Esra Tüzün
Kas 26 2017

90 yaşında doğu ve batıyı birleştirdi

BODRUM - Müziğin iki ayrı ucu alaturka ve alafranga, duayen müzik adamı Prof. Dr. Nevzat Atlığ tarafından Bodrum’da bir araya getirildi. Bu projenin temelini Atlığ tam da 90 yaşında attı ve iki yıllık çalışmasının ardından Mezosopranoya Itri’yi yorumlattı, piyano ve kanunu aynı sahnede buluşturdu. 

Bodrum Herodot Kültür Merkezi’nde dün akşam izleyici merdivenlere kadar doluştu. Yedek sandalyeler yetmedi, koltuklar paylaşıldı. Gösteriyi izlemeye gelenler kapıda kuyruk oluşturdu.

92 yaşındaki Prof. Dr. Nevzat Atlığ, müzik dünyasında yenilikçi ve arayıştı ruhunu kaybetmediğini kanıtladı. 

"Mozart’tan Dede Efendi’’ye adlı konser Karsanat’da ayakta alkışlandı. 
Bu alkışlar uzun süren bir çalışmanın eseriydi. Bodrum’da yaşayan Nevzat Atlığ, yıllardır bu gece için mezzosoprano Esen Demirci ile çalışıyordu.

Amacı klasik batı müziği eğitimi alan usta bir opera sanatçısına Klasik Türk Musikisinin detaylarını verebilmek ve yüzyıllardır birbirinin alternatifi kabul edilen müzik dallarını aynı sahneye taşıyabilmekti. 

Karşıt uçların doğru bir karışım ile bir araya gelebileceğini kanıtlamak istedi. Kolay olmayacaktı.

90 yaşında başlattığı bu projesi için her gün emek verdi, fiziksel performans da gerekliydi. Her gün Bodrum’da düzenli yürüyüşlere çıktı, deniz kenarında onu görenler bu adımlarının bir manası olduğunu bilmiyordu. Bu arada acılı çiğ köftesini ihmal etmedi. 

Doğu ve batının tadının ustalıkla doğru bir sunumla müthiş bir lezzet olabileceğine inanıyordu. 
Birbirlerinin karşıtı gibi gösterilen iki ucu bağladı. Vivaldi, Broschi, Rameau, Rossini ve Mozart’ın Türk muzikisinde benzer dönemdeki ustalarla bir bütünlük oluşturuyordu. 

Hafız Post’tan Rast Yörük Semaisi, Itri’den Segah Yürük Semaisi derken Lale Devri’ni sahneye taşıdı; Mustafa Çavuş’tan sonra Dede Efendi, Rahmi Bey Nihavend Şarkı ve Reşat Erer ile Ai Rıfat Çağatay’dan yani günümüze kadar uzanarak tereddütlü bir aşığın mektubunu aktardı.

Mezzosoprano Esen Demirci’ye piyanoda Yonca Dinçer ve kanunda ünlü isimler Hacer Tısoğlu eşlik etti. 

Sanat Yönetmeni Prof. Dr. Nevzat Atlığ ile aynı sahnede bir araya gelirken, müzik ustası, her yaşta mûsikinin yeniliklere açık olduğunu gösterdi. 

Atlığ, yaşının ustalığını yenilik için kullanmıştı ve bu birliktelik için kadınların gücünün önemli olduğunu bu nedenle üç kadınla bir lezzet oluşturduğunu söyledi.

 Şan anlamında çok farklı teknikler içerdiği için bir araya gelmez gibi görünen opera ve klasik Türk sanat musikisi için ‘karşıtların gücü’ yorumunu yaptı. 
Prof. Dr. Nevzat Atlığ en az birkaç neslin müzik temellerini atan adam olarak izleyicileri koro yapmayı başarmıştı. Eserlere herkesin katılımını sağlarken küçük baş hareketleri ile onları orkestrasını yönetir gibi yönetti.

Aslında br tıp doktoru olan Prof. Dr. Nevzat Atlığ Klasik Türk Müziği dalında devlet sanatçısıdır yıllarca yürüttüğü koro ile Türkiye’nin dört bir yanına Dede Efendiyi, ‘‘Gelsem o şûh meclise” nameleri ile 17. Yüzyılı taşıdı. 

Ve yüz yaşına sayılı yıllar kala hala yeni projelere imza attı, birleşmenin güzelliğini sergiledi.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar