazlı bir  ağaç sınırlaması getirdiler. Bize de ağaçlarınız yetersiz dediler. 

Bunlar olurken Türkiye Taş Kömürü İşletmeleri bu arazinin çevresi için kamulaştırma kararı aldı. Bunun üzerine Hattat Holding gerçek değerinin 3-4 katı kadar bir rakam önerdi ve arazi sahipleri satmak zorunda kaldı.

 Şirket burayı önce satın aldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İzmir Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Ünal Kaya imzalı; '… şirketiniz tarafından taşınması düşünülen zeytin ağaçları Kurumumuza getirildiği takdirde kabul edilecektir.' ifadesini içeren 19 Aralık 2017 tarihli bir rapor açıkladılar. Raporda şirketin başvuru tarihinin ise 18 Aralık 2017 olduğu yazılı. Yani bir gün içinde rapor çıkartmışlar.

 Sonra da, resmi kayıtlara göre 139, muhtara göre 170 ağacı kestiler. Buna engel olmak için sabah araziye gittik. Yapılan işlerin usulsüz olduğunu söyledik. Jandarma da vardı. Önlem almıştı. 

Kaymakamlığa usulsüzlü taşıma yapıldığı için şikayet ettik. Bize 'arazide işgalci olduğumuzu ve araziyi terk etmemiz gerektiği' söylendi. 

Biz araziden ayrılmak zorunda kaldık. Biz gider gitmez işçiler traktörlere girip ağaçları yok ettiler. İş makinesiyle devirmişler kökünden kopartıp almışlar. Bu usulüne uygun bir sökme değil. Arazi çıplak hale gelmiş.

 Zeytin katliamından bir gün sonra 25 Aralık 2017'de Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürlüğü yetkililerinin; zeytin katliamının yapıldığı bu sahaya geldiğini ve yapılan kesme, budama, sökme ve taşıma işleminin usulüne uygun olarak yapılmamış olduğunu, bu katliamın gereken izinler alınmadan yapıldığını, bu usulsüz işlem için para cezası uygulayacaklarını açıkladıklarını öğrendik. 

Kesimi jandarmanın önünde ve biz usulsüz olduğunu söylediğimiz halde yaptılar. Çünkü cezalar düşük. Sadece para cezası alacak. Bilerek böyle yapıldı. Yetkilileri sorumluluğa davet ediyoruz.”

Bartın Platformu’nun santralin yapımı konusunda temel itirazları var. Seçilen yerin yanlış olduğu, santralin yapımının yörenin çevresi, balık yaşamı, ekonomisi ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dikkat çekiyor. Santral yapımından tamamen vazgeçilmesini istiyor.
 
Amasra, Batı Karadeniz'in yemyeşil bir ilçesi. Yapılmak istenen kömürlü termik santrale karşı halk uzun süredir direniyor. Küre Dağları Milli Parkı'nı kapsayan Amasra, 2023 Türkiye Turizm Stratejisi'nde eko-turizmin geliştirileceği bölgeler içinde yer alıyor. Cenevizlilerden kalma Amasra Kalesi Nisan 2014'te UNESCO Geçici Miras listesine girdi.
 
Amasra'nın Gömü ve Tarlaağzı Köyü'ne Hattat Holding 1320 megavatlık termik santral kurmak istiyor. Hema Termik Santrali, toplam 380 hektarlık doğal orman alanları üzerine kurulmak isteniyor. Çevre örgütlerinin de desteğiyle köylüler santrale karşı 2009 yılından beri hem sokakta hem de hukuk nezdinde mücadelesini sürdürüyor.
 
2014 yılında 180 bin nüfusa sahip Bartın'ın beşte biri, yani 42 bin kişi termik santral yapılmaması için bakanlığa itiraz dilekçesi verdi.
 
Aralık 2016’da Bartın Platformu önderliğinde 2019 davacıyla ÇED Olumlu Kararı’nın yürütmesinin durdurulması ve iptali için Zonguldak İdare Mahkemesi ve Danıştay’a dava açıldı.
 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED Olumlu Kararı’ndan hemen sonra termik santral önündeki en büyük engel olan Zonguldak-Bartın- Karabük Çevre Düzeni Planlarını (1/100 bin ve 1/25 bin ölçekli) değiştirerek daha önce tarım, yerleşim, orman ve su ürünleri üretim alanı olan termik santralin yapılmak istendiği Tarlaağzı ve Gömü köyleri sınırları içine termik santral yapılabilmesi için termik santrali bu planlara işledi. Bu planlara karşı da Bartın Platformu dava açtı.
 
ÇED Olumlu Kararı’nın yürütmesinin durdurulmasını ret eden Zonguldak İdare Mahkemesi, ÇED Olumlu Kararı’nın iptali için süren davada 14 Temmuz 2017 tarihinde alanda bilirkişi keşfi yaptırdı. Keşif raporlarının mahkemeye ulaşması bekleniyor.