'Demirören Türkiye'yi değil, Katar'ı korumuş: Milyonlarca dolarlık zarar'

Türkiye Futbol Federasyonu Yıldırım Demirören'in Katarlı yayıncı kuruluş beIN Sports nedeniyle sebep olduğu belirtilen milyonlarca dolarlık zarar, gündem konusu olmaya devam ediyor.

Futbol liglerinin Katarlı yayıncı kuruluşuyla, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF), 2012 yılında yaptığı iki yıllık uzatma anlaşmasında B ve C paketlerine ilişkin ihmali, TFF'nin 80 milyon dolar (430 milyon TL) zarar etmesine neden olmuştu.

Daha önce de Süper Lig maçlarının yayın haklarını Kasım 2016’da yıllık 500 milyon dolar karşılığında satın alan Katarlı şirket 'beIN Sports, sözleşme imzaladığı aracı kurum Türkiye Futbol Federasyonu’na güncel kur üzerinden değil, 3.26’lık kurdan ödeme yaptığı ortaya çıkmıştı.

Halktv'de yer alan habere göre "TFF yönetiminin, yayıncı kuruluş ile 2012 yılında yaşadığı ve geçenlerde karara bağlanan 80 milyon Dolarlık (430 milyon TL) anlaşmazlıkta kendi kurumundan çok Katarlı beIN Sports’u koruduğu ortaya çıktı."

80 milyon dolarlık zarar Yıldırım Demirören’e yakın çevrelerce “masum ihmâl” olarak değerlendirilse de futbol dünyası olayı “bile bile lades” şeklinde yorumladı. Konuyla ilgili soru işaretleri ise federasyonun, kendi hakkını gerektiği gibi savunmadığını ortaya koyuyor.

O dönem Lig TV adıyla yayın hakkını elinde bulunduran beIN Sports, 2010’da yıllık 424 milyon dolar bedel karşılığı 4+1 senelik sözleşme imzalamıştı.

O günlerde yaşanan 3 Temmuz krizi sonrası Lig TV, zarara uğradığını öne sürerek Yıldırım Demirören yönetiminden sözleşmesinin ihalesiz olmak kaydıyla iki yıl uzatılmasını istedi.

Demirören de bu talebi kabul etti ve yayın sözleşmesi 2017 yılına dek uzatıldı. Ne var ki 2012’de TFF ile yayıncı kuruluş arasında yapılan protokolle iki yıl daha uzayan yayın paketi içine TFF’nin hukuk ve yayın birimi önemli bir getirisi olan B ile C paketini sözleşmeye eklemeyi unutunca, TFF 80 milyon dolar (430 milyon TL) gibi bir zarara uğradı.

Daha sonra ortaya çıkan bu zarar, TFF yönetimini rahatsız etti ve beIN Sport yetkililerinden bu para istendi. Ancak, 2016-17 ve 2017-18 sezonu B ile C paketine ilişkin talebi olumlu bulmayan Katarlı şirket, “Yasal bir yükümlülüğümüz bulunmamaktadır” diyerek rest çekti. TFF ise konuyu 6100 sayılı kanun hükmü ile İş Tahkim Kurumu'na götürdü. Ve İş Tahkim, üç hakemin atandığı dosyada TFF’nin haksız talepte bulunduğuna karar verdi.

Skandalda soru işaretleri ise şöyle sıralanıyor:

– Ek sözleşmenin rekabet kurulundan geçtiği 2014 yılında, o günün hukuk müşaviri ve mali konulardan sorumlu yönetici Hüsnü Güreli, ek protokolün hükümlerini kontrol etti mi?
– Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören ve yönetim kurulunun bilgisi, onayı olmadan 80 milyon doları bulan iki yıllık ek protokole hangi merci imza onayı verdi?
– Önceki yıllarda, federasyon genel kurullarının yapıldığı otellerdeki mini bar faturalarına kadar inceleme yapan Denetleme Kurulu Başkanı ve THY CEO’su İlker Aycı, protokoldeki bu durumu fark etmedi mi?
– beIN Sports, yeni imzalanan 500 milyon dolarlık sözleşmede, itilafın “kendi lehlerinde” çözülmesi konusunu şart koştu mu?
– TFF’nin, federasyonun hakkını savunması için hakem heyetine atadığı kişi, nasıl yayıncı kuruluş lehine oy kullandı? (heyet üç kişi)
– Anlaşmazlık yaşandığında ticaret mahkemeleri dururken niçin İş Tahkim’e gidildi?
– Yayıncı kuruluşun teminat mektubu federasyon kasasında dururken; TFF, kulüplere niçin kendi hesaplarından ödeme yaptı?

İşte bu sorular, “Federasyon bile bile zarar etti-ettirildi-” iddialarını güçlendirirken konunun medyada gündeme bile gelmemesi etik sıkıntıyı üst noktaya taşıdı.

Haberin tamamı için tıklayın

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar