‘Torba’nın içine sıkıştırılan sağlığımız, kaynaklarımız ve doğa – Mavi Yeşil

Meclise AKP milletvekilleri tarafından 5 Ekim’de sunulan ve geçtiğimiz günlerde bazı maddeleri kabul edilen “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” son günlerin en tartışmalı konularından biri oldu. Kamuoyunda, içinde farklı kanun değişikliği maddeleri bulunması nedeniyle ‘torba yasa’ denilen bu teklif aslında iyi incelendiğinde, düzenlemelerin hemen hepsi enerji piyasasıyla ilgili değişiklikleri içerdiği görülüyor. Ve işin içine ‘enerji’ girince, tüm çevre ve yaşam savunucularının aklına kar hırsıyla doğal kaynaklara, doğaya, çevreye saldıran şirketler geliyor.

44 maddelik düzenlemenin 24 maddesi Genel Kurul’da 18 Kasım’da kabul edildirken, Ekoloji örgütlerinin “şirketlere yeni ihtimaslar getirecek, doğa talanını daha da arttıracak” gerekçeleriyle yoğun tepki gösterdiği torba yasanın 6. maddesi gelen tepkiler üzerine geri çekildi. Bu maddenin geri çekilmesi hem muhalafet milletvekilleri hem de çevreciler tarafından sevinçle karşılandı zira bu madde maden ve enerji şirketlerine sınırsız imtiyaz ve denetimsizlik yolunu açıyordu. Ayrıca, 6. Madde kabul edilseydi, maden şirketleri ruhsat alanları dışında da faaliyet yürütebilecekti. Sözkonusu madde geri çekildi ancak bir bütün olarak teklifin kendisine yönelik tepkiler büyüyerek devam ediyor. Gerek kabul edilen maddeler gerekse 24 Kasım’da görüşülecek olan diğer 20 madde, çevreye, doğaya, insan sağlığına, ekolojiye yönelik ciddi tehditler barındırıyor.

Tüm itirazlara ve eleştirilere rağmen şimdiye kadar kabul edilen maddeler arasında, en çok dikkat çekenlerden biri, maden arama ve işletme şirketlerine ruhsat verilmesi aşamasında ‘vadesi geçmiş borç durumunu gösteren belge’ aranılması zorunluluğunun ortadan kaldırılmasına ilişkin maddeydi ve bu madde AKP ve MHP milletvekillerinin oyları ile kabul edildi. Yani bu madde ile birlikte, devletin alacaklı olduğu maden şirketlerinin borçlarını ‘görmezden geleceği’ yasalaşmış oldu.

Teklifteki en çok tepki toplayan maddelerden bir diğeri de biokütle santralleriyle ilgili olan ve hurda araba lastiklerini, plastik çöpleri, belediye atıklarını “yenilenebilir enerji” kapsamında ele alan maddeydi ve Genel Kurul’da yine AKP- MHP milletvekillerinin oyları ile kabul edildi. Bu maddenin kabul edilmesi ile birlikte, biyokütle santrallerinin sayısının hızla aratacağını söylemek mümkün. Plastikleri de içeren evsel atıklar ve hurda araba lastikleri hem mevcut olan hem de yeni kurulacak biyokütle santrallerinde yakılacak ve sonuç olarak çevreye yayılacak kimyasal ve zehirli gazlarla hava daha da kirletilecek.

Sözcü’ye konuşan TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası adına komisyon toplantılarına katılan Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ bu madde için “Adeta ödediğimiz vergilerle sağlımıza ve çevremize zararlı yakma tesisleri finanse ediliyor” yorumunu yapıyor. “Atık lastiği, orman ürünlerini, belediye atıklarını sokakta yakarsam, devlet bana çevreyi kirletmekten ceza veriyor. Biokütle tesisi kurup yakarsam üste 13.3 dolar garanti para veriyor. Tüm çabalara rağmen bu madde TBMM’de kabul edildi,” diyor Özdağ.

Bu kanun değişikliği ile, ekolojik yıkımlara yol açan, havayı, su kaynaklarını ve tarım alanlarını kirleten çok sayıda yeni HES, JES ve RES’in inşaası da kapıda. Kamu yararı gözetilmeksizin, enerji tesislerinin kurulması için istimlak yoluyla halkın, köylünün topraklarına el konulması söz konusu. Karadenizin hali hazırda işgal edilmiş bulunan binlerce deresine yenilerinin eklenmesinin önü açılıyor, jeotermal alanların ihale bedellerinin taksitlendirilmesi sağlanarak yeni JES’lerin inşaasına davetiye çıkarılıyor. Türkiye’de yerli şirketlerin ve onların yabancı ortaklarının doğa talanı yetmezmiş gibi bir de yabancı şirketlere de her türlü denetimden uzak enerji işletmeleri kurmaları için olanak sağlanıyor… Liste böyle uzayıp gidiyor…

Çevre ve yaşam savunucuları tarafından tümden’ geri çekilmesi istenen bu kanun teklifinin doğa ve insan sağlığı açısından doğuracağı tehlikeler bu kadar bariz ortadayken, iktidar son ormanlarımıza, son derelerimize, alacağımız son temiz nefese de göz koymuş durumda...

Mavi-Yeşil’in bu bölümünde, ‘Torba Yasa’ denilen ve 24 Kasım’da görüşülmeye devam edilecek yasa teklifini ve bu teklifin kabul edilen maddeleri ile hayatımızda nelerin değişeceğini ele aldık…