3 milyon üyeli TOBB ve TESK’in kasası iktidarın emrinde

Geçmiş iktidarlar döneminde, özellikle ekonomi politikaları konusunda muhalefet yürüten, eleştirilerini, taleplerini gerektiğinde ülke çapında eylemlerle ortaya koyarak iktidarlara geri adım attıran, milyonlarca üyeye sahip Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK), Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK),  Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) gibi işveren, sanayici, ihracatçı, küçük esnaf-sanatkâr, küçük ve orta boy işletmeleri (KOBİ) temsil eden örgütler, AKP döneminde suskunluğa bürünürken, bir yandan da “iktidarın arka bahçesi” haline geldi.

Özel yaslarla kurulan ve geçmişleri 60-70 yıla kadar uzanan bu örgütlerin sahip oldukları büyük parasal kaynakların nasıl ve nerelere harcandığı konusu da şeffaf olmadığı için eleştirilere neden oluyor.

Ekonomideki kritik gelişmelere, her alanda artan ve krize doğru ilerleyen sorunlara rağmen işverenlerin, iş insanlarının ve onları temsil eden örgütler, iktidarın hışmını üzerlerine çekmemek için susuyor. İktidarın vergi denetimlerini, kredi kaynaklarını kesme, vergi borçları için icra-haciz uygulama ya da banka hesaplarına elektronik haciz uygulama gibi baskılarla sindirip susturduğu, iş dünyası sıkıntılarını, sorunlarını yüksek sesle dile getirmekten de kaçınıyor.

Son iki yılda 2 bine yakın büyük ve orta boy şirket, holding, sanayi ve inşaat grupları iflas ya da konkordato ilan ederken, sadece 2019 yılında bu sayı resmi rakamlarla 890 oldu. TESK’in rakamlarıyla son beş yılda işyerini kapatmak zorunda kalan küçük işletme ve esnaf sayısı 570 bin oldu.

TOBB, TESK ve TİSK’in yanı sıra iş insanlarının, sanayicilerin örgütlendiği diğer iki büyük sivil toplum kuruluşu ise Türkiye’nin en büyük sanayi, finans kuruluşlarını bünyesinde toplayan 643 üyeli Türkiye İş İnsanları ve Sanayicileri Deneği (TÜSİAD) ile iktidara yakın muhafazakâr iş insanlarını çatısı altında toplayan yaklaşık 17 bin üyeli Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD). TÜSİAD zaman zaman demokratikleşme, hukuk devleti, şeffaflık çağrıları yapsa da sesiz cılız çıkıyor. MÜSİAD ise iktidarın her adımını onaylayarak, destek açıklamaları yapıyor. 

Ülke çapında 81 il ve yüzlerce ilçeye yayılan 365 ticaret, sanayi, deniz ticaret odası ve ticaret borsalarının çatı örgütü TOBB, 1 milyon 300 bine varan üye sayısı ve yasa gereği üyelerden aldığı aidatlar, tescil ücreti, ticaret sicil kaydı, işyeri açma belgesi vb. zorunlu ödemelerle yüz milyarlarca liralık gelire sahip en varlıklı örgüt. 

Aynı şekilde 1 milyon 730 bin küçük esnaf, sanatkâr, bakkal, manav, kasap, şoför, berber, KOBİ üyesiyle TESK de kasası dolup taşan diğer örgüt. Kamu bankalarını, Merkez Bankası’nı, Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) devredilen kuruluşların varlıklarını dilediği gibi kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan iktidarı, kontrolüne aldığı TOBB, TESK gibi kuruluşların kaynaklarını da kendi amaçları için dilediği gibi kullanıyor.

AKP iktidara geldiğinden bu yana TÜSİAD başkanı iki yılda bir yapılan genel kurullarla dokuz kez değişti. Buna karşılık Rifat Hisarcıklıoğlu 2001’den bu yana 19 yıldır TOBB Başkanlığı’nı yürütürken, Bendevi Palandöken ise 2007’den bu yana 13 yıldır TESK başkanı. Palandöken’in oğlu 24 Haziran 2018 seçiminde AKP’den milletvekili adayıydı. Gerek Hisarcıklıoğlu gerekse Palandöken başında oldukları milyonlarca üyeden toplanan paralarla TOBB ve TESK’i iktidarın emrine sunmuş haldeler.

Erdoğan başkanlığındaki TVF’de yönetim kurulu üyeliğine getirilen Hisarcıklıoğlu, TOBB’un AKP öncesi “muhalif” geçmişini pasifize ederken, Palandöken de ekonomik sıkıntılardan ötürü her gün kepenk indiren, işyerini kapatan binlerce esnaf üyesinin sorunlarını dile getirmek yerine, iktidara övgüler düzmeyi yeğliyor.

Hisarcıklıoğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aradığı “beş babayiğit” arasına katılarak başlangıç yatırım tutarı 22 milyar TL olarak açıklanan yerli-milli otomobil projesine TOBB’u ortak etti. Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu A.Ş. (TOGG A.Ş) yönetim kurulu başkanlığını üstlenen Hisarcıklıoğlu, TOBB’u da şirkete yüzde 5 ortak ederek açıklanmayan tutarda bir kaynağı projeye aktarma yükümlülüğünü üstlendi.

Cumhurbaşkanlığı kararındaki 22 milyar TL’lik yatırım tutarı bile esas alınsa, TOBB’un kasasından yerli oto projesine akacak para en az 1,1 milyar (yaklaşık 200 milyon dolar) TL olacak. TOBB aynı zamanda Kredi Garanti Fonu (KGF), Gümrük ve Turizm A.Ş (GTİ), KOBİ Girişim Sermayesi A.Ş (KOBİAŞ), Fuar A.Ş gibi çok sayıda kuruluşa da iştirak edip, kaynak aktararak Erdoğan yönetiminin her seçim öncesi ilan ettiği ekonomik paketlere, kredi ve istihdam kampanyalarına en büyük desteği sağlıyor.

2015 yılında yapılan TOBB ile iktidar arasında imzalanan bir protokol ile 27 Mayıs 1960 ihtilalinde idam edilen Başbakan Adnan Menderes’in yargılandığı Yassıada ve Sivriada, korunması gereken tarihi ve doğal varlık (SİT alanı) statüsünden çıkartılıp yapılaşmaya açıldı. Yassıada’yı kongre ve konaklama turizmine açacak “Demokrasi ve Özgürlük Adası” projesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bu iş TOBB’a yakışır” talimatıyla, TOBB’un iştiraki GİT A.Ş tarafından üstlenildi. 

Şubat 2019’da tamamlanması planlanan Yassıada projesi bu tarihe yetişmediği gibi, başta 500 milyon TL olarak tahmin edilen harcamalar da öngörülenin iki katına yaklaştı. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın (CSBB) Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) yatırımları raporunda, Yassıada projesinin maliyeti 140 milyon 476 milyon dolar (814 milyon TL) olarak yer aldı. 

Tarihi ada, 125 odalı otel, 600 betonarme bungalov villa, bin 200 kişilik cami kongre salonları ile beton yığınına dönüştürüldü. Adanın son görüntüsü ve tüm yeşilin yok edilmesi kamuoyunda büyük tepki çekince, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu proje tamamlanınca adaya 100 yetişmiş ağaç dikileceğini açıkladı. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu T24 haber portalı yazarlarıyla buluşmasında, Kanal İstanbul tartışmaları nedeniyle işveren örgütlerinin, sendikaların, meslek kuruluşlarının sessizliğine ilişkin soruyu yanıtlarken, "TOBB ve TESK Erdoğan'a bağlanmış durumda. İkisinin de demokrasiye bağlılıkları konusunda endişem var" dedi. Kılıçdaroğlu; "Örneğin Yassıada'yı TOBB'a yaptırdılar.

Kimse sormuyor orada ne oluyor, TOBB ne kadar kaynak harcadı? Kimin kaynağını harcıyor? TOBB kamusal nitelikte bir örgüt. Şirket sahibi insanlar yasal zorunluluk olarak TOBB’a, TESK’e aidat ödüyor ve bu aidatların toplamı büyük meblağlara ulaşıyor. TOBB acaba toplanan paraların nereye gittiğini kendi üyelerine anlatabildi mi? Medya da bu sorunun cevabının peşine düşmeli." sözleriyle, TOBB’un kaynaklarının iktidarın emrine sunulmasına tepki gösterdi. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Faik Öztrak, Ahval’in “TOBB, TESK gibi kuruluşların kaynaklarının iktidarın istekleri doğrultusunda harcanması, bu harcamaların tutarıyla ilgili bir tespitiniz var mı?” sorusuna şöyle karşılık verdi;

“Sayın genel başkanın bu konuda bir bildiği var. Benim alanım değil ama kendisine sanırım bu konuda somut bilgiler ulaşmış. Bunlar, kendi kanunları olan, görevleri, alanları belirlenmiş kurumlar. Bu kuruluşlar çok ciddi kaynaklara sahip. Kendi görevleri olmayan alanlara üyelerinden topladıkları bu paraları harcıyorlar. Harcamaları şeffaf olmak zorunda. TOBB yerli araba yatırımına ortak oluyor, para koyuyor. Bunu üyelerine ve hepimize açıklamak zorunda.”

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları sonrasında TOBB ve TESK suskun. Açıklama, ya da yanıt vermeye gerek duymadılar. 3 milyonu aşan üyeye sahip iki kuruluş, anlaşıldığı kadarıyla, iktidarın gölgesinde hesap verme kaygısı yaşamaksızın, kasalarını Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidarın emrine vermeyi sürdürecekler. 


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar