Bahçeli'nin danışmanı Yıldıray Çiçek ile Tuğrul Türkeş arasında 'köpek' polemiği

AKP Ankara Milletvekili ve Alparslan Türkeş'in oğlu Tuğrul Türkeş'in gazeteci Levent Gültekin'e yönelik saldırı sonrası MHP'ye söylediği sözler üzerine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin danışmanı Yıldıray Çiçek bir yazı kaleme aldı ve Türkeş için "Geçmişi utanmazlıklar dolu" dedi ve "Gerçekten utan ve gerçekten MHP hakkında sus artık Tuğrul Türkeş…" ifadelerini kullandı. Türkeş ise bu ifadelere, "Evdeki küçük köpeklere çok acırım" karşılığını verdi.

Tuğrul Türkeş, Gültekin'e yönelik saldırı sonrası, "Ben Tuğrul Türkeş olarak bu saldırıları yapmayacağıma göre, CHP ya da AK Parti yapmayacağına göre, maalesef mantık bir yeri gösteriyor” diyerek MHP'yi hedef almıştı.

Yıldıray Çiçek, “Başbuğ Türkeş'e hakarete sus ama MHP'yi suçla” başlıklı bir yazı kaleme aldı ve şu ifadeleri kullandı:

"Aslında meselemiz Levent Gültekin isimli müptezeli tekrar tekrar gündeme getirmek değil… Babasına alçakça iftiralar atıldığında tek kelime etmeyip, Levent Gültekin isimli müptezele saldırı iddiaları olduğunda ortaya çıkıp ‘Saldırıyı tasvip etmiyorum. Böylesi saldırılarda fail meçhulse kime yarar ona bakmak gerekir. Ben Tuğrul Türkeş olarak yapmayacağıma göre CHP ya da AK Parti’nin yapmayacağına göre maalesef mantık bir yeri gösteriyor’ diyerek MHP’yi işaret eden Tuğrul Türkeş’tir.

‘İnsan utanır’ diyeceğim de Tuğrul Türkeş’in geçmişi siyasi utanmazlıklarla doludur.

Başbuğ Türkeş’e bir alçak tarafından ‘Milliyetçilik, ırkçılık hastalığıyla milyonlarca gencin geleceğini kararttı’ deniliyor, babasına hakaret eden alçağa sahip çıkıyor ama hukuki hiçbir dayanağı, delili olmadan MHP’yi suçluyor. Niye? Çünkü MHP’ye düşman ve düşmanlığını tatmin edebilmek için sürekli malzeme arıyor.

CHP’ye, CHP’nin foseptik televizyon kanalı Halk TV’ye, Levent Gültekin’e tepki göstermek yerine MHP’yi işaret edecek ve suçlayacak kadar mı düştün?

Yahu tepki için bir tek twit atmamışsın!

Yine başka bir zaman MHP’yi 'azgın milliyetçilik' yapmakla suçlamaya gelince yazılı açıklama düşünüyorsun da, kanından olan babana 'Milliyetçilik, ırkçılık hastalığıyla milyonlarca gencin geleceğini kararttı' iftirası atılıyor, alçakça saldırılıyor niçin suspus oluyorsun?

Anladık MHP’ye düşmanca duygular besliyorsun da, babanın hiç mi aziz hatırasına, ülkülerine saygın yok?

Dostlar alışverişte görsün misali demişsin ki; ‘Levent Gültekin’in rahmetli Türkeş’e ve milliyetçilere dair söylediklerine ilişkin bana çok tepki mesajları geldi. Bu rahatsızlıkları ulaştığım kişilerle paylaştım. Söylenenlerin yanlış olduğunu, daha hassas olunması gerektiğini vurguladım.’

Levent Gültekin’in alçakça ifadelerine gelince saman altından su yürütüyorsun da, iş MHP’ye gelince dilin, kalemin niçin hiç durmuyor, hemen piyasaya açılıyorsun?

Başbuğ Türkeş’e yapılan alçakça saldırı karşısında niçin “CHP, Halk TV, Levent Gültekin haddinizi bilin” diye kükreyemiyorsun?

CHP’ye oy veren, CHP’ye oy toplayan, CHP’nin HD(P)KK kanadını evinde ağırlamış olan kardeşin Kutalmış Türkeş bile tepki gösterirken senin suskunluğun neden?

Öbür dönemde CHP’den mi siyaset düşünüyorsun yoksa?

‘Ulaştığım kişilerle paylaştım’ demek ne demek?

Levent Gültekin’e bizlerin yaptığı gibi bir yazı kaleme alarak tepki göstermek çok mu zordu?

‘Benim tarzım değil bu tür konularda yazılı açıklama yapmak, sosyal medyadan paylaşım yapmak’ diyorsan söz konusu MHP olunca niçin yapıyorsun? Ve bu olayda MHP’yi niçin suçluyorsun ve neye dayanarak suçlu ilan edebiliyorsun?

CHP’nin televizyonu Halk TV’de Başbuğ Türkeş’e alçaklık yapılıyor susuyorsun ama Halk TV’de program yapan Barış Pehlivan’a MHP’yi işaret ederek konuşuyor ve onların algı çalışmalarına koltuk değnekliği yapıyorsun.

Başbuğumuzu senin tabirinle ‘Azgın, hastalıklı, ırkçı milliyetçilikle’ suçlarlarken senin suskunluğun bir ayıp, ortada bir delilin yokken MHP’yi suçlaman ayrı bir ayıptır.

Gerçekten utan ve gerçekten MHP hakkında sus artık Tuğrul Türkeş…

‘Ayıp', ‘vefa’ ve ‘utanma’ denen kavramlarla ruhunu bir an önce tanıştır…”

Türkeş ise bu yazı sonrası sosyal medya hesabından şu paylaşımda bulundu:

"Bugün gergin ülke gündemi ve Kovid-19’un hayatımızı etkilediği bir yılın ardından bir yazı yazmak istedim.

Ben bir hayvan severim; bütün hayvanların kendi ortamlarında rahat yaşamalarını arzu ediyorum. Bu demek değildir ki başka bir tabiatın doğal yaşamından bazı hayvanları getirip evinizde bahçenizde besleyeceksiniz.

Hatta genetiği ile oynanmış ve tuhaflaştırılmış evcil hayvanlara da çok acırım.

Onlar gerçek değildirler. Ama ne hikmetse bu tip hayvanlara da meraklı olanlar çok.

Örneğin evde beslenen küçük köpekler var değişik cinste olurlar ama ortak özellikleri ufak olmaları ve boyundan büyük seslerinin olmasıdır.

Gerçek köpekler yine köpektirler ama mevcudiyetlerinin ve ebatlarının bilincindedirler. Kolluk kuvvetlerine yardımdan çiftlikte koyun gütmeye kadar birçok işlevleri vardır. Evde de olurlar ve evi beklerler. Yabancı, tanımadığı veya tehlike sezdiği kişi ve veya hayvanlara karşı görevlerini yerine getirmek için cansiperane çabalarlar.

Ben şahsen evdeki küçük köpeklere çok acırım.

Onlar acizliklerinin farkında oldukları için haybeye bir yaygara tuttururlar ve bunun bir neticesinin de olmayacağını bilirler.

Onların tek derdi sahibine yaranmaktır; bir ödül bisküvisi kapmak hatta sahibini ziyadesi ile memnun edebilirse yağlı bir kemik bile nasiplerinde olabilir.

O garipler bu küçük ödüller için büyük yaygaralar kopartırlar.

Hayvanları yeterince tanımayan veya hayatında hiç hayvan beslememiş olanlar  bu vaveyladan tedirgin olabilirler.

Olmayın! Bu küçük köpekler sadece sahibinin isteği ve onun keyfi doğrultusunda hareket ederler ve üstüne gitseniz korkar ve sinerler.

Yazık! Bunlarınki de böyle bir hayat.

İyi günler.

NOT

(Bu yazı gizli bir mana veya mesaj içermemektedir. Sakın ola kimse gazetede web sitesinde bana köpek demiş diye bir şeyler yazmasın. Benim öyle bir kastım yok sadece sakin bir Pazar yazısı yazmak istedim.

Ama böyle diyen birileri olursa da ‘Yarası olan gocunur’ Türk atasözünü de esirgemeyiz.)”

Türkeş’in bu yazısına Bahçeli’nin danışmanı Yıldıray Çiçek, sosyal medya hesabından yanıt verdi. 

Çiçek, şu ifadeleri kullandı: 

“İnsanlar köpek sever ama menfaatleri için "Bir kemiğin ardından saatlerce yol giden" köpek olmamalı... Menfaatleri için köpekleşmemeli..

En azından değerlere karşı köpekteki sadakatin % 1'i olmalı...

Ben sadakatli, vefalı köpekleri severim.

Sırtlanlarla iş tutan köpekleri sevmem!”

Haberin detayına buradan ulaşabilirsiniz