Zülfikar Doğan
May 16 2018

TOBB’u ve kasasını AKP’ye teslim eden 20 yıllık tek adam

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), 81 il ve yüzlerce ilçede, toplamı 365’e ulaşan Ticaret, Sanayi Odaları, Ticaret Borsaları, Deniz Ticaret odaları ve 1 milyon 300 bin üyesi ile Türkiye ekonomisinin, iş dünyasının özel yasayla kurulmuş, yarı resmi çatı örgütü.

15 Mayıs’ta yapılan 74. Seçimli Genel Kurulda, ülke çapındaki odaları temsil eden 1300 delegenin ve oda başkanların oy birliği ile Rifat Hisarcıklıoğlu dört yıl süreyle beşinci kez başkanlığa seçildi.

2001’de, Fuat Miras’ın  Bizans oyunu tarzı bir darbe ve hâlâ muamma olan “istifa” oyunuyla TOBB başkanlığından devrilmesi ardından, yönetim kurulu kararıyla geçici başkan olan Hisarcıklıoğlu, 2002’deki genel kurulda üstlendiği TOBB Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı, 16 yıldır kesintisiz sürdürüyor. Şimdi TOBB’u 2022’ye kadar yönetecek “tek adam” olacak.

Ancak 20 yıla uzayan TOBB Başkanlığı sürecindeki en önemli misyonu, Türkiye’nin bu en büyük, en zengin, kasası milyarlarca lira ve dolarla dolu, en örgütlü, en güçlü işveren örgütünü, AKP’ye teslim ederek “kullanımına” sunmuş olması.

TOBB, gerek ekonomideki gerekse siyasetteki ağırlığıyla, kurulduğu 8 Mart 1950’den bu yana hemen tüm siyasi partilerin gündeminde ve hedefinde. Türkiye siyasetine önemli isimler kazandırdı. Milli Görüş’ün kurucusu Necmeddin Erbakan TOBB Genel Sekreterliği’nden atılınca siyasete girdi, Milli Selamet Partisi’ni (MSP) kurdu.

TOBB’un efsane yöneticilerinden Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Mümtaz Zeytinoğlu, sosyal demokrasi ile piyasa ekonomisini bağdaştıran “Sosyal Piyasa Ekonomisi” yaklaşımının, Türkiye’deki ilk fikir babalarındandı.

12 Eylül 1980 darbesinden sonraki baskı ve suskunluk döneminde, askeri yönetime karşı en etkin muhalefeti ekonomi üzerinden yapan, dönemin TOBB Başkanı Mehmet Yazar’dı. Yazar, Demirel’in siyasi yasaklı olduğu dönemde liberal-laik sağın siyasi misyonunu üstlendi. Hür Demokrat Parti’yi kurdu ve ardından ANAP ile birleşti.

TOBB Başkanlarından Ali Coşkun, önce ANAP, ardından Refah Partisi ve sonrasında da AKP’nin kurucuları arasında yer aldı. Erdoğan’ın “abi” dediği isimlerden birisiydi ve AKP hükümetlerinde uzun süre Sanayi Bakanlığı yaptı.

Tansu Çiller’i DYP liderliğine ve başbakanlığa taşıyan isim, TOBB Başkanı Yalım Erez idi.  Erez ve kendisinden önceki TOBB Başkanı Ersin Faralyalı, DYP’nin en etkili isimleri olarak siyasette, hükümetlerde önemli görevler üstlendiler.

17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları patlak verene kadar AKP hükümetinin önde gelen ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Hisarcıklıoğlu yönetiminde TOBB Başkanvekili ve Ankara Sanayi Odası Başkanıydı. Aralarında eski Gaziantep Sanayi Odası Başkanı ve TOBB Başkanvekili Nejat Koçer’in de yer aldığı çok sayıda oda-borsa başkanı AKP’den, Sinan Aygün gibi eski TOBB Başkanvekili ve Ankara Ticaret Odası Başkanı CHP’den siyasete girdi.

Tüm bu örneklere bakıldığında TOBB, Türkiye siyaseti ve ekonomisi açısından kilit konumda, ana eksenlerden birisi.

AKP de iktidara geldikten sonra Hisarcıklıoğlu yönetimindeki TOBB’a egemen olmak için uzun süreli bir strateji izledi.  TOBB bünyesinde yer alan Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerinin yürütüldüğü, dış ticaret stratejisinin belirlendiği 27 yıllık Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK), 2014 yılında çıkarılan Torba Yasa’ya gece yarısı eklenen bir madde ile Hükümete bağlanması, bu stratejinin önemli aşamalarından birisiydi.

Rahmetli Mustafa Koç’un yanı sıra, Rahmi Koç, Güler Sabancı, Ferit Şahenk , Muhtar Kent, Rona Yırcalı, Suzan Sabancı, Tuncay Özilhan gibi iş dünyasının önde gelen isimlerinin iş konseyi başkanlıklarını üstlendiği DEİK’i bir gecede kontrolüne alıp, tüm konsey başkanlarını işlevsiz kılan AKP, DEİK başkanlığına da önce Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) eski başkanı Ömer Cihad Vardan’ı, ardından da bir sonraki MÜSİAD başkanı Başkanı Nail Olpak’ı getirdi.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu bu hamleye ve DEİK’in TOBB’dan kopartılmasına suskun kaldı.

 

rifat

 

TOBB, Türkiye’deki 1 milyon 300 bin üye işyerlerinin, işletmelerin, işadamlarının ticari tescil, faaliyet izni, oda kaydı, üyelik vb. aidatları ve zorunlu ödemeleri, Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayın ve tescili gelirleri yanında, bilgi işlemden, gümrüklemeye, umumi mağazacılıktan (UMAT), turizm ve TIR taşımacılığına, Kredi Garanti Fonu’ndan (KGF), Vadeli İşlemler Borsalarına (VİB) kadar, 22 ticari ve finansal iştirakin ortağı, hissedarı konumunda. Kasasında 6 milyar doları aşkın parası ve nakdi bulunan TOBB, bu açıdan da AKP hükümetinin iktidara geldiğinden bu yana göz diktiği, ele geçirip, kontrolüne almayı hedeflediği bir kurum.

TOBB Başkanlığından siyasete atılmak, yeni parti kurmak için geçmiş dönemde bazı hazırlıklara giriştiği bilinen Hisarcıklıoğlu, 2008’de yıllardır en yakınındaki isimlerden birisi olarak, yakın arkadaşı, bazı işlerde ortağı ve TOBB Başkanvekili olan Türkiye’nin en büyük ikinci ticaret odası ATO Başkanı Sinan Aygün’ün, Ergenekon Operasyonu’nda tutuklanmasıyla sarsıldı.

Ardından iki yıl sonra, yarım milyona yaklaşan üye sayısıyla Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük ticaret odası İTO’nun Başkanı, TOBB Başkanvekili Murat Yalçıntaş’ın, “yargıya rüşvet” suçlamasıyla  tutuklanması sonrasında, siyasi hayallerinden vazgeçip, AKP’yle yakınlaştı. Bu süreçlerin sonucunda Hisarcıklıoğlu yönetimindeki TOBB, “AKP’ye amade” konuma geldi.

AKP hükümeti, tüm oda ve borsalarda hakimiyetini pekiştirmek için geçen yıl Eylül ayında çıkarttığı KHK ile Kasım sonuna kadar tamamlanması gereken oda-borsa delege ve yönetim seçimlerini,  Nisan 2018’e, 6 ay erteledi. Daha önce, oda üyesi olan şirketler üyelik sonrası oda seçimlerinde hemen oy kullanabilirken, yapılan değişiklikle “oda seçimlerinde oy kullanabilmek için en az  2 yıllık üyelik” koşulu getirildi.

Bu değişiklikler o dönemde, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından istifa ettirilen AKP’li Melih Gökçek’e ve oğlu Osman Gökçek’e karşı operasyon olarak değerlendirildi. Osman Gökçek’in, ATO yönetimini ele geçirme ve TOBB yönetimine girmek için çok sayıda paravan şirket kurup, ATO üyesi yaparak, oy hakkı elde etme girişimine karşı önlem olarak yorumlandı.

Hükümetin bu bahaneyle gerçekleştirdiği değişikliklerle 6 ay ertelenen seçimler sonrasında, hemen tüm oda yönetimlerinde ve delegelerde, AKP hakimiyeti tesis edildi.

Hisarcıklıoğlu, bu KHK düzenlemelerine sessiz kalmasının ödülünü, dört yıl daha başkanlığını sürdürmesine olanak  sağlayarak aldı. Ancak karşılığında, başkan hariç 14 üyeli TOBB yönetim kurulu için hazırladığı seçim listesinde, AKP’ye yakın oda ve borsa başkanlarından 9’unu yeni üye olarak aldı. TOBB yönetimi 15 Mayıs’taki genel kurul sonrası, tümüyle AKP kontrolüne geçmiş oldu.

 

rifat

 

TOBB Başkanlığındaki “tek adamlık” süresini 20 yıla uzatan “değişmez” başkan Hisarcıklıoğlu, genel kuruldaki konuşmasında, delegelerin demokrasi ve sandığın gücüyle burada olduklarını ifade ederek, “Oda ve Borsa seçimlerimiz sonucunda, Başkanlarımızın yüzde 42’si, meclis üyelerimizin de yüzde 50’si değişti” sözleriyle, “TOBB’da demokrasi ve sandığın faziletlerini” dile getirdi.

Hisarcıklıoğlu TOBB’u iktidara teslim edince, hükümetin taleplerini de itirazsız yerine getirmek durumunda. Geçen yıl 16 Nisan referandumu öncesinde kamu bankaları üzerinden AKP’ye  yakın işadamlarına, işletmelere, KOBİ’lere kullandırılan 7,5 milyar TL tutarındaki KGF garantili “can suyu” ve bu yılda seçim öncesi geçen ay ilan edilen 5 milyar tutarlı düşük faizli “nefes kredisi”ne, TOBB ve odaların kasalarından kaynak aktarıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı TOBB toplantısında, Hisarcıklıoğlu’na doğrudan yaptığı çağrıyla geçen yıl referandum öncesi “İstihdam Seferberliği” ve her TOBB üyesi işyeri için “+1 istihdam” kampanyası, bu yıl seçim öncesi “+2 İstihdam” kampanyasına dönüştürüldü. Kampanyaların öncülüğünü ve ekonomik yükünün bir bölümünü, TOBB ve üyeleri üstlenerek, hükümete seçim desteği sağlandı.

16 Nisan 2017 Anayasa referandumu öncesinde devreye giren “Torun Bakan Büyükannelere 400 TL maaş” kampanyasının finansmanını da yine TOBB, İSO, İTO, ATO, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası vb. odalar sağladı.

Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talebiyle gündeme gelen ve tutarı 3,5 milyar dolar olarak hesaplanan “Milli ve Yerli Otomobil” projesinin en önemli ortaklarından ve finansörlerinden birisinin TOBB olmasını taahhüt eden imzayı, geçtiğimiz Kasım ayında Külliye’de düzenlenen törende atmıştı.

Hisarcıklıoğlu’nun başkanlığını 20 yıla uzatan 74. Genel Kurul’un yapıldığı TOBB Ekonomi Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) salonu, tepeden tırnağa “Yerli ve Milli” pankartlarıyla donatılırken, Hisarcıklıoğlu pespembe bir ekonomik tablo çizdiği, en küçük olumsuz eleştiriye, uyarıya, iş adamlarının, işletmelerin sıkıntı ve sorunlarına yer vermediği konuşmasında, Yerli-Milli ekonomik hamleler manifestosunu ilan etti.

TOBB Başkanının gündeminde, ne yükselen kurlar, artan borçlar, çift haneli enflasyon, eriyen TL, darboğaza giren döviz borçlusu özel sektör, kepenk indirme noktasındaki KOBİ’ler yoktu.

Bu koşullarda, 24 Haziran seçimleri öncesinde derinleşen ekonomik sıkıntılar, artan kriz belirtileriyle, kaynak sıkıntısı had safhaya ulaşan AKP için, TOBB’un milyarlarının istiflendiği kasasının ardına kadar açılacağını söylemek yanlış olmaz.

 

rifat