'Rand Corporation'ın darbe raporu gölgesinde Harbiye'de neler oluyor?'

ABD merkezli düşünce kuruluşu Rand Corporation'ın, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) orta düzeydeki askerlerin, mevcut komutadan ve ordudaki tasfiyeden son derece rahatsız olduğunu ve bu durumun bir darbe girişimine neden olabileceğine dair raporu gündem olurken ordu içindeki çekişmeler de kulislerde konuşuluyor,

Raporu Cumhuriyet'teki köşesine taşıyan Barış Terkoğlu, ''Hükümet taraftarları derin bir sessizliğe gömülmekle birlikte, asıl fikirlerini birbirlerine gönderdikleri cep telefonu mesajlarıyla belli ediyordu'' diyor.

Raporu yazdıranın ABD ordusu olduğunu ileri süren Terkoğlu, “Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın son dönemdeki artan önemi de göz önüne alınarak, ABD Ordusu ile Türk askeri yönetimi arasındaki diyaloğun derinleştirilmesi...” ifadesine dikkat çekiyor ve ekliyor:

''Öyle anlaşılıyor ki Amerikan devleti, yoluna muz kabukları bıraktığı Erdoğan’ın iktidardan düşene kadar, Türk Ordusu’nu kaybetmeyeceği bir politikayı sürdürecek. Hulusi Akar ise bu noktada kilit bir rol oynayacak. İşte iktidar cephesindeki sessizliğin sebebi buydu.''

''Bu stratejiyi daha da şaşırtıcı kılan ise önemsiz görünen ince bir ayrıntı'' diyen Terkoğlu, rapordan şu notu alıntılıyor:

“ABD Ordusu, Türkiye’nin Milli Savunma Üniversitesi’nin (MSÜ) müfredatını geliştirmek için çalışmalı ve Türk askeri öğrencilerinin ABD’deki okullara gönderilmesinin sürdürülmesini teşvik etmeli.”

''Peki ABD, 'yeni Harbiye' olan, MSÜ’nün müfredatını nasıl belirleyecek?'' sorusuna cevap arayan Barış Terkoğlu, Mert Taşçılar’ın yeni kitabı 'Dindar ve Kindar'ında Cumhuriyet’ten bile eski olan askeri okulların 15 Temmuz’un ardından nasıl kapatıldığını da, yerine kurulan MSÜ’de neler olduğunun da anlatıldığını ifade ediyor ve şu aktarımları yapıyor:

''Prof. Dr. Erhan Afyoncu, MSÜ’nün başına atandı. Fakat FETÖ’den kurtarılmak istenen okulların başına atanan Afyoncu’nun cemaatin gazetesi Bugün’de altı yıl boyunca yazarlık yaptığı ortaya çıktı. Afyoncu’nun 17 Aralık’tan sonra da yazarlığa devam ettiği anlaşıldı. FETÖ sızmasına karşı önlem olarak kurulan MSÜ’nün Teşkilat Şube Müdürü Kıdemli Albay Kadir Atakan, FETÖ soruşturması kapsamında tutuklandı.”

Terkoğlu, ''Savunma Üniversitesi’nde neler oluyor?'' sorusunu irdelerken, MSÜ’nün resmi sitesinde öğrencilerine tavsiye edilen 'açık erişim' kaynakları arasında Rand Corporation'un da olduğunu belirtiyor ve şöyle devam ediyor:

“RAND Corporation, dünya genelindeki toplulukların daha güvenli, daha sağlıklı ve daha müreffeh olmasına yardımcı olmak için kamu politikası sorunlarına çözüm geliştiren bir araştırma kuruluşudur. Bu 'tertemiz' tanımdan sonra güvenlik bürokrasisi içindekilere MSÜ’yü sordum. “FETÖ’den kurtulduk” diye tanıtılan okul, başka krizleri biriktiriyordu.''

Milli Savunma Üniversitesi ile ilgili anlatılan ilginç bir olay daha olduğundan bahseden Terkoğlu, şunları anlatıyor:

''Dekanlar ile okul komutanları aynı özlük haklarına sahip sayılıyor. Bir farkla... Öğrenciler, askeri gelenekler nedeniyle okul komutanına selam dururken, dekanlara bunu yapmıyor. Kendilerine de asker selamı verilmesini isteyen dekanlar mı dersiniz yoksa kendilerini generalle karşılaştıran mı?

Üstelik bu ikilik yalnız eğiticiler tarafında değil öğrencilerde de bir karmaşa yaratmıştı. Askeri okula öğrenci seçen mülakatlı sistemi asker değil, bakanlık bürokrasisi belirliyordu. FETÖ’nün yerine 'başka kayırmalar' gelmişti. Mülakatlara sirayet eden siyaset, cemaat, adamcılık gözle görünüyordu. Komutan 'marş marş' dediğinde “namaz zamanı geldi” diyen öğrenci hikâyeleri konuşuluyordu.

Üstelik ortaya çıkan sonuçtan kuvvet komutanlarının da memnun olmadığı biliniyordu. Okuldaki dönüşümün izlerinin, SETA’nın Ağustos 2016’da hazırladığı rapora kadar uzandığı belirtiliyordu. Özetle, eli değmeyen kalmamıştı.''


Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.